Bu çalışmada hem vâcipten bağımsız hem de vâcibe bitişik olan ziyadenin hükmü konusunda İslam hukukçularının görüşleri ele alınacaktır.
📌 3 Maddede Bu Makale
🎯
Amaç & Hipotez:İslam hukukunda vâcibin en az miktarı üzerine ziyade terimiyle iki şey kastedilir.
📊
Temel Bulgular & Veri:Birincisi, farz ve vâcip olmaksızın kulun gönüllü olarak kendiliğinden yapmaya yöneldiği nafile namaz, oruc ve hac gibi ibadetler, ikincisi kulun yapmakla mükellef olduğu vâciplerde vâcibin en alt sınırına yapılan fazlalıktır.
💡
Sonuç & Katkı:Bu çalışmada hem vâcipten bağımsız hem de vâcibe bitişik olan ziyadenin hükmü konusunda İslam hukukçularının görüşleri ele alınacaktır.
🔬Tür:Araştırma Makalesi
📍Kapsam:Genişletilmiş Akademik Örneklem
⚙️Değişkenler:Vâcip · Ziyade · Farz
Özet
İslam hukukunda vâcibin en az miktarı üzerine ziyade terimiyle iki şey kastedilir. Birincisi, farz ve vâcip olmaksızın kulun gönüllü olarak kendiliğinden yapmaya yöneldiği nafile namaz, oruc ve hac gibi ibadetler, ikincisi kulun yapmakla mükellef olduğu vâciplerde vâcibin en alt sınırına yapılan fazlalıktır. İslam hukukçuları gerek vâcibe bitişik olan ziyade olsun gerekse vâcipten bağımsız ve ona bitişik olmayan ziyade olsun başlanılmadan önce bunun mendub olduğu konusunda ittifak ederken başlanıldıktan sonraki hükmü konusunda ihtilafa düşmüşlerdir. Bu çalışmada hem vâcipten bağımsız hem de vâcibe bitişik olan ziyadenin hükmü konusunda İslam hukukçularının görüşleri ele alınacaktır.
Çetintaş, R. (2015). İslam Hukukunda Vâcibin Alt Sınırına Yapılan Ziyadenin Hükmü. BEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt: 2 Sayı: 2, 229–246. https://ajindex.com/articles/1064790