Journals / Akdeniz İletişim / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 26
Jean-Paul Sartre's Existentialist Philosophy and Mertkan of the Movie "Çoğunluk" as an "Being-in-itself"
- Journal
- Akdeniz İletişim
- Pages
- 70–84
- DOI
- —
Abstract
Film criticism brings viewers in a new perspective through paraphrasing the movie and enriches the movie's universe via this method. The movie "Çoğunluk" which is going to be analyzed in this study is the narration of characters who try to be individuals in social conditions that are enrolled to them and as a result, existentialist philosophy is a proper way of analyzing the characters of the movie. To reveal and make the existential philosophy comprehensible, he conducted written and oral studies and elucidated his philosophy with literary works such as stories, novels and plays other than philosophy. Therefore, Sartre's existentialist perspective and concepts are used as basis to this work. It is evaluated that the movie "Çoğunluk" which was directed by Seren Yüce is a suitable movie for existentialist philosophy analysis. Thus, in this study Sartre's existentialism was focused at first chapters. Particularly, Sartre's "being-for-itself" and "being-in-itself" concepts were used for analyzing the lead characters of the movie, Mertkan and Gül. Encountering of the protagonist Mertkan, corresponding to Sartre's "being-in-itself" concept, with Gül, corresponding to Satre's "being-for-itself" concept, causes him to come across with conditions that create and surround him. However, his encountering with a new form of existence doesn't suffice Mertkan to evolve to "being-for-itself". As a result, Mertkan, without resisting anymore, follows the steps of his father, who designates how and with which identity he lives. Characters display conditions of humanity such as adapting obligations, destiny, uprising, searching and taking steps backward within the processes of existence conditions
Özet
Film eleştirisi, filmi açımlayarak izleyiciye farklı bir perspektif kazandırır ve bu yolla filmin evrenini zenginleştirir. Bu çalışmada ele alınan Çoğunluk filmi, onları saran toplumsal koşullar içinde birey olmaya çalışan karakterlerin anlatısıdır ve bu nedenle bir birey olarak insan varlığı üzerine yoğunlaşan varoluşçu felsefe, filmin karakterlerini analiz etmek için kullanılabilecek uygun bir yoldur. Jean-Paul Sartre, Varoluş felsefesini ortaya koymak ve anlaşılır kılmak için yazılı ve sözlü çalışmalar yapmış; felsefe dışında yazdığı öykü, roman ve oyun türünde edebi eserler ile felsefesini açımlamıştır. Bu nedenle Sartre'ın ortaya koyduğu varoluşçu perspektif ve kavramlar çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Yönetmenliğini Seren Yüce'nin yaptığı "Çoğunluk" (2010) filmi varoluşçu felsefi çözümleme için uygun bir sinema filmi olarak değerlendirilmiştir. Bu amaçla yazılan makalenin ilk bölümlerinde Sartre varoluşçuluğu üzerinde durulmuş, "kendinde varlık" ve "kendi için varlık" kavramları filmin iki ana karakteri olan Mertkan ve Gül'ü nanalizinin temelini oluşturmuştur. Filmin başkarakteri Mertkan'ın durumu, Sartre'ın "kendinde varlık" kavramıyla açıklanmaktadır. "Kendi için varlık" olan Gül ile karşılaşması, onu var eden, çevreleyen koşulların söylem ve pratikleriyle karşı karşıya gelmesine neden olmuş, ancak bu karşılaşma ve ilişki, Mertkan'ın "kendi için varlık"a evrilmesi ya da dönüşmesi için yeterli olmamıştır. Sonunda daha fazla direnç gösteremeyen Mertkan, hangi kimlikle, nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen babasının izinden gitmiştir. Karakterler varoluş koşullarının süreçleri içinde zorunluluklara uyma, yazgı, başkaldırı, arayış, geri adım atma gibi insanlık durumları sergilemişlerdir