Journals / Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi / 2008 / Cilt: 0 - Sayı: 15

"I" and "We" dialectics in poetry of Paul Eluard and Nazım Hikmet

Paul Eluard ve Nazım Hikmet'in poetikasında "Ben" ve "Biz" diyalektiği

Pages
24–30
DOI
—

Abstract

All literary people have an ontological source that nourishes the author and forms, his/her “I” as well as his/her creative and private lives. For Paul Eluard and Nâzım Hikmet this source is “the natural stream” which means the natural, harmonious course of life, in other words it is the stable belief, love and trust for mankind and the life itself. Both poets believed in the “eternal change” like Heraclites and aimed to “change the life and transform the world”. Their belief sometimes came to a standstill however this situation did not last long.The aim of this study is to analyze the dialectic change of the concepts “I” and “we” in Paul Eluard and Nâzım Hikmet with comparative method. For both poets concepts of “I” and “we” gains meaning according to the social and historical conditions. As these conditions change Paul Eluard’s and Nâzım Hikmet’s visions are also change.

Özet

Her yazın ustasının beslendiği ve ona göre “ben”ini, özel ve yazınsal yaşamını şekillendirdiği ontolojik bir kaynak vardır kuşkusuz. Paul Eluard ve Nâzım Hikmet’te bu kaynak, yaşamın ve varlığın her türlü müdahale dışında esenlik, kendilik, doğallık ve uyum içindeki akışını izlemesi anlamına gelen “doğal akış”a, yani yaşamın kendisine ve insana olan sarsılmaz güven, aşk ve inançtır. Her ikisi de Heraklit’te olduğu gibi “sonsuz değişime” inanmışlar ve tüm yaşamlarındaki tek amaçları “yaşamı değiştirmek ve dünyayı dönüştürmek” olmuştur. Tüm bu olumlu yaşam felsefelerine karşın, bu inanç, zaman zaman çeşitli dış koşullar nedeniyle sekteye uğramış ancak uzun sürmemiştir. Bu çalışmanın amacı, Paul Eluard ve Nâzım Hikmet’te “ben” ve “biz” kavramlarının, tarihsel ve toplumsal koşullara göre izlediği diyalektik değişimi karşılaştırmalı bir yöntemle ortaya koymaktır. Çünkü her iki şairde de “ben” ve “biz” kavramları bu dış koşulların değişimiyle anlam kazanır ve tanımlanır, zira bu koşullar değiştikçe onların bakış açıları da değişmiştir.