Journals / Milli Folklor Dergisi / 2011 / Cilt: 12 - Sayı: 89

On the Turkish mythological roots of believe which the stork is brings babies into the world

Bebekleri dünyaya leyleklerin getirdiğine dair inancın Türk mitolojisindeki kökleri üzerine

Pages
133–146
DOI
—

Abstract

In this paper, as well as the Turks, ancient Rome, Prussia, Germany, Poland and Switzerland, and even Indian, Armenian, and Slavic Mansi nations have an important role in the belief systems of the stork, on the basis of beliefs about the birth of the babies were examined. The detections and evaluations show that stork belief that has a place in our world can not be neglected; “white lies” about the babies’ being brought by storks to the world is related to the female soul Umay’s being accepted within a bird form that gave way to the perception of human soul’s resembling to the bird. This relationship turned aout tobe the relation between the baby and stork in Anatolia. This mythological root about storks are reflected today with some of the jokes, idioms, ethereal folk songs, children's playground rhymes, fairy tales, birth rituals, evil practices and so on. The tasks given to Umay about creation are still continued by some symbols. If Umay as the protector of children do not obey the mythological rules she becomes to Black Umay/Imay. Black Umay ca take soul back as the punishment. Eggs, nests, brood, “bala” naming common origin looks as background of this mythical bird-soul of icebergs. All of these icons and images are integral to the characteristics of Turkish mythological thinking.

Özet

Bu makalede, Türklerin yanı sıra, antik Roma’dan Prusya’ya, Almanya’dan Polonya ve İsviçre’ye, hatta Hint, Ermeni, Mansi ve Slav inanç sistemlerine kadar önemli bir yere sahip olan leylek, bebeklerin doğumuyla ilgili inanışlar esasında ele alınmıştır. Yapılan tespit ve değerlendirmeler, leyleğin inanç dünyamızda ihmal edilemeyecek bir yere sahip olduğunu; bebeklerin leylekler tarafından getirildiğine dair “beyaz yalan”ın temelinde, Türklerin genellikle kuş suretinde tasavvur ettiği hami dişi ruh Umay ile kuş biçiminde algıladığı insan ruhuyla ilgili tasavvurlarının yattığını ortaya koymuştur. Kuzey ve Güney Sibirya başta olmak üzere, Türk topluluklarının yaşadığı coğrafyalarda yaygın olarak kuş biçiminde tasavvur edilen dişi hami ruh “Umay” ile bebek ruhları arasındaki ilişki, Anadolu coğrafyasında leylek ile bebek arasındaki ilişkiye dönüşmüştür. Leylekle ilgili olarak kullanılan bazı espiriler, deyimler, uhrevi türküler, çocuk oyun tekerlemeleri, masallar, doğum ritüelleri, nazar uygulamaları vb. mitolojik kökenin günümüze yansımaları olarak göze çarpmaktadır. Tanrı tarafından Umay’a, yaratılışın başında verildiğine inanılan vazife, sembolleri ile devam ettirilmektedir. Bu sayede kut sağlanmakta ve hayat anlam kazanmaktadır. Çocukların koruyucu ruhu Umay, mitolojik kurallara uyulmadığı takdirde ise yine kuş şeklinde tasavvur edilen Kara Umay/Imay şeklinde insanoğlunun karşısına çıkmaktadır. Kara Umay, ceza olarak da ruhu geri götürebilmektedir. Yumurta, yuva, yavru, bala gibi kuş-ruh ortak köken adlandırmaları bu mitolojik arka planın aysbergi gibi durmaktadır. Bütün bu simgeler ve imgeler Türk mitolojik düşüncesinin karakteristik yapısının ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır