Journals / Milli Folklor Dergisi / 2021 / Cilt: 17 - Sayı: 130
Culture of Coffee and Coffeehouses in Egypt within the Framework of Evliya Çelebi’s Book of Travels
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 145–155
- DOI
- —
Abstract
The saying “Coffee comes from Yemen” gives information about the origin of Turkish coffee and is well known in Turkey, being quoted in a folk song in Turkish. However, Egypt being an important stop on the coffee trade route from Yemen to İstanbul is not well known. Cairo, the administrative center of Egypt, and other port cities were important stops for the coffee trade, as well as places where coffee was extensively consumed. Since African cultures and civilizations are not generally the focus of studies on the Ottoman Empire, the number of studies on the period when the Ottoman Empire ruled the Mediterranean and Red Sea coasts of Africa is quite small. Cultural studies, in particular, is also a neglected field in Ottoman-African research. However, since Egypt was a key location in the coffee trade and played an important role in the introduction of “Turkish coffee culture and tradition,” inscribed to UNESCO’s Representative List of the Intangible Cultural Heritage of Hu manity in 2013, to different cultures, studying the culture of coffee and coffeehouses in Egypt is of utmost importance. In this regard, Evliya Çelebi’s Book of Travels is a unique source. Evliya Çelebi, who lived in the 17th century and traveled to various places from Europe to the Caucasus and from the Arabian deserts to Egypt, brought together his observations in his Book of Travels. This is an exceptional source on the history of coffee trade and culture, describing the culture of coffee and coffeehouses in Egypt in detail, including narratives about the emergence of coffee and the religious views on coffee consumption, depicting coffee as appealing and ac cessible to all segments of society, detailing the elements considered important in coffee presentation, and ex plaining the functions of coffeehouses. While traveling throughout Egypt, Evliya Çelebi counted at least one coffeehouse at almost every single stop, he emphasized the gatherings for entertainment held in relatively larger coffeehouses in big cities, and he described coffee culture as a sine qua non for people of all levels. For this reason, in this study, the text of Evliya Çelebi’s Book of Travels is evaluated as a compilation and the culture of coffee and coffeehouses in Egypt is discussed in a comprehensive way. Evliya Çelebi’s text is compared here with other travel writings of historically similar periods, and the descriptions of Evliya Çelebi are evaluated together with archival documents. Thus, this study aims to fill an important gap in the historical adventures of this beverage, which is still a part of our lives today, by crossing centuries and the boundaries of prohibitions.
Özet
“Kahve Yemen’den gelir” sözü Türk kahvesinin kaynağı hakkında bilgi verir ve bu malumat dilimize yerleşmiş bir türküde geçtiği için birçok kimse tarafından bilinir ancak kahvenin Yemen’den İstanbul’a izlediği rotada Mısır’ın önemli bir durak olduğu pek de bilinmez. Oysa Mısır’ın idarî merkezi Kahire ve diğer liman şehirleri kahve ticareti bakımından önemli duraklar, aynı zamanda kahvenin yoğun olarak tüketildiği mekânlardı. Osmanlı Devleti üzerine yapılan çalışmaların odağında genellikle Afrika medeniyet ve kültürleri bulunmadığından Osmanlı Devleti’nin Afrika’nın Akdeniz ve Kızıldeniz kıyılarına hükmettiği dönemlere iliş kin araştırmaların sayısı oldukça azdır. Yürütülen çalışmaların önemli bir kısmıysa tarih ve siyaset bilimi alan larına katkı sağlamaktadır. Diğer bir deyişle, Osmanlı dönemi Afrika araştırmalarında özellikle kültürel çalış malar ihmal edilmiş bir alandır. Ancak hem kahve ticaretinde kilit bir nokta olması hem de Türk kahvesinin farklı kültürlere tanıtımı açısından önemli bir rol oynaması nedeniyle Mısır’daki kahve ve kahvehane kültürü nün araştırılması, 2013’ten beri UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’nde bulunan “Türk kahvesi kültürü ve geleneği”ni anlamak adına önem arz etmektedir. Buna rağmen özelde Mısır, genelde anavatanı Afrika olan kahve kültürü üzerine yapılan araştırmalar sayıca çok azdır. Hâlbuki Evliya Çe lebi Seyahatnamesi bu konuda eşsiz bir kaynaktır. 17. yüzyılda yaşamış ve Avrupa’dan Kafkaslar’a, Arabistan çöllerinden Mısır’a çeşitli coğrafyaları gezmiş ve gözlemlerini Seyahatname başlıklı eserinde bir araya getirmiş Evliya Çelebi’nin kahve ve kahvehane kültürü ile ilgili anlattıkları farklı bölgeler ve şehirler üzerinde çalışma yapan pek çok araştırmacıya kaynaklık edip konu olsa da kahvenin İstanbul’a ulaşmasında önemli bir durak olan Mısır’daki kahve ve kahvehane kültürüne dair aktardıkları üzerinde duran bir çalışma bulunmamaktadır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi Mısır’daki kahve ve kahvehane kültürünü etraflıca tasvir etmek üzere, kahvenin ortaya çıkışı ile ilgili anlatıları, kahve tüketimi üzerine dini görüşleri, kahvenin toplumun her kesimine hitap etmesi ve ulaşılabilir olmasını betimleyecek kadar örneği içermesi, kahve sunumunda dikkat edilen unsurlar ile kahvehanelerin işlevi ve yaygınlığını yansıtması bakımından benzersiz bir çalışmadır. Evliya Çelebi Mısır’ı gezerken neredeyse her durağında bir kahvehane saymış, büyük şehirlerdeki nispeten büyük kahvehanelerde düzenlenen eğlence meclisleri üzerinde durmuş, kahve kültürünün her kademeden insanın hayatında olduğunu gösteren betimlemeler yapmıştır. Bu yüzden alandaki eksikliği gidermek adına yapılan söz konusu çalışmada Evliya Çelebi Seyahatnamesi metni bir derleme olarak değerlendirilerek Mısır kahve ve kahvehane kültürü kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Makalede 17. yüzyılda yazılmış olan Seyahatname metni tarihsel olarak benzer dönemlerin eseri olan başka gezi yazıları ile de karşılaştırılmış, Evliya Çelebi’nin betimlemeleri arşiv belgeleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Böylece toplumun her kesiminden insanın ulaşabildiği, türlü yasaklara ve kısıtlamalara rağmen benimsediği, yüzyılları ve sınırları aşarak bugün yine hayatımızın bir parçası olan bu içeceğin tarihsel serüvenindeki önemli bir boşluk doldurulmaya çalışılmıştır.