Journals / Akademik Araştırmalar Dergisi / 2011 / Cilt: 0 - Sayı: 51

Beyond the civil/ethnic duality: An approach to comprehend the national bulding process of the earlyperiod of Turkish republic

Sivil-etnik ikilemin ötesinde: İlk dönem Cumhuriyet Türkiye'sinin ulus inşası sürecini anlamak

Pages
49–76
DOI
—

Abstract

After the Cold War era and globalisation, the fall and division of some federal states also lead to the need for redefining the state-nation-citizen relations in the context of national culture and subculture with the rise of ethnic separatist nationalism, racism, xenophobia in the national, regional and global politics of post-national terms. With the systemic change of the macro national state order of the international system into more nonstate(micro level) actors new regimes and orders favour full liberalizations, politics, economics, democracy and human rights. Nowadays, Turkey is going to rewrite its Constitution so as to deepen its democratic structure with the help of civil political social dynamics in this post-election process as a social contract with the relations of state-society, individuals and within universal democratic standards rather than ethnic, ideological, religious, gender exclusions. Our purpose in this article, is to reconsider alternatives and discuss the various typologies of nationalist ideologies, ethnic versus Civic nationalism during the early Republican period after the Ottoman Legacy and the Millet system. Having expressed the political, social, and cultural context of the era(Turanism, Panturkism, Misak-ı Milli) we discuss the national building process, the forming of a new State identity, secular state and society, nationhood, citizenship, nationality and perceptions of the Turkish nation state model: one nation, one state, one language, one flag..

Özet

Soğuk Savaş sonrası süreçte bazı federal devletlerin çökmesi ve küreselleşmeyle birlikte devlet-vatandaş-millet ilişkisini belirleyen yeni tanımlamalara ihtiyaç duyulmuştur; Çünkü ulusal kültür ve alt kültür çerçevesini zorlayan yeni etnik ayrılıkçı milliyetçiliklerin yükselmesi, ırkçılığın, yabancı düşmanlığı milliyetçilik sonrası süreçte hem ulusal, bölgesel ve küresel siyasette bir sorun haline gelmiştir. Makro ölçekli ulusal devlet düzeni üzerine oturmuş uluslararası sistemde sistemik olarak daha mikro ölçekli devlet dışı aktörlerin de önemli olduğu bir yapıya bürünmüştür. Böylece yeni rejim ve düzen yeni uluslar arası yapıda siyasette, ekonomide, demokrasi ve insan haklarını ön plana çıkaran tam özgürlükçü bir yaklaşımı amaçlamıştır. Bugünlerde, seçim sonrası süreçte sivil siyasi sosyal dinamiklerinin yardımıyla Türkiye demokratik yapısını güçlendirmek için yeni bir anayasa hazırlamaktadır. Bu yeni sözleşmede devlet-toplum-birey ilişkilerini evrensel demokratik bir standardı sağlayarak etnik, ideolojik, dini-mezhepsel, cinsiyet ve her türlü ayrımcılığın önüne geçerek çağdaş ve medeni yeni bir düzen oluşturmak istemektedir. Bizim bu makalede amacımız, Cumhuriyet'in erken dönemde, Osmanlı düzeninin Millet sistemi sonrasında, sivik-etnik milliyetçiliğin ötesinde farklı milliyetçilik türlerini tartışarak bir alternatif arayışlarıdır. Dönemin siyasi, sosyal ve kültürel çerçevesini betimleyerek-Turancılık, Pan-Turkism, Misak-ı Milli, Anadolu Milliyetçiliği-gibi siyasi akımlara da kısmen atıflarla Türkiye'nin ulus inşa sürecinde ulusal kimlik, laik devlet-toplum, ulusçuluk, vatandaşlık, milliyet gibi kavramları ele alarak yeni Türkiye ulus devlet modelinin tek homojen bir millet, tek devlet, tek dil ve siyasi aidiyet oluşturmak için izlediği politikaları tartışacağız. Konuyu özellikle etnik ve sivil milliyetçilik bağlamında tartışacağız.