Journals / Praksis / 2014 / Sayı: 35

Praksis felsefesinde felsefe siyaset özdeşliği ve siyasal toplum artı sivil toplum olarak devlet Kavrayışı

Journal
Praksis
Pages
135–173
DOI
—

Özet

Bu çalışma Antonio Gramsci’nin geliştirdiği praksis felsefesindeki siyaset ile felsefe özdeşliği prensibi ve ondan yola çıkarak biçimlenen devlet kavrayışı üzerinedir. Çalışmada Gramsci’nin felsefe ve tarih arasındaki ilişkiyle ilgili olarak öne sürdüğü yeni kavrayış, onun kendi teorisini üzerine inşa ettiği Karl Marx, Antonio Labriola ve Benedetto Croce’nin felsefe ve tarih teorileri ile bir arada ele alınmıştır. Gramsci’nin praksis felsefesinin temelinde spesifik olarak üç özdeşlik yer alır. Bunlardan ilki kökenini Feuerbach üzerine onbirinci tezde bulan felsefe ve siyaset özdeşliğidir. İkincisi yapının, bir tarihsel blok oluşturacak şekilde üstyapılarla özdeşleşmesidir ve Antonio Labriola’nın fikirleri vasıtasıyla geliştirilmiştir. Üçüncüsü devlet içerisinde gerçekleşen siyasal toplum ve sivil toplumun özdeşliğidir ve Croce’nin etik devlet kavramının geliştirilmesini ifade eder. Bu devlet kavrayışı ondokuzuncu yüzyıldan başlayarak egemenliğin hükümet aygıtındansa, sivil toplumun özel alanında daha fazla ifade bulması fenomenine referansla oluşturulmuştur. Burjuvazinin tarihe getirdiği yenilik budur; siyasal toplumdaki egemenliğin sivil toplumda yaratılan boyun eğme iradesiyle korunması. Bu fenomenin bir yönü de egemen fikirlerin felsefeci olmayanların felsefeleriyle özdeşleşmesidir. Dolayısıyla gelişkin ve örgütlü bir sivil toplumun olduğu Batı’da uygun devrimci strateji, parti önderliği ve yığınlar arasında karşılıklı pedagojik bir ilişkiyi temel almak zorundadır. Bu sayede sivil toplumda burjuvazininkine karşıt bir örgütsel faaliyet gerçekleştirilecektir.