Journals / Milli Folklor Dergisi / 2009 / Cilt: 11 - Sayı: 84

'Felek' and its reflections on Turkish folk literate in the world of complaint/appeals

Yakınma / yakarışlar dünyasında Felek ve Türk halk edebiyatına yansımaları

Pages
34–41
DOI
—

Abstract

In Turkish culture, different meanings, related or unrelated with each other made of to ‘Felek’ as a metaphorical term. ‘Felek’ with meanings such as sky, space, heaven, world, universe, luck, fortune, chance, timeserver, fate, a layer for each planet and etc. has also an important position in folk literature. The understanding of ‘Felek’ in Turkish folk literature is a little different from other areas. While ‘Felek’ is an imagination of sky as a nested bowl or port of sky with seven or nine layers in mysticism and in Divan poetry (tent, dome, roof, cupola, castle, cup, pot, bottle, seven seas, dragon with seven heads, mill, cabinet, furnace, shelter, violin, ‘cevşen’, helmet, dervish, juggler, planet etc.) it is imagined as world, fate, time, sky, Allah or the divinity that determines the destiny in folk literature. In some texts, ‘Felek’ is presented as an old man or as a hag who determines the fate of people by turning the wheel of fortune, in others it is presented as a relentless Azrail (the angel of death) who makes any kind of badness to people –especially to minstrels and poets – by separating them from their lovers, by sending them to foreign lands, by fighting with them or by taking their lives. In this article, it is analyzed how ‘Felek’ is considered in folk literature texts through several examples.

Özet

Kültürümüzde, mecazi bir kavram olan “felek”e birbiriyle ilgili veya ilgisiz farklı alanlarda, farklı anlamlar yüklenmiştir. Gök, gökyüzü, sema, dünya, âlem, talih, kader, baht, şans, zamane, devran, her gezegene mahsus gök tabakası vs. gibi anlamlar taşıyan felek halk edebiyatı alanında da önemli bir yere sahiptir. Türk halk edebiyatı alanında ifade edilen “felek” anlayışı, diğer alanlardan biraz farklıdır. Felek, tasavvufta, divan şiirinde; gökyüzü, daha çok yedi veya dokuz kat olan gökyüzünün iç içe girmiş bir çanak veya kâse gibi tasavvur edilmesi iken (çadır, kubbe, dam, kümbet, kale, tas, hokka, şişe, yedi deniz, yedi başlı ejder, değirmen, dolap, fırın, siper, keman, cevşen, miğfer, abdal, hokkabaz, seyyareler vs.) halk edebiyatında; dünya, kader, zaman, gökyüzü, Allah, kaderi belirleyen bir İlah gibi algılanmıştır. Bazı metinlerde; olağanüstü güçleri olan yaşlı bir adam veya acuze olarak tasavvur edilen felek, elinde bulunan çarkı çevirerek, insanların kaderini belirlerken bazen de insanlara –özellikle âşık ve şairlere- elinden gelen her türlü kötülüğü yapan, sevdiğinden ayıran, gurbet ellere savuran, öç alan, onlarla savaşan bir zalim, can almaya talip bir Azrail’dir. Yazımızda, halk edebiyatının çeşitli türlerinden örnekler vererek bu metinlerde “felek”in nasıl algılandığını değerlendirmeye çalışacağız.