Journals / RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 7

NEGATION IN BAUDELAIRE (CRAVING FOR OBLVION) AT THE LEVEL OF DISCOURSE

LE GOÛT DU NÉANT (HİÇLİĞİN ZEVKİ)'NDE SÖYLEM DÜZEYİNDE OLUMSUZLUK

Pages
76–86
DOI
—

Abstract

In this study, the structures involving negative utterances in Baudelaire's poem Craving for Oblivion and the functions of the oblivion in the discourse will be examined. In this poem, an understanding of negation at the word level is at the forefront. The negation discussed by the poet is evaluated through the contextual clues conveying pastness. In this context, it is thought that there is pleasure in oblivion and there is an effort to prove it. In the poem, it can be seen that a new space-time as a process is constructed and negativity at word level is suggested. By expressing his own desires basing on relevance theory, subject of the poem activates the relations between subject/receiver with the addressing function at a different position. A negation language is constructed by applying sign theory to subject pragmatics in the context of a horse discourse. This special usage is consciously constructed by the poet and it is the poetic equivalent of a negative vocabulary. The poet constructs some propositions by using the no longer/not discourse. Therefore, it is thought that how a context which defines subjects through acts is activated can be determined through syntax-based approaches. Moreover the poet can construct this relevance by negative word usage in the metalanguage which activates the pragmatic part of the discourse. Poet, who designs life as Le Gout du Nèant (Craving for Oblivion) in the poem, empowers life with the pleasure of negativity. This negativity is maintained in the horse example. The poet violates the rules which determine sign, sender and the context, makes changes in the syntax, implicates the past structure and by doing this he brings the past closer to the present.

Özet

Çalışmamızda, Baudelaire'in Les Fleurs du Mal (Kötülük Çiçekleri)'indeki, Le Goût du Néant (Hiçliğin Zevki) başlıklı şiirinde söylem düzeyinde zevkten yoksunluğun bağlamsal karşılıkları ve bunları bir araya getiren olumsuzluğun yer aldığı yapılar irdelenecek; böylece, sözcüklerin şiirdeki açılımları göz önünde tutularak yokluğun söylemde yüklendiği işlevler sorgulanacaktır. Bu şiirde sözcük düzeyinde sürdürülen bir olumsuzluk anlayışı ön plandadır: Ozanın işlediği olumsuzluğun sürece bağlı olarak izlediği gelişim eskiden/artık'lık bildiren bağlamsal ipuçlarında değerlendirilmiştir. Bu tasarım planı içerisinde, yokluğun kendine göre bir tadı olduğu ve bunu kanıtlamaya yönelik bağlama odaklanıldığı düşünülmektedir. Şiirdeki kullanımıyla, karşımızda bir süreç olarak yeni bir uzam-zamanın kurulduğuna tanık oluyoruz ve bu kez olumsuzluk belirleyicileriyle sağlanan bir olumsuzluk değil, sözcük düzeyinde kurulan bir olumsuzluk önerilmiştir. Şiirin öznesi, karşısındakiyle konuşurken bağıntı kuramı temelinde kendi arzusunu dile getirerek yokluğun özne/alıcı arasındaki bağıntılarını farklı bir konumda seslenme işleviyle etkinleştiriyor: bir at söylemi ve bağlamı içeriğinde gösterge kuramını öznenin edimlerine uygulayarak "artık yok" temelli özel bir olumsuzluk dili oluşturuluyor. Bu özel kullanım ozan tarafından bilinçle üretilmiş olumsuz bir söz varlığının şiirsel karşılığıdır: Ozan, şiirin bütününde artık/değil söylemini kullanarak bağlama dayalı anlamlar oluşturma sürecinde, kimi kez güçlü, kimi kez zayıf sezdirimlerle değişik önermeler kuruyor. Böylece, özneyi edimleri üzerinden betimleyen bir bağlamın söylemde nasıl etkinleştirildiği ve bunun şiirdeki işleyişi söz dizimi temelli yaklaşımlarla belirlenebilir, diye düşünüyoruz. Üstelik ozan, bu bağıntıyı söylemin edimsel yanını harekete geçiren üstdilsel olumsuz sözcük kullanımıyla sağlamaktadır. Şiirde tüm yaşamı olumsuzluğun hiç'li zevkiyle güçlendirerek Le Goût du Néant (Hiçliğin Zevki) olarak tasarlayan ozan olumsuzluğu çoğu kez içerik düzeyinde sözceleyen öznenin niyeti (at) örneği gözetilerek sürdürülmektedir. Ozan, gösterge ile kullanıcı ve bağlamı belirleyen işleyiş kuralları dışına çıkarak ve söz diziminde değişikliklere giderek buyuru bildirim veya dilek istek kipinde çekimlerken büyük bir beceriyle bize geçmiş yapıyı sezdirir ve bu yolla geçmişi güncele yakınlaştırır.