Journals / Türk Turizm Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 4 - Sayı: 3
Our Three Sides are the Common Sea Which is Enclosed all Around
- Pages
- 2985–3001
- DOI
- —
Abstract
With the impulsion of mass tourism, the "beaches", which legally belongs to the public, whets the neoliberal capital’s appetite and are being under capital pressure. As a result of this pressure, the practices of capital to take over the beaches, in other words, “enclosure practices”, come to light day by day. This study seeks to make an original contribution to the critical tourism research literature and deals with how the beaches under capital pressure are enclosed. It aims to explore the struggles and possible practices of commonization in the framework of the common concept, which is the twin concept of enclosure. Muğla province has the longest coastline in Turkey where study was conducted and, in the study, critical analysis of documents based on secondary sources was carried out. The theoretical conceptualization of the commons concept in terms of "capitalist commons", "capitalism and commons" and "anti-capitalist commons" is one of the original contributions of the study. The activities of NGOs such as MUÇEP (Muğla Environment Platform) operating in Muğla, the stance of the local people against the enclosure and their cooperation in this stance, the enclosure in the context of the beaches are the agenda in the local and national press are promising struggles for the commonization of the beaches.
Özet
Kitle turizminin itkisiyle beraber yasal olarak kamu malı olan “sahiller” gün geçtikçe neoliberal sermayenin iştahını kabartmakta ve sermaye baskısı altına alınmaktadır. Bu baskı neticesinde sermayenin sahilleri ele geçirme pratikleri, diğer bir değişle “çitleme pratikleri” gün geçtikçe gün yüzüne çıkmaktadır. Eleştirel turizm araştırmaları yazınına özgün bir katkı sunma peşinde olan bu çalışma; sermaye baskısı altındaki sahillerin nasıl çitlendiklerini ele almakla birlikte, çitlemelerin ikiz kavramı olan müşterek kavramı çerçevesinde sahillerin müşterekleştirilmesi adına verilen mücadeleleri ve olası müşterekleş(tir)me pratiklerini keşfetme amacı taşımaktadır. Türkiye’nin en uzun kıyı şeritli ili olan Muğla özelinde ele alınan çalışmada ikincil kaynaklara dayalı dokümanların eleştirel analizi yapılmıştır. Müşterek kavramının “kapitalist müşterekler”, “kapitalizm ve müşterekler” ve “anti-kapitalist müşterekler” kuramsal kavramsallaştırması çalışmanın özgün katkılarındandır. Muğla’da faaliyet gösteren MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) gibi STK’ların faaliyetleri, yerel halkın çitlemelere karşı duruşu ve bu karşı duruştaki elbirliği, sahiller bağlamındaki çitlemelerin yerel ve ulusal basında gündem oluşturması gibi unsurlar sahillerin müşterekleştirilmesi adına umut veren mücadelelerdir.