Yapay Zeka Hızlı Bakış & Çıkarımlar
AI InsightÇalışmanın odak noktası olan anlaşmaya giden süreçte çözüm arayışları, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivindeki belgeler ve ilgili literatür kaynakları kullanılarak incelenmiştir.
📌 3 Maddede Bu Makale
Özet
Birinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan Sykes-Picot Anlaşması, Orta Doğu’da coğrafi, etnik ve kültürel özelliklerinden uzak yapay sınırlar çizdi. Savaşın ardından Osmanlı İmparatorluğu’nun Orta Doğu’dan çekilmesi ve Türkiye’nin sınırlarının belirlenmesi, vatandaşlık ve mülkiyet sorunlarını gündeme getirdi. Bir yandan Suriye sınırında kalan Türkler, diğer yandan Türkiye’den göç eden Suriyeliler ve diğer vatandaşlar, Türkiye’de bıraktıkları mülklerle ilgili karşılıklı sorunlar yarattı. 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Anlaşması bu sorunu çözmeye çalıştı. Anlaşmanın 13. maddesi, Türk-Suriye sınırının her iki tarafında mülk ve arazi sahibi olan kişilerin, Osmanlı döneminde sahip oldukları mülkiyet haklarını koruyacaklarını öngörüyordu. Bu kişiler, gümrük vergisi ödemeden arazilerini işleyebilecek ve hayvanlarını sınırdan geçirebileceklerdi. Ayrıca, hak sahiplerinin vatandaşı oldukları ülkede vergilerini ödeyecekleri de kararlaştırıldı. Lozan Antlaşması’nın “Haklar ve Menfaatler” başlıklı 65. maddesi, ülke sınırları dışındaki Türk vatandaşlarının ve Türkiye’deki yabancı uyrukluların mülkiyet haklarını güvence altına almayı amaçlıyordu. Daha sonra, Suriye ve Lübnan için Fransa ile imzalanan 1926 Dostluk ve İyi Komşuluk Antlaşması’nın 3. ve 9. maddeleri, 27 Ekim 1932’de imzalanan Mülkiyet Anlaşması ve 30 Mayıs 1936 tarihli Ankara Anlaşması’nın 3. maddesi uyarınca soruna çözümler getirildi. Vatandaşlık konuları da 4 Temmuz 1938’de Ankara’da imzalanan protokol ile düzenlendi. 23 Haziran 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye katılması, Suriye ile diplomatik ilişkilerin bozulmasına ve ardından bölgeden Suriye’ye büyük bir göç dalgasına yol açmıştır. Türkiye-Suriye Anlaşması, Fransa ile diplomatik ilişkilerin iyileştirilmesi amacıyla 30 Mart 1940’ta imzalanmıştır. Bu anlaşmanın amacı, iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi, dostluk bağlarının güçlendirilmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin kurulmasıydı. Taraflar, vatandaşların mülkiyet haklarını tanımayı, etkilenen taraflar için karşılıklı çözümler bulmayı ve gerekirse yeni bir mülkiyet anlaşması imzalamayı taahhüt ettiler. Çalışmanın amacı, Türkiye ile Fransa arasında 30 Mart 1940 tarihinde imzalanan Türkiye-Suriye Dostluk ve İyi Komşuluk Anlaşması sürecinin Fransa Dışişleri Bakanlığı Arşivlerinde nasıl yansıtıldığını araştırmaktır. Çalışmanın odak noktası olan anlaşmaya giden süreçte çözüm arayışları, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivindeki belgeler ve ilgili literatür kaynakları kullanılarak incelenmiştir.
Abstract
The Sykes-Picot Agreement, signed during World War I, established artificial borders in the Middle East, detached from geographical, ethnic, and cultural characteristics. Following the war, the Ottoman Empire’s withdrawal from the Middle East and the demarcation of Türkiye’s borders brought to the forefront issues of citizenship and property ownership. Turks residing on the Syrian border, on the one hand, and Syrians and other citizens emigrating from Türkiye, on the other, created mutual problems regarding the properties they left behind in Türkiye. The Ankara Agreement of October 20, 1921, attempted to resolve this issue. Article 13 of the agreement stipulated that individuals owning property and land on either side of the Turkish-Syrian border would retain the property rights they had enjoyed during the Ottoman era. These individuals would be able to cultivate their land and bring their livestock across the border without paying customs duties. It was also agreed that these beneficiaries would pay taxes in their country of citizenship. Article 65 of the Treaty of Lausanne, titled “Rights and Interests,” aimed to safeguard the property rights of Turkish citizens living outside the country’s borders and foreign nationals in Türkiye. Subsequently, solutions were provided to the problem in accordance with Articles 3 and 9 of the 1926 Treaty of Friendship and Good Neighborhood signed with France for Syria and Lebanon, the Property Agreement signed on October 27, 1932, and Article 3 of the Ankara Agreement of May 30, 1936. Citizenship issues were also regulated by a protocol signed in Ankara on July 4, 1938. The annexation of Hatay to Türkiye on June 23, 1939, led to the deterioration of diplomatic relations with Syria and a subsequent wave of migration from the region to Syria. The Turkey-Syria Agreement was signed with France on March 30, 1940, to improve diplomatic relations. The aim of this agreement was to develop diplomatic relations between the two countries, strengthen ties of friendship, and establish good neighborly relations. The parties committed to recognizing the property rights of citizens, finding mutual solutions for the affected parties, and, if necessary, signing a new property agreement. The purpose of this study is to investigate how the Turkish-Syrian Friendship and Good Neighborhood Agreement, signed between Turkey and France on March 30, 1940, is reflected in the archives of the French Ministry of Foreign Affairs. The search for a solution in the process leading to the agreement, which is the focus of this study, is examined using documents from the Prime Ministry’s Republic Archives and relevant literature sources.