Journals / Akademik Araştırmalar Dergisi / 2014 / Cilt: 16 - Sayı: 62

THE ROLE OF LANGUAGE IN THE CONSTRUCTION OF SOCIAL REALITY ACCORDING TO JOHN R. SEARLE

JOHN R. SEARLE’E GÖRE TOPLUMSAL GERÇEKLİöİN KURULUùUNDA DİLİN ROLÜ

Pages
61–94
DOI
—

Abstract

Present article primarily aims at studying how the theory of speech acts, being suitable for evaluation as a body of knowledge originally produced in the field of philosophy of language, has been taken as a basis by Searle in an effort to develop a social ontology. In line with such objective, we have first of all briefly explained the birth and main arguments of the theory of speech acts from Austin’s point of view. We have then gone on to study Searle’s view on the role of language in the formation of institutional facts in the light of the differentiation between “brute facts” and “institutional facts”, which constitutes his general ontological perspective. We have strove to shed light on the matters as to why the enterprise of forming institutional facts requires language, and why such an enterprise is dependent on performative utterances in particular. Within the methodical framework we have summarized herein we have also included such concepts as “constitutive rules”, “imposition of status function”, “collective intentionality” and “background” which operate as keys to understand Searle’s approach in a better manner

Özet

Esasen dil felsefesi alanında üretilmiş bir bilgiler bütünü olarak değerlendirilmeye uygun olan söz fıilleri/edimleri [speech acts] teorisinin, Searle tarafından, bir toplum ontolojisi yaklaşımı geliştirmek üzere nasıl temel alındığını incelemek, mevcut makalemizdeki ana hedefimizdir. Bu hedef doğrultusunda, öncelikle, söz fıilleri teorisinin doğuşunu ve başlıca iddialarını Austin'in görüşleri etrafında kısaca açıkladık. Ardından Searle'ün -genel ontolojik perspektifini meydana getiren- "kaba olgular" ile "kurumsal olgular" arasındaki ayrımı ışığında, kurumsal olguların teşekkülünde dilin rolüne dair görüşünü inceledik. Kurumsal olgular yaratma işinin, dili neden gerektirdiği ve özel olarak da bu işin neden icra edici beyanlara bağlı olduğu hususlarını açıklığa kavuşturmaya çalıştık. Özetlediğimiz bu metodik çerçevemiz içinde, Searle'un yaklaşımını iyi anlamak bakımından anahtar vazifesi gören "kurucu kural", "statü işlevi yükleme", "kolektif yönelimsellik", "arka-plan" gibi kavramlara da yer verdik.