Journals / Akdeniz İletişim / 2019 / Cilt: 0 - Sayı: 32
An Attempt to Read the Concept of Emphaty Focusing on Dostoyevsky’s Novel Hero Prince Myshkin
- Journal
- Akdeniz İletişim
- Pages
- 528–550
- DOI
- —
Abstract
Today, desolation in social interaction and communication has necessitated a deep understanding of the concept of empathy. We need to be able to see the central role of empathy, an important human capacity against reification and alienation, in our lives. The absence of empathy in the development of the individual since childhood inhibits emotions and connection to intrinsic life, causing identification with authority as a survival strategy. The individual can direct hate arising due to the inhibition to others who show his/her victimhood, weakness and despair or to himself/herself. These destructive impulses emerge as different forms of violence. It is necessary for the individual to recognize, question and transform the prevailing social system and values as the causes of the destructiveness he/she can see in himself/herself and in others. Our ability to sense ourselves freely, to experience our human existence and to reveal our human potential depends on the effectiveness and content of our social relations and communications. A wealth of impression and experience of human relations created by literary works, especially in social conditions where communication becomes desolate, is powerful enough to remind us of our human existence. This study is a small contribution for the revival of affinity, love, understanding, and responsibility in our social life.
Özet
Günümüzde, toplumsal etkileşim ve iletişimdeki ıssızlık empati kavramının derin birkavranışını ihtiyaç haline getirmiştir. Şeyleşme ve yabancılaşmaya karşı önemli birinsani yeti olan empatinin hayatımızdaki merkezi rolünü görebilmemiz gerekmektedir. Bireyin çocukluktan itibaren gelişiminde empatinin olmayışı duyguları ve içselyaşantısı ile bağ kurmasını engellemekte, hayatta kalma stratejisi olarak otoriteyleözdeşleşmesine neden olmaktadır. Birey bu engellenmenin açığa çıkardığı nefretduygularını kendi kurban oluşunu, zayıflığını ve çaresizliğini ona gösteren diğerlerineya da kendine yöneltebilmektedir. Bu yıkıcı dürtüler şiddetin değişik biçimleri olarakaçığa çıkmaktadır. Bireyin kendisinde ve diğerlerinde görebildiği yıkıcılığın nedenleri olarak toplumsal sistemin örgütlenme biçimi ve egemen toplumsal değerleri farketmesi, sorgulaması ve dönüştürmesi gerekmektedir. Kendiliğimizi özgürce duyumsayabilmemiz, insan oluşumuzu deneyimlememiz ve insani potansiyellerimizi açığaçıkarabilmemiz toplumsal ilişki ve iletişimlerimizin etkinliği ve içeriğine bağlıdır. Yazınsalyapıtların yarattığı insani ilişkilere dair izlenim ve deneyim zenginliği; özellikle ietişiminıssızlaştığı toplumsal koşullar içerisinde bize insan oluşumuzu yeniden hatırlatabilecekgüçtedir. Bu çalışma, toplumsal hayatımızda yakınlık, sevgi, anlayış ve sorumluluğunyeniden canlanmasına küçük bir katkı çabasıdır.