Journals / Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi / 2012 / Cilt: 20 - Sayı: 3

Early and mid-term results of surgical treatment of obstructive hypertrophic cardiomyopathy

Obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopatide cerrahi tedavinin erken ve orta dönem sonuçları

Pages
421–426
DOI
—

Abstract

Background: In this study, we aimed to investigate whether septal myectomy is an effective treatment method in the patients with obstructive hypertrophic cardiomyopathy (HCM) and to evaluate early and mid-term results. Methods: Between January 1997 and August 2008, 40 patients (23 males, 17 females; mean age 37.8±16.8 years; range 7 to 76 years) who underwent septal myectomy for HCM were retrospectively analyzed. The left ventricular outflow tract (LVOT) gradient and septum thickness were assessed using transthoracic echocardiography before and after surgery. Results: The mean preoperative functional capacity of the patients was 2.4±0.5, the mean LVOT gradient was 97.7±27.6 mmHg and the mean interventricular septum thickness was 1.7±0.3 cm. Postoperative early mortality was 5%. The mean follow-up after septal myectomy was 41.9±33.0 months (range 2-130 months). During follow-up, the mean functional capacity (1.0±0.2), the mean LVOT gradient (19.1±10.2 mmHg) and the mean interventricular septum thickness (1.3±0.2 cm) were statistically significant, compared to the preoperative values (p<0.05). Conclusion: The LVOT gradient may be relieved almost completely using septal myectomy, which is a safe and effective procedure, with satisfactory surgical mortality and morbidity rates and significant recovery of the functional capacity may be also achieved.

Özet

Amaç: Bu çalışmada septal miyektominin obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati (HKM) hastalarında etkin bir tedavi yöntemi olup olmadığı araştırıldı ve yöntemin erken ve orta dönem sonuçları değerlendirildi. Çalışma planı: Ocak 1997 - Ağustos 2008 tarihleri arasında HKM tanısıyla septal miyektomi yapılan 40 hasta (23 erkek, 17 kadın; ort. yaş 37.8±16.8 yıl; dağılım 7-76 yıl) retrospektif olarak incelendi. Ameliyat öncesi ve sonrası transtorasik ekokardiyografi ile sol ventrikül çıkım yolu (SVÇY) gradiyenti ve septum kalınlıkları değerlendirildi. Bulgular: Hastaların ortalama ameliyat öncesi fonksiyonel kapasitesi 2.4±0.5, ortalama SVÇY gradiyenti 97.7±27.6 mmHg ve ortalama interventriküler septum kalınlığı ise 1.7±0.3 cm olarak saptandı. Ameliyat sonrası erken dönem mortalite oranı %5 idi. Septal miyektomi sonrası ortalama takip süresi 41.9±33.0 ay (dağılım 2-130 ay) idi. Takip döneminde ortalama fonksiyonel kapasite (1.0±0.2), ortalama SVÇY gradiyenti (19.1±10.2 mmHg) ve ortalama interventriküler septum kalınlığı (1.3±0.2 cm), ameliyat öncesi değerlere kıyasla, istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Sonuç: Güvenli ve etkili bir yöntem olan septal miyektomi ile SVÇY gradiyenti tatminkar cerrahi mortalite ve morbidite oranları ile birlikte tama yakın olarak giderilebilir ve fonksiyonel kapasitede önemli iyileşme elde edilebilir.