Journals / Akdeniz İletişim / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 32

The Fiction of IdealCitizenship in TurkishPress: A Review on News Discourse of Hürriyet and Cumhuriyet Newspapers

Türk Basınında Makbul Vatandaşlık Kurgusu: Hürriyet ve Cumhuriyet Gazetelerinin Haber Söylemleri Üzerine Bir İnceleme

Pages
141–165
DOI
—

Abstract

Along with trying to understand how “ideal citizenship” is coded through time, this article also aims to analyze how two newspapers with different ideological tendencies fictionalize this ideal. In addition to being a legal concept which defines the relationship between state and individual, citizenship confronts us with a socioeconomic and cultural meaning which also includes the relationship of an individual with other individuals and society in historical process. Within the relational context of an individual with both state and society, determining “acceptable one” and providing new citizens to society accordingly could be considered as a need in terms of state and societies’ continuity. The relationship based on conflict and harmony between right and liability shaped around citizenship has also brought the citizen type which is idealized by state in order to protect its own values and continuity in its wake. Defined as finding the ideal one and building a citizen over it within this context, analyzing what “ideal citizenship” and how it is fictionalized is a valuable topic to be studied. In this direction, how the newspapers of Cumhuriyet and Hürriyet, which have a significant place in Turkish press, reflect citizenship rights classified by Marshall and which topics they give priority in the process of making news are one of the objectives of this study. Being for citizenship rights, 721 news which were issued on home pages of relevant newspapers between April 1st 2007 and December 31st 2012 were analyzed with Philips, Jorgensen and Fairclough’s critical discourse analysis.Consequently, it was found out that Cumhuriyet emphasizes citizenship rights but in the meantime it specifies ideological enemies whereas Hürriyet, with a liberal attitude, represents rights more often in terms of freedoms and in response to this it ignores equality.

Özet

Bu makale “makbul vatandaş”lığın zaman içerisinde nasıl kodlandığını anlamaya çalışmakla birlikte farklı ideolojik yönelimlere sahip iki gazetenin bu ideali nasılkurguladığını çözümlemeyi amaçlamaktadır. Vatandaşlık devletin bireyle olan ilişkisinitanımlayan hukuki bir kavram olmasının yanında tarihsel süreç içerisinde bireyin diğerbireylerle ve toplumla olan ilişkisini de içeren sosyoekonomik ve kültürel bir anlamla dakarşımıza çıkmaktadır. Bireyin hem devletle hem de toplumla olan ilişkisi bağlamında“makbul olanı” belirlemek ve bu doğrultuda topluma yeni vatandaşlar kazandırmakdevletin ve toplumların devamlılığı açısından bir ihtiyaç olarak düşünülebilmektedir.Vatandaşlık etrafında şekillenen hak ve sorumluluk arasındaki çatışma ve uyumadayalı ilişki devletin kendi değerlerini koruması ve devamlılığı açısından idealize ettiğivatandaş tipini de beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda makbul olanı bulma ve onunüzerinde bir vatandaş inşa etme olarak da tanımlanabilecek “makbul vatandaş”lığınne olduğu ve nasıl kurgulandığı araştırmaya değer bir konudur. Bu doğrultuda Türkbasınında önemli bir yere sahip Cumhuriyet ve Hürriyet gazetelerinin T. H. Marshall’ınsınıflandırdığı vatandaşlık haklarını nasıl yansıttığı ve haber üretim sürecinde neleriöncelediğini araştırmak çalışmanın amaçlarındandır. 1 Nisan 2007 ile 31 Aralık2012 tarihleri arasındaki dönemde bahsi geçen gazetelerin ana sayfalarında çıkanvatandaşlık haklarına yönelik 721 haber Phillips ve Jorgensen, Fairclough’un eleştirelsöylem çözümlemesi ile incelenmiştir. Sonuç olarak Cumhuriyet gazetesinin vatandaşlıkhaklarına yönelik haberlere kayda değer bir ölçüde yer verdiği ve laikliği ve cumhuriyetikoruyan vatandaş vurgusu ile haber ürettiği gözlemlenmiştir. Hürriyet gazetesinin iseeşitliği geri plana atan daha çok özgürlükler üzerinden vatandaş haklarını sunduğu veaktif olmayan vatandaş söylemini vurguladığı sonucuna ulaşılmıştır.