Journals / Tasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online) / 2019 / Cilt: 5 - Sayı: 1

The Importance of Lalazari's al-Cawahir al-Kalamiyya among the Commentaries of Kasida al-Nuniyya

Lâlezârî’nin el-Cevâhiru’l-kalemiyye Adlı Eserinin Kaside-i Nûniyye Şerh Geleneğindeki Yeri

Pages
417–442
DOI
—

Abstract

Cawahir al-'Akaid of Hızır Bey, which is known as Kasida al-Nuniyya, is paid special attention in Ottoman period by writing lots of commentaries. To study the commentaries of Nuniyya inclusively would help to understand Ottoman kalam thought. The commentaries written in Ottoman Turkish and Arabic on Nuniyye, especially the commentary of Hayali and the commentaries on Hayali's commentary, has an incomparable importance to investigate Ottoman kalam thought which has continued for five centuries. One of these commentaries is al-Cawahir al-Kalamiyya which has been wrote in Arabic by Lalazari who is known as Sufi scholar. This article aims to find out the importance of al-Cawahir al-Kalamiyya in Ottoman kalam tradition, to enhance knowledge about the writer and the commentary, and finally to understand the tradition of Kasida al-Nuniyya's commentaries.

Özet

Hızır Bey’in Kaside-i Nûniyye adıyla şöhret bulan Cevâhiru’l-akâid adlımanzum kelâm metnine kendisinden sonraki Osmanlı kelâm düşüncesindeşerh edilmesi suretiyle çokça itina gösterilmiştir. Nûniyye etrafında oluşanşerh geleneğin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi, Osmanlı düşüncesininbu uzun soluklu tecrübesine dair çok mühim veriler elde edilmesini sağlayacaktır. Yaklaşık beş yüz yıllık bir zaman dilimini içeren bu tecrübede Nûniyyeüzerine hem Osmanlıca hem de Arapça şerhler yazılırken, ilk şerh olanHâyâlî’nin eseri etrafında hâşiye çalışmaları da oluşmuştur. Bu metne yazılanArapça şerhlerin sonuncusu olma özelliğini taşıyan el-Cevâhiru’l-kalemiyye isetasavvufî kimliği ile tebarüz eden Lâlezârî’nin kaleminden çıkmıştır. Bu çalışma ile Lâlezârî’nin el-Cevâhiru’l-kalemiyye’sinin söz konusu geleneğin içerisindeki konumunu tayin etmemiz, müellif ve eserini daha kapsamlı bir şekilde ihata etmenin beraberinde genel anlamda Kaside-i Nûniyye şerh geleneğininOsmanlı kelâm düşüncesindeki yerinin daha iyi idrak edilmesine de önemlibir katkı sunacaktır.