Journals / Bilimname / 2020 / Cilt: 2020 - Sayı: 41

Qualification of Bidat in Tafsir: Zamakhshari as of Example

Tefsirde Bid‘at Nitelendirmeleri: Zemahşerî Örneği

Journal
Bilimname
Pages
863–902
DOI
—

Abstract

Islam, both with the belief and ethical system it presents to people and with its legal system, is an offering made to the society for positive change. Societies, while reacting positively or negatively to the changes brought by Islam, they were forced to disown their cultural heritages and practices which they had been preserving since the past. Islam, since it does not ignore activities of the society, while dissolving cultural practices which does not conform to its belief system, allowed the cultural practices which conform to its belief system to survive, in other words, to become Islamised. However, while some of these practices completely embraced Islamic values, some of them were not able to do achieve this. These practices, having survived by being transferred to the next generation with various ways became accepted and tolerated by the society and it became hard to change these practices. These practices have been referenced by terms such as bıdat, superstition, false belief and apocrypha.

Özet

Bid‘at kavramının İslamî literatürdeki kullanımını sahabe dönemine kadar götürmek mümkündür. Zira bu kavramın Hz. Peygamber’in hadislerinde yer alması başlangıç tarihi için yeterli bir gerekçedir. Ancak kavramın gerek toplum nezdinde yüklendiği anlamları gerekse farklı disiplinler tarafından yapılan tanımlamaları daha sonraki dönemlerdedir. İslamî ilimler alanındaki disiplinler teşekkül ettikçe ilgili kavrama dair bir literatürün de oluştuğu söylenebilir. İslamî ilimler kendi aralarında muhtevalarının ağırlık yönlerine göre farklı kısımlara ayrılmakla beraber hepsinin birçok müşterek konu ve kavrama sahip olduğu bilinen bir husustur. Bunlardan biri de bid‘at mevzusudur. Mezkûr kavram çeşitli yönlerden fıkıh, kelam, hadis ve tefsir gibi ilimlerin konusu olabilmektedir. Her ne kadar diğer ilimler kadar olmasa da bid‘atin konu olduğu alanlardan biri de tefsirdir. Ancak burada özellikle ifade edilmek istenen husus hadislerde bid‘at olarak nitelenen bir meselenin ya da fıkıhta bid‘at addedilen bir amelin tefsir kaynaklarında zikredilmesi değil bizzat Kur’an’ın bir âyetine dair yapılan bir tevil veya tefsirin “bid‘at bir tefsir” olarak nitelendirilmesidir. Dolayısıyla Kur’an âyetlerini Rasûlullah, selef-i sâlihîn ve ümmetin muteber âlimleri indinde makbul sayılacak manalar dışında birtakım garip lafız ve mefhumlarla anlamlandırmak tefsirde bid‘at addedilecek bir durumdur. Tefsir kaynaklarında bid‘at konusunun izleri sürüldüğünde bu konunun özellikle Zemahşerî ile başladığı daha doğrusu mezkûr kaynaklarda zikredilen “tefsir bid‘ati nitelendirmesi” kullanımının Zemahşerî’ye ait olduğu görülmektedir. Bu araştırmada söz konusu kavramın tefsir kaynaklarındaki kullanımı Zemahserî’nin el-Keşşâf adlı tefsiri üzerinden bir okuma yapılarak incelenecektir. Bu örnekler tek tek ele alınarak hangi gerekçelerin bu kavramın kullanımını gerekli kıldığı ve mezkûr kavramla ne kastedildiği tespitinin yanı sıra hangi hususların tefsir bid‘ati sayılacağı mevzusunda birtakım neticeler de çıkarılmaya çalışılacaktır.

Keywords: Anahtar Kelimeler Tefsir, Bid‘at, Zemahşerî, Bid‘at Tevil, Keşşaf