Journals / Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2021 / Cilt: 7 - Sayı: 3

Disaster Resistant Society in terms of Public Administration and Integrated Disaster Risk Management

Kamu Yönetimi Bağlamında Afete Dirençli Toplum ve Bütünleşik Afet Risk Yönetimi

Pages
901–917
DOI
—

Abstract

In today’s world cities and human settlements are under serious disaster threats due to climate change. Every year, increasing disasters that give serious damages in terms of loss of life and property create obstacles to sustainable development. UN Documents such as Hyogo Action Plan Frame 2005-2015 Sendai Framework for disaster Risk Reduction 2015-2030 accelerated global initiatives. Disaster risk management is important besides the efforts of national and local authorities. It is impossible to deal with disasters and their negative and devastating effects without creating disaster resistant cities and societies. It is a necessity to implement society-based disaster risk management when city life is getting complex everyday. Risk management can only be successful with the support of the societies. In order to create this support, education, methods and drills are very important. The nearest national links in this respect should be local authorities, individuals, families and private sector. That will reinforce the local authorities as well as the concept of risk management. This paper focuses on; the importance of disaster resistant societies with the data provided by integrated disaster risk management. In this respect, definitions for the conceptual framework are made and UN global Disaster documents are cited in this framework. Therefore, disaster resistant societies are examined in phases of ıntegrated disaster risk management.

Özet

Günümüz dünyasında küresel iklim değişikliklerinin de hızlandırıcı etkilemesiyle şehirler ve insan yerleşimleri ciddi afet riskleri altında kalmaktadır. Her geçen yıl, artan sayıda gerçekleşen afetler can ve mal kayıplarına yönelik ciddi zararlar meydana getirerek, sürdürülebilir kalkınmanın önünde engel oluşturmaktadır. Küresel ölçekte afet olgusu ve mücadelesine ilişkin Birleşmiş Milletler nezdindeki belgeler (Hyogo Çerçeve Eylem Planı (HFA) 2005-2015; Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi 2015-2030) küresel girişimlere ivme kazandırmıştır. Bu konu ulusal ve yerel düzeyde devletlerin ve yönetim örgütünün çabalarına ek olarak afet risk yönetişimini gerekli kılmaktadır. Afetlerle ve onların olumsuz ve yıkıcı etkileriyle başa çıkmak afet risklerine karşı dirençli şehirler ve afet risklerine dirençli toplum olmadan söz konusu değildir. Büyüyen ve karmaşıklaşan kent yaşamı düşünüldüğünde, afet ile yüz yüze gelmeden toplum destekli afet risk yönetim anlayışını uygulamaya koymak bir zorunluluktur. Risk yönetiminin başarılı ve etkili olma koşulu da toplum destekli oluşuna bağlıdır. Bu desteğin oluşturulmasında eğitim, tatbikatlar ve metotlar son derece önem taşımaktadır. Bu çerçevede üretilecek hizmet sahasına en yakın birimler olan yerel yönetimler, birey, aile, özel sektör, ulusal halka ile bağı oluşturmaktadır. Bu şekliyle yerelin kapasitesi artarken yönetişim anlayışı da hayat bulacaktır. Bu çalışmanın üzerine odaklandığı konu bütünleşik afet risk yönetimi verileriyle, afet risklerinin azaltılmasına ilişkin afet risk yönetişimi bağlamında afete dirençli toplumun önemine vurgu yapmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda önce kavramsal çerçeveye ilişkin tanımlar yapılarak Birleşmiş Milletler öncülüğünde yapılmış Küresel Afet Belgeleri’ne değinilerek bütünleşik afet risk yönetim sürecinin aşamalarında afete dirençli toplum irdelenecektir.