Journals / Milli Folklor Dergisi / 2018 / Cilt: 15 - Sayı: 119
Historical Ethnic Relations Between Kyrgyz and Oghuz Within the Frame of Narratives in Reference to Folklore Resources
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 17–30
- DOI
- —
Abstract
Ethnic, cultural relationships between Kyrgyz and Oghuz (Turkmen) started in the early Middle Ages of history. It is known that a part of the Oghuz between 7th-10th centuries lived in today’s Kyr-gyzstan boundaries. According to the legends, it is asserted that the Oghuz Khan’s headquarters was in the Issyk Kul Lake. Mahmud Kashgari stated that Kyrgyzs and Oghuz had spoken pure Turkish language in the 11th century. Information on the ethnic relations in the Middle Ages, such as Kyrgyz-Turkmen, can be identified from clan namings and stamps. In the Kyrgyz-Turkmen clan names, 250 common names were identified. For instance, among the name of the Kyrgyz clans, known as ‘İçkilik’, has been seen some ethnic similarities such as geklen, tekren, teke, bayat, ersarı and etc. since the Middle Ages. At the same time, the clan stamps show the depth of the ethnic relations, too. Information regarding the Oghuz-Turkmens, who established the Seljuk Empire migrating westwards, in the 10-11th centuries can be seen in the genealogies, legends and Manas Epic. According to ideas of the some Kyrgyz researchers, some events in the ‘Manas Epic’ occured among Oghuz clans living in the west of the Kyrgyzs. At the same time, in the ‘Manas Epic’, it is expressed that Manas Baatır’s grandfather is Oghuz (Uğuz), and own father is Cakıp. Furthermore, it is alleged that in the Kyrgyz genealogies, Kyrgyzs come from Uğuz Kağan (Oğuz Han), and some of the genealogies also indicate that Kyrgyzs are Turk-Ata. All of these mentioned information and names are not produced randomly. In the public information, historical events of earlier times, people and genealogy information are kept. In the 16th century, in the study known as “Genealogy-i Turk (Şecere-i Türk)” of the Abul-Ghazi Khan Bahadur Khan of Khiva, there are information about that Kyrgyzs come from Oghuz Khan. Tamga is one of the important sources of folklore, ethnic history, manuscripts about studies, ethnic culture, names of places and water, tribes and peoples. Tamga on rock, stone surfaces, graves etc. has a great importance in ethnic date researches. Tamga is known to make a major contribution in the clarification of the ethnic information such as peoples without manuscripts, the origin of the ethnic groups, ethnic status and the places where they spread. Tamga plays a role as an additional source in revealing places where nomadic and semi-nomadic tribes spread and main line of their migration routes, their cultural and ethnic relation. Marks of tamgas and their ethnic and cultural history, and their role in researching ethno-genesis is one of the new areas in Kyrgyz researches (such as history, ethnography and Turkic study). The emergence of the Kyrgyz is very important resource in determining places where brands used by Kyrgyz clans spread, the root of these brands, their emergence and spread areas and their importance in the ethnic history, and ethno-cultural and ethno-genesis relationships, parallels of the relation peoples. Tamgas used by clans, families and some individuals in the Kyrgyz and Turkish Mon-gol languages called “damga”. This term used by former Kyrgyz and Turkish clans spread to Russian, Mongolian, Finno-Ugric people.
Özet
Kırgız ve Oğuz (Türkmen) etnik, kültürel ilişkilerinin erken ortaçağlarda başladığı tarihte belli-dir. Oğuzların bir bölüğünün VII.-X. yüzyılda günümüz Kırgızistan sınırları içinde kalan topraklarda yaşadıkları da biliniyor. Efsanelere göre, Oğuz Han’ın karargâhı Isık-Köl’de bulunmaktadır. Kaşgarlı Mahmud, XI. yüzyılda Kırgızlar ve Oğuzların saf Türkçe konuştuklarını ifade etmiştir. Ortaçağlardaki etnik ilişkileri ile ilgili bilgileri (Örneğin: Kırgız-Türkmen) boy adlandırmalarından, damgalarından tespit edebiliriz. Kırgız-Türkmen boy isimlerinde, 250 adet ortaklık tespit edilmiştir. Mesela Kırgızla-rın İçkilikler (Bulgaçılar) adıyla bilinen boy birliği içinde Göklen, Tekren, Teke, Bayat, Ersarı v.b. gibi alt boy grupları bulunmaktadır. Söz konusu Kırgız boylarının Oğuzlarla ortaçağdan itibaren yakın ilişki içinde oldukları görülmektedir. Aynı zamanda boy damgaları da etnik ilişkilerin derinliğini gös-termektedir. X-XI. yüzyıllarda batıya doğru göç ederek Selçuklu Devleti’ni kuran Oğuz-Türkmenler ile ilgili bilgileri şecerelerden, destanlardan ve ayrıca Manas Destanı’ndan görebiliriz. Kırgız araştırmacı-larından bazılarının fikirlerine göre, Manas Destanı’ndaki bazı olaylar Kırgızların batısında yaşayan Oğuz boylarının arasında cereyan etmiştir. Aynı zamanda Manas Destanı’ndaki Manas Baatır’ın büyük babalarının Oğuz (Uğuz), öz babasının da Cakıp olduğu belirtilmiştir (Manasçı Sayakbay Karalaev’ın varyantı). Bunun dışında Kırgız şecerelerinde Kırgızların Uğuz Kağan’dan (Oğuz Han) türedikleri, ba-zılarında ise onun Türk-Ata olduğu ileri sürülür. Bu bilgiler tesadüfen ortaya çıkmamıştır. Toplumsal hafızada, erken çağlardaki tarihî olaylar, insanlar ve şecere bilgileri muhafaza edilmiştir. XVI. yüzyıl-da kaleme alınan, Hive Hanı Ebulgazi Bahadır Han’ın “Şecere-i Türk” adlı çalışmasında da Kırgızla-rın Oğuz Kağan’dan türediği ile ilgili bilgiler vardır. Damgalar, etnik tarihî, etnik kültürü araştırma konusunda yazma eserler, yer-su, boy, uruğ ve halk adları, folklor bilgileri kadar önemli kaynaklardan biridir. Kaya, taş yüzeylerinde, mezarlarda v.s. bunun gibi eski abidelerde mevcut damgaların etnik tarih araştırmalarındaki önemi büyüktür. Yazma eserleri olmayan halklar, etnik grupların menşei, etnik durumu, yayıldıkları alanlar gibi etnik bilgilerin netleştirilmesinde damgaların büyük katkı sağ-ladığı biliniyor. Damgalar konargöçer veya yarı göçebe boyların yayıldıkları alanları, göç yollarının ana hatlarını, onların etnik ve kültürel ilişkilerini ortaya çıkarılmasında yardımcı kaynak görevi üst-leniyorlar. Damga işaretleri ve onların etnik ve kültürel tarihi üzerinde yapılan çalışmaların, Kırgız etnogenezi araştırmalarında (tarih, etnografi, türkoloji) etkili bir kaynak olarak kullanılması henüz yeni sayılabilecek bir durumdur. Kırgızların ortaya çıkışı, yayıldıkları alanların belirlenmesi açısından Kırgız boylarının eskiden kullandıkları damgalarının ortaya çıkışının, yayıldığı alanların, kökenleri-nin, etnogenetik ve etnokültürel yapısının akraba halklar ile olan benzerliklerinin belirlenmesinde çok önemli bir kaynaktır. Kabileler, boylar, uruğlar, aileler ve özel kimselerin kullandığı damgalara, Kırgız ve diğer Türk-Moğol halkların dillerinde “damga”, ‘möör’ deniliyor. Eski kırgızlar ve diğer Türk boyları tarafından kullanılan bu tabir, Rus, Moğol, Fin-Ogur vd. halklara da “damga” şeklinde yayılmıştır. Damgalar, etnik tarihi, etnik kültürü araştırma konusunda yazma eserler, yer-su, boy, uruğ ve halk adları, folklor bilgileri kadar önemli kaynaklardan biridir. Kaya, taş yüzeylerinde, mezarlarda vs. bu-nun gibi eski abidelerde mevcut damgaların etnik tarih araştırmalarındaki önemi büyüktür.