Journals / Milli Folklor Dergisi / 2018 / Cilt: 15 - Sayı: 120
New Humanism and Fragile Heritages: New Noble Savage in Global Village and the Convention for the Safeguarding of the Intangible Cultural Heritage
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 32–45
- DOI
- —
Abstract
Although globalization is a frequently used cliché concept dominates many areas of our life day by day instead of losing its validity. It is therefore difficult to maintain a new discussion around this concept by avoiding clichés. The discourse of globalization, which has been debated from so many diffe- rent perspectives so far, is less discussed than it deserves in cultural heritage issues. However, many challenges such as the cultural industry, cultural tourism, and migration under the influence of globa- lization are related to cultural heritage. For this reason, it is necessary to face again with this concept within the frame of the Convention on the Safeguarding of the Intangible Cultural Heritage (UNESCO, 2003). The Convention, which aims to safeguard the local on a global scale, has to consider the balance between implementation, evaluation, audit and governance mechanisms, and global perspectives. The Convention frequently emphasizes that heritage belonging to the community, group and in some cases individuals, and cannot be safeguarded without their active participation and contribution. Therefore, it is a human-centered balance that needs to be set up. However, it is difficult to sustain this balance in a highly globalized and fastened world. For this reason, in this article, the globalization approach of the 2003 Convention on the Safeguarding of Intangible Cultural Heritage and the meaning of globalization concerning the Convention is based on the texts created since 2003. Besides, the discourses of the in- tangible cultural heritage, known as a fragile heritage, as local, national or universal, and the extent to which the European-based perspectives influence these discourses interpreted with the consideration of concepts such as noble savage, cosmopolitanism, the spirit of the community and humanism.
Özet
Küreselleşme kavramı klişe bir kavram olarak karşımıza çıkar. Klişelerden uzak durarak bu kavram etrafında yeni bir tartışma yürütebilmek zordur. Bugüne kadar pek çok farklı açıdan tartışılan küreselleşme söyleminin hak ettiğinden daha az tartışıldığı alanlardan biri kültürel miras alanıdır. Oysaki; sürdürülebilir kalkınma, kültür endüstrisi, kültür turizmi, küreselleşmenin de etkisiyle yaşa- nan göçler gibi pek çok mesele kültürel mirasla ilgilidir. Bu nedenle, hâlihazırda 178 ülkenin taraf ol- duğu ve 508 unsurun Listelere miras olarak kaydedildiği Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi (UNESCO, 2003) söz konusu olduğunda bu kavramla tekrar yüzleşmek gerekir. Küresel ölçekte yerel olanı korumayı amaçlayan Sözleşme; uygulama, değerlendirme, denetim ve yönetişim mekanizmaları ile küresel ve yerel arasındaki dengeyi gözetmek zorundadır. Sözleşme sık sık mira- sın topluluk, grup ve kimi zamanlarda bireye ait bir miras olduğunun ve bunların katılım ve katkısı olmadan korunamayacağının altını çizer. Dolayısıyla kurması gereken küresel ve yerel dengesi insan odaklı bir dengedir. Ne var ki; mekân, değer ve mirasların küreselleştiği, zaman algısının ise hızlı ama düz çizgisel ilerlediği bir dönemde söz konusu dengenin sürdürülebilir olması zorludur. Bu nedenle makalede öncelikle 2003, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesinin küreselleşme yaklaşımı irdelenmiş ve küreselleşmenin Sözleşme açısından ne anlama geldiği 2003 yılından itibaren oluşturulan metinler ve tartışmalı alanlar üzerinden incelenmiştir. Bunun yanı sıra kırılgan bir miras biçimi olarak anılan somut olmayan kültürel mirasın yerel, ulusal ya da evrensel gibi söylemleri ve bu söylemlerin Avrupa merkezci bakış açısından ne kadar etkilendiği soylu vahşi, kozmopolitanizm, topluluğun ruhu, hümanizma gibi kavramlarla birlikte düşünülerek yorumlanmıştır.