Journals / Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2008 / Cilt: 0 - Sayı: 9
The birth of central Bosnia's agrarian elite
- Pages
- 439–446
- DOI
- —
Abstract
This paper challenges the dominant notion that the Ottomans gradually assimilated the pre-existing Bosnian agrarian elites after the conquest of Sarajevo and its environs in 1463. I argue that Isa Bey's Ottomans frontier forces, largely made up of non-Bosnian janissaries and ethnic Turks fundamentally displaced older elites. This change was particularly true for two of the most strategic military post-holders in the area---the timar-holding members of Central Bosnia's garrisons and the eskencis, locally appointed military/administrative officials who were granted largely unregulated land holdings (ciftliks) in return for military service. The Ottomans did indeed admit select Bosnian nobles into their ranks. But the Ottomans granted the less critical non-garrison timars in these relatively rare instances. Although these appointments had an important symbolic value in consolidating role in the province, they were not hereditary. Thus, the integration of Bosnian society into the empire was much more limited to the gentry (voynuks and akincis) and the peasantry at large.
Özet
Bu çalışma, Saraybosna ve etrafının 1463’te fethinden sonra Osmanlılar’ın önceden var olan Bosnalı tarımsal soylu tabakasını yavaş yavaş asimile ettikleri konusundaki başat düşünceyi sorgulamaktadır. İsa Bey’in büyük ölçüde Bosnalı olmayan yeniçeriler ve etnik Türkler’den oluşan Osmanlı hudut birliklerinin, eski soylu kesimin yerini aldıklarını tartışmaktayım. Bu tür bir değişiklik bölgedeki en stratejik askeri atamaların özellikle ikisi için geçerlidir: merkezi Bosna garnizonlarının timar sahibi üyeleri ve yerel olarak atanmış büyük ölçüde düzenli olmayan toprak sahipliğinin (çiftlikler) askeri hizmet karşılığında verildiği askeri/idari memuriyetlerden oluşan eşkencilerdir. Gerçekten de Osmanlılar Bosnalı soyluları kendi aralarına seçmeyi kabul ettiler. Fakat Osmanlılar bu göreceli az bulunur durumlarda daha az öneme sahip garnizon olmayan timarları bahşettiler. Her ne kadar bu eyaletteki atamaların Osmanlı yönetimini pekiştirmek mahiyetinde önemli bir sembolik değeri olsada, miras yoluyla gelecek kuşaklara intikal etmiyordu. Böylece, Bosna toplumunun imparatorluğa dahili daha çok küçük soylular (voynuklar ve akıncılar), ve genelde köylülerle sınırlıydı.