Journals / Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi / 2013 / Cilt: 53 - Sayı: 2
Ölüm Kaygısı Üzerine Düşünceler : Gılgamış, Deli Dumrul ve Montaigne
- Pages
- 69–83
- DOI
- —
Abstract
L'angoisse devant la mort est un sentiment partagé par tous les hommes depuis les origines de l'humanité et par conséquent elle est repérable dans les oeuvres majeures de l'humanité. « L'Épopée de Gilgamesh », fruit de la civilisation mésopotamienne, « Le Livre de Dede Korkut », récits épiques turcs datant du début de l'islamisation et les « Essais » de Montaigne, le grand classique de la Renaissance ont en commun l'effort de remédier à cette angoisse qui rend l'homme esclave de la fatalité. La seule voie qui mènerait à la liberté, serait la résignation puisque refuser la mort, c'est refuser l'existence.
Özet
Ölüm Kaygısı Üzerine Düşünceler : Gılgamış, Deli Dumrul ve Montaigne Ölüm karşısında hissedilen çaresizlik insanlık tarihi kadar eski bir olgudur ve bütün insanlığın bu ortak kaygısını en etkili biçimde dile getiren üç temel yapıt ilgi çekmektedir : Mezopotamya uygarlığına ait « Gılgamış Destanı », Türklerin islamlaşmaya başladığı dönemi ele alan « Dede Korkut Hikâyeleri » ve Rönesans Fransa'sının temel yapıtaşlarından olan ve insanlığa dair her türlü unsuru içeren « Denemeler », insanı özgürlüğünden koparan ölüm korkusunu ve ölümü kabullenme sürecini ele almaktadır. Özgürlüğün ön koşulu başkaldırmak değil doğum kadar ölümü de doğal karşılamaktır ; ölümü yadsımak, insanın varoluşunu yadsımaktır