Journals / Akademik Araştırmalar Dergisi / 2014 / Cilt: 16 - Sayı: 62
Communication in Public Administration and its Effects on Good Administration
- Pages
- 1–20
- DOI
- —
Abstract
In this article, the concept of communication is not investigated as a technical term; it is rather discussed as an instrument and sum of the forms of interrelatedness among the public institutions and private sectors, civil society organizations and citizens. After the1990s the importance of communication has been realized by all sectors of the public services while the participatory models of public administration especially discussions concerning governance are on the rise. During these years globalization clearly emerges as significant socio-cultural, economic, and political changes and transformations become a reality. New public administration, new public management and in the end governance have appeared as the results of this process. In democratic societies, public administration had started to have some different characteristics starting in the 1970s’ in key areas. For one thing some changes have emerged in the meaning and scope of democracy as held by democracy theorists like Held, Barber, and Hald. In this instance, more democratic public administration with close and clear relations with its environment especially in horizontal forms emerges
Özet
Bu makalede, iletişim kavramı teknik olarak değil, kamu kesimi ile yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri arasındaki ilişkilerin bir enstrümanı ve ilişki kurma biçimlerinin toplamı olarak ele alınacaktır. Kamu yönetiminde iletişimin öneminin daha fazla anlaşıldığı dönem, yönetişim tartışmalarının başladığı ve katılımcı yönetim modellerinin yoğun olarak gündeme getirildiği 1990'larda başlar. Doksanlı yıllar küreselleşmenin görünür hale geldiği ve toplumsal, kültürel, siyasal ve iktisadi değişim ve dönüşümlerin daha yoğun olarak yaşandığı bir döneme tekabül eder. Bu sürecinkamu yönetimindeki öncülleri ve yansımaları yeni kamu yönetimi, yeni kamu işletmeciliği ve nihayet yönetişim biçiminde ortaya çıkmıştır. Demokratik ülkelerde ve demokratik toplumsal düzenlerde, kamu yönetiminin konumlandığı ve uygulandığı düzen, son çeyrek yüzyıl içinde 1970'ler öncesi dönemden belli başlı alanlarda farklılıklar göstermektedir. Öncelikle demokrasinin anlamında ve kapsamında teknik olarak ve teorik olarak bir değişim yaşandığı Held, Barber, Hald gibi demokrasi teorisyenleri tarafından da kabul edilmektedir. Bu durum, daha demokratik bir kamu yönetiminin aynı zamanda çevresiyle de çeşitli biçimlerde ama en çok da yatay ilişki biçimlerinde iletişim kuran bir yapıda ortaya çıkmasını gerektirmektedir