Journals / Tasarım+Kuram / 2019 / Cilt: 15 - Sayı: 28

Çizgiyi Kentte Yürüyüşe Çıkarmak: Boğaz(İçi) Günlükleri

Pages
27–52
DOI
—

Abstract

Travel has long been as a part of the architect’s formation in various forms and rhythms, radically altering traditional pedagogical practices in laboratory, classroom and studio. With physical dislocation, the nature of learning, information processing and construction of knowledge are changed. The fertile travel sketchbook of the architect as a journal reveals an autobiographic collection to discuss all. A select review of architectural journeys and journals in an epistemological framework represents two dominant approaches and a less practiced third approach. Whereas the first values learning from a conversant, the last two value individual-initiated learning from direct-site contact via spatial experiences. Whereas the second relies on known, stable and repetitive relation to place, the third relies on authentic and collaborative relation to place with objective chance, curiosity, strolling, slowness, uncertainty, pleasure and imagination, and thus is key to a dynamic and creative practice. A walker-drawer as well as thinker-traveller role are defined for the architect. His daily stroll as walking presents the first field of experience-centered research. To explore, understand, examine and reproduct complex and unique relationship between built environment and daily life, the third promises a potential method with plurality. Bosphorus as a less practiced destination in İstanbul is chosen to experiment.

Özet

Türlü biçimlerde ve ritimlerde yolculuk,öteden beri mimarın yetişme sürecininönemli bir parçasıdır. Yolculuk, laboratuvar,sınıf ve stüdyoda süregelen gelenekselpedagojik öğrenme pratiklerini köktendeğiştirir; öğrenmenin, bilgiyi işlemenin,inşa etmenin doğasını fiziksel yerdeğiştirmeyle dönüştürür. Mimariyolculukların kaydı olarak tutulan eskizdefteri, bir çeşit günlük olarak bu konuyutartışmaya açabilecek bir otobiyografikkoleksiyon tanımlar.Yolculuklarla günlükler bir epistemolojikçerçevede incelenirse yaygın iki yaklaşım vedaha az denenmiş üçüncü bir yaklaşım sözkonusudur. İlk yaygın yaklaşım, bir bilendenöğrenmeye dayalıdır. Sonraki ikisi, bireyininisiyatifle başlattığı ve mekansal deneyimleraracılığıyla doğrudan yere temaslaöğrendikleri keşif yolculuklarıdır. İlk keşifyolculuğu daha benimsenmiş, yaygın ikinciyaklaşımdır; yerle daha kararlı, bilinen vetekrar eden bir ilişkiye dayanır. İkinci keşifyolculuğuysa yerle daha otantik ilişki kuranve işbirliği yapan, pek uygulanmamışüçüncü yaklaşımdır. Nesnel rastlantı,bilmeme hali, merak, müsaitlik, aylaklık,yavaşlık, belirsizlik, zevk ve hayal gücüyledinamik, yaratıcı bir pratiktir.Yolculuğu gerekli kılan deneyim merkezliöğrenmenin ilk uygulama alanını mimarlarınkent-içi günlük gezi pratikleri oluşturur.Yürümek, bu deneyimin en temel biçimidir.Yapılı çevre-gündelik hayat arasındakikarmaşık ve biricik ilişkiyi keşfetmek içinüçüncü yaklaşım, çoğul okumaya imkantanıyan potansiyel bir metot sunar. Mimarayürür-çizer, düşünür-gezer rolü atfeder.İstanbul’da daha az pratik edilen esrarlı birmekan olarak Boğaz(içi), bu araştırmanındeneme alanını sunar.