Journals / Milli Folklor Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 97

From philological polemics to philosophical debates: Some fragments and ımpressions on the venture of rıza Tevfik with the Turk yurdu

Lisan münâkaşalarından felsefî münâzaralara Rıza Tevfik’in Türk yurdu macerasından kesitler ve izlenimler

Pages
145–156
DOI
—

Abstract

Rıza Tevfik, who is among the important names in intellectual, political and literary life of the Second Constitutional period, wrote many articles appeared in several newspapers and magazines for nearly thirty years. His pseudonym “feylesof”, had become his second name since his school years, pa- ved the way that he was criticized and even underestimated by dissidents. He wrote Mufassal Kamûs-ı Felsefe, the first philosophical dictionary recorded in the Ottoman Empire and works as Felsefe Dersleri and Abdülhâk Hamid ve Mülâhazat-ı Felsefiyesi, besides over six hundred articles. As well as his philosophical view was modern, mystical and subjective; Descartes, Spencer, Mill and Bergson were influential in his philosophical development. Not only was Rıza Tevfik influenced by Western philosophy, but also he hang onto his own culture and as he never did ignore the Anatolian folk cultures. His ten articles published in, Türk Yurdu, focus mainly on philosophical and philological dis- cussions in Yeni Lisan movement and epistemological idea. Rıza Tevfik closely follows the language polemics and he is criticizing the “Yeni Lisan” (The New Language) movement on the basis of Mehmed Emin’s parlance and the feeling of nationalism. In the polemic articles written against Bohor Israil and Mansurizade Said, he answers the criticisms for Kamûs-u Felsefe and explains the fundamental prin- cipals of his philosophical thought. He also expresses his preliminary criticisms on Kant in this series of articles. Even if he couched himself against the Turkish movement, we can reach a short summary of Rıza Tevfik’s philosophical and philological thoughts by means of these articles published in Türk Yurdu.

Özet

II. Meşrutiyet dönemi fikri, siyasi ve edebi yaşamında önemli isimler arasında yer alan Rıza Tev- fik, otuz yıldan uzun süre pek çok gazete ve dergide yazılar yazmıştır. Okul yıllarından itibaren kendisi ile bütünleşen “feylosof” lakabı, muhalifleri tarafından alaycı üslupla eleştirilmesine ve hatta hafife alınmasına neden olmuştur. Sayısı altı yüzü aşkın makalelerinin yanında, Felsefe Dersleri, Abdülhâk Hamid ve Mülâhazat-ı Felsefeyesi gibi eserler ile Türkiye’de ilk felsefe sözlüğü olan Mufassal Kamûs-ı Felsefe’yi de kaleme almıştır. Felsefî rengi modern mistik ve subjektivist bir özelliğe sahip olmakla birlikte, düşüncelerinin şekillenmesinde Descartes, Spencer, Mill ve Bergson etkili olmuştur. Her ne kadar Batı felsefe kaynak- larından etkilenmiş olsa da, Rıza Tevfik, kendi kültürü ve köklerinden asla kopmamış, Anadolu halk kültürü ile olan ilgisini hiç kaybetmemiştir. Türk Yurdu mecmuasında kaleme aldığı on adet makale felsefî ve filolojik tartışmalar etrafında şekillenmektedir. Rıza Tevfik lisân münakaşalarını yakından takip etmekte, Mehmed Emin’in dili ve milliyetçilik hissiyâtından hareket ederek “Yeni Lisân” hareketini tenkîd etmektedir. Bohor İsrail ve Mansûrizâde Said Bey’e yazdığı cevap niteliğindeki yazılarında ise, Kamûs-ı Felsefeye yönelik eleştiri- leri cevaplamakta ve felsefî düşüncesinin temellerini açıklamaktadır. Kant hakkında ilk eleştirilerini de yine bu makale dizilerinde ifade etmektedir. Türkçü hareketin karşısında yer almakla birlikte Türk Yurdu’nda makalelerine yer verilen Rıza Tevfik’in felsefî ve filolojik düşünceleri kısa bir özetine bu makaleler aracılığı ile ulaşabilmekteyiz.