Journals / Milli Folklor Dergisi / 2014 / Cilt: 13 - Sayı: 101
Some ceramic toys ın the anatolian archaeology (xıı-xvth centuries)
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 252–264
- DOI
- —
Abstract
Archaeological studies that enlighten the life style of the humanity throughout the history, re- cently started to give little clues about the world of the children too. There isn’t detailed information about the pieces being exhibited in the Turkish museums as toys; also the toy pieces found in the archa- eological excavations are just slightly mentioned in the excavation reports. These can be left as a couple of samples since they are not pieces found densely like ceramic potteries. Whereas children, due to their nature, are able to play games in any period, any region and condition. Toys accompanied to them in their games have also changed to the periods and living conditions along centuries. One of the most att- ractive toys for the children, whistles that brought great changes to the toy world until recent times and the figurines in unique shapes the children have made while playing with mud will be analyzed in this study. The findings found during the excavations in ceramic production centers with different regions and production periods at Hasankeyf and Iznik, where we have concentrated our studies on ceramics, are covered. Generally these ceramic toys have been studied in two groups as figurines and whistles. With this study, contribution to the establishing a chronology on Turkish toy history with the help of ceramic toy fragments found in Turkish period excavations had been aimed; also by the examined samples having similarities with findings in the other Turkish regions out of Anatolia, this tradition is proved to be carried from 10thcentury to today.
Özet
Tarih boyunca insanoğlunun, özellikle yetişkinlerin, yaşam tarzını aydınlatmaya çalışan arkeolo- jik çalışmalar, son yıllarda küçüklerin dünyası hakkında da önemli ipuçları vermeye başlamıştır. Tür- kiye müzelerinde oyuncak olarak sergilenen eserler hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmamakta; arkeo- lojik kazılarda ele geçen oyuncak parçaları ise kazı raporlarında kısaca tanıtılarak geçiştirilmektedir. Bunlar seramik kaplar gibi çok yoğun bulunan parçalar olmadığı için, sınırlı örnekler olarak bir kenar- da kalabilmektedirler. Oysaki çocuklar doğaları gereği dönemlerinin koşullarına göre bir şekilde oyun/ oyuncakla oynamayı başarırlar. Oyunlarında onlara eşlik eden nesneler ve oyuncaklar çağlar boyu yaşam koşullarına göre değişmiştir. Bu çalışmada teknolojik gelişmeler oyuncak dünyasına büyük ye- nilikler getirmesine rağmen, yakın zamanlara kadar, en çok ilgi çeken oyuncaklardan olan düdükler ile çocukların çamurla oynarken bile kendilerine özgü şekiller vererek yaptıkları figürinler üzerinde bir analiz yapılmıştır. Bu kapsamda seramik çalışmalarımızı yoğunlaştırdığımız, seramik üretimi yapılan iki farklı merkez durumundaki Hasankeyf ve İznik kazılarında ele geçen –seramik oyuncak olarak ni- telendirdiğimiz – buluntular ele alınmıştır. Buluntular; seramik oyuncaklar ve figürinler ile düdükler şeklinde iki grupta incelenmiştir. Çalışmayla, Türk dönemi kazılarında ele geçen az sayıdaki seramik oyuncak parçasıyla, Türk oyuncak tarihi kronolojisinin oluşturulmasına katkı sağlanmaya çalışılmış- tır. Ayrıca incelenen örneklerin Anadolu dışı Türk bölgelerindeki (Büyük Selçuklu) buluntularla ben- zerlikleri irdelenmiş, bu geleneğin (seramik oyuncak) kesintisiz X. yüzyıldan günümüze kadar devam ettiği ortaya konulmuştur.