Journals / Milli Folklor Dergisi / 2011 / Cilt: 12 - Sayı: 89
A case study of folkloric art: The Edirnekâri style timber case dated to 1879-80 (a.h. 1297)
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 248–256
- DOI
- —
Abstract
The case, which belongs to a private collection and which is dated to 1879-1880, is significant by means of its floral ornamentations and architectural imagery. The cases, which are amongst the physical cultural heritage of Turkish folklore, are also significant elements of Turkish dwellings. A case is a large box with a top cover and it is used for storing or carrying goods. The case, which is presented here, is made up of cedar and it has a rectangular prism form with a top cover. All of the exterior surfaces and the interior surface of the top cover are painted by using the ornamentation technique called “kalemişi.” These ornamentations represent naturalist flowers and architectural structures. It is observed that the colors preserved their liveliness and brightness by the help of the transparent varnish covering the embroidery. The same hues are used while painting the ornamentations which are defined by black contours. Starting from the 17th century, the naturalist flowers are represented sometimes individually, sometimes within a bouquet tied with a ribbon and sometimes in a vase, plate or bowl together with fruits. The ornamentations may also involve depictions of architecture or landscape. This style is called “Edirnekâri,” while the artworks produced by this style are called “Edirnekâri” works. The ornamentations, which exhibit the style of their period, represent naturalist flowers either depicted individually or within a vase or a bouquet, together with some monuments such as Edirne Selimiye Mosque, Üç Şerefeli Mosque and Edirne New Palace. We think that this work of art, which seems to be produced by a local artisan from Edirne, is a genuine representation of the local style called Edirnekâri.”
Özet
Özel bir koleksiyonda yer alan 1879-1880 tarihli sandık bitkisel bezemeleri ve içerdiği mimarî tasvirler bakımından dikkat çekicidir. Türk folklorunun maddi kültür varlıklarından olan sandıklar Türk evlerinin de en önemli eşyalarından biridir. Sandık, içine eşya koyup saklamaya veya taşımaya yarayan büyük kutu biçiminde üstten kapaklı muhafazalardır. Burada tanıtılan sandık, sedir ağacından yapılmış olup, dikdörtgen prizma gövdeli ve üstten kapaklıdır. Sandığın dış yüzeylerinin tamamı ve kapağın iç yüzeyi “kalemişi” bezeme tekniğiyle boyanarak, natüralist çiçekler ve mimarî yapılar içeren tasvirlerle bezenmiştir. Boyalı nakışların üstüne sürülen şeffaf vernik/cila (lâk) sayesinde renklerin canlılığının korunduğu, parlaklığını yitirmediği görülmektedir. Siyah konturla belirlenen bezemelerin boyanmasında yüzeylerin tamamında aynı renk tonları kullanılmıştır. 17. yüzyıldan itibaren doğadaki görünüşlerine yakın çiçekler; tek olarak bazen buket halinde sap kısmından bir kurdele ile bağlı, bazen vazo içerisinde, tabak veya kase içerisinde meyveler ile manzara/mimarî tasvirlerin yer aldığı bezeme üslubu “Edirnekâri” üslup, eserler ise Edirnekâri eser olarak adlandırılmıştır. Döneminin bezeme üslubunu taşıyan süslemelerde, tek başına veya vazo içinde buket olarak betimlenmiş naturalist çiçeklerle birlikte Edirne Selimiye Camisi, Üç Şerefeli Camisi, Edirne Yeni Saray gibi anıtların tasvirleri yer almaktadır. Edirne’li bir sanatkâr tarafından yapıldığını düşündüğümüz eser gerek bezeme üslubu gerekse de tasvirleri bakımından “Edirnekâri”nin özgün bir temsilcisi olarak görülebilir.