Journals / EMakalat Mezhep Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 2

GETTING TO THE FINAL FORM: REFORMING OF THE ALEVI AND BEKTAŞI BELIEF THROUGH THEIR INTERACTION WITH ONE ANOTHER

Alevilik-Bektaşilik Entegrasyonu: Alevilik-Bektaşilik Birlikteliğinin Her İki İnanç Sistemi Üzerindeki Etkisi

Pages
451–480
DOI
—

Abstract

The Alevis/Kızılbaş and Bektaşis, two ofthe most prominent religious groups ofthe Ottoman dynasty, in modern times,have unusually come to be called theAlevi-Bektaşis. This way of use gives theimpression that these two religiousinstitutions as though reflect the samegroup of people despite differences inhistorical development and growth. Withthe influence of the popular writings ofFuad Köprülü and later Irène Mélikoffmuch of the current scholarship held tothe belief that these two entitiesoriginated from the same root, the Bābā’īmovement. While acknowledging thehistorical connection between the twogroups, few scholars have taken aninterest in clarifying how and when suchan association started. This article aimsto uncover the historical link of the AleviBektaşi alliance. It further explores thepossible benefits that the two entitiesobtained through their interaction withone another. It will then focus on howthe two have affected each other’sreligious stance. In doing so the followingquestions will guide this research: Howand why did a Sufi order, recognized andadvocated by the Ottoman state, comeinto contact with a harshly criticizedreligious group which was identified asan enemy to the Ottoman unity? How didthe Kızılbaş-Bektaşi interaction affecthe social, political, and religiousexperience of the Kızılbaş over the courseof its transformation into the Alevi beliefsystem? In what sense did both sidesbenefit or not benefit from such a link?

Özet

Osmanlı İmparatorluğu döneminde zuhur eden popüler dini gruplardan olan Alevilik diğer bir adıyla Kızılbaşlık ve Bektaşilik modern dönemde daha ziyade ‘AlevilikBektaşilik’ başlığı altında kullanılagelmiştir. Bu kullanış biçimi birbirinden farklı tarihsel serüvene sahip olan bu iki dini kurumun aynı inanç biçimini ve zümreyi yansıttığı intibaı vermektedir. Araştırmacıların geneli tarihsel gelişimlerdeki farklılıklarına rağmen, Fuad Köprülü ve akabinde İrene Mélikoff’un çalışmalarının etkisi ile her iki grubun da temelde aynı kökten yani ‘Babaîlikten’ türediği düşüncesini benimsemişlerdir. Diğer yandan iki grup arasındaki tarihsel bağlantı kabul edilmekle birlikte, bu bağlantının ne zaman, nasıl ve hangi şartlar altında başladığı ve geliştiğine yönelik sorular ile tam olarak ilgilenilmemiştir. Bu makalenin temel amacı AlevilikBektaşilik entegrasyonunun tarihsel serüvenini ele almak ve bu bağlantının zaman içinde her iki grubun dini yapısında ortaya çıkardığı muhtemel değişikliği irdelemektir. Çalışmaya öncülük edecek sorular şu şekilde sıralanabilir: Osmanlı Devleti tarafından tanınan ve desteklenen Bektaşilik nasıl ve neden Osmanlı Devleti’nin bütünlüğüne bir tehdit olarak görülen ve itibarı zedeli olan dini bir grup ile temas etmiştir? Kızılbaşlık’dan Alevilik inancına dönüşüm sürecinde KızılbaşBektaşi entegrasyonun etkisi nedir? Alevilik-Bektaşilik birlikteliği her iki grubun inanç biçimini nasıl şekillendirmiştir?