Journals / Turkish History Education Journal / 2017 / Cilt: 6 - Sayı: 1

The ANATOLIANIST CONCEPTION of HISTORY: NEW MOTHERLAND, NEW HISTORY and NEW NATION

ANADOLUCU TARİH TASAVVURU: YENİ VATAN, YENİ TARİH, YENİ MİLLET

Pages
75–99
DOI
—

Abstract

Anatolianism is a result of a process that started with the Balkan Wars and World War I and ended with the establishment of the Republic of Turkey in Turkish history. At the end of the process the Ottoman Empire was dispersed and the Turkish national state was established on Anatolia. In this process, the attention of the Turkish intellectuals turned to Anatolia. Turkish intellectuals, on the one hand, prioritized the development of Anatolia, which had been devastated during long war years, economically and socially, and on the other hand, they searched for ways to build a new social identity through this territorial unit in Anatolia. Before Anatolianism, there were three identity politics: Ottomanism, Islamism and Turkism. These three politics have had their own imagination of a nation, homeland and history. Anatolianism, which emerged as a result of on the criticism of the three identity politics, has tried to build a new conception of a nation, homeland and history. The Anatolianists explained their views in the face of these three different understanding of nation, homeland and history. They represented a new understanding of identity based on land and history. Accordingly, the Oghuz Turks acquired a new homeland in Anatolia after the War of Malazgirt. With the influence of this new geography, a new Turkish nation was founded in Anatolia apart from other Turks. The aim of this article is to examine the new conception of nation, homeland and history that Anatolianism intends to build.

Özet

Anadoluculuk, Türk tarihinde Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı ile başlayıp Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla biten sürecin yarattığı bir sonuçtur. Sürecin sonunda Osmanlı İmparatorluğu dağılmış, Anadolu üzerinde Türk millî devleti kurulmuştur. Bu süreç içerisinde Türk aydınlarının dikkati Anadolu’ya yönelmiştir. Türk aydınları bir yandan uzun savaş yıllarında harap olan, ekonomik ve toplumsal olarak geri kalan Anadolu’nun kalkınmasına öncelik vermişler, diğer yandan da Anadolu’daki bu teritoryal birim üzerinden yeni bir toplumsal kimlik inşa etmenin yollarını aramışlardır. Anadoluculuktan önce Osmanlıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük olmak üzere üç kimlik siyaseti mevcuttu. Bu üç siyasetin de kendilerine mahsus birer millet, vatan ve tarih tasavvuru vardı. Söz konusu üç kimlik siyasetinin eleştirisi üzerine kurulan Anadoluculuk, yeni bir millet, vatan ve tarih tasavvuru inşa etmeye çalışmıştır. Anadolucular bu üç farklı millet, vatan ve tarih anlayışı karşısında kendi görüşlerini açıkladılar. Onlar toprağa ve tarihe dayalı yeni bir kimlik anlayışını temsil ediyorlardı. Buna göre Oğuz Türkleri Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da yeni bir vatan edinmişlerdi. Bu yeni coğrafyanın etkisiyle Anadolu’da diğer Türklerden ayrı yeni bir Türk milleti oluşmuştu. Bu makalenin amacı Anadoluculuğun inşa etmeye çalıştığı söz konusu yeni millet, vatan ve tarih anlayışını incelemektir.

Keywords: Anadoluculuk, Yahya Kemal Beyatlı, Mükrimin Halil Yinanç, Hilmi Ziya Ülken, Nurettin Topçu, Remzi Oğuz Arık, Mehmet Kaplan