Journals / Beslenme ve Diyet Dergisi / 2017 / Cilt: 45 - Sayı: 3
Managing the Child with Poor Appetite: Dietitians’ Duties
- Journal
- Beslenme ve Diyet Dergisi
- Pages
- 198–203
- DOI
- —
Abstract
İştahsızlık, genel olarak açlık sinyallerinin alınamaması olarak tanımlanmaktadır. Yaşamın en temel gereksinmelerinden olan beslenme için besin almak, daha doğrusu yemek yeme için iştah gerekir. İştah, bir yemeğin zevkle ve arzu edilerek yenmesidir. İştahsız çocuklar, saatlerce hatta bazen günlerce yemek için bir arzu duymaksızın yaşayabilirler. Bir, hatta birkaç öğün atlamak onlar için rahatsız edici bir durum olmamaktadır. İştahsızlık, çoğunlukla doğumda kendini gösterir. Besin için ağlamayan, beslenmeleri için uyandırılmaları gereken, gece boyu uyuyan bebekler, açlık sinyali düşük bebekler olarak tanımlanırlar. Bazılarında besine talep vardır fakat küçük miktarlarda bile doygunluk işareti gösterirler. Ağzına aldığı lokmayı ağzında evirip çeviren, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen, yemek için nazlanan çocuklar iştahsız çocuklardır. İştahsız çocuklar, yemek seçiciler, çiğneme ve yutma sorunu olanlar, yavaş çiğneyenler, biyolojik sağlık sorununa bağlı iştahsız olanlar diye alt gruplara ayrılabilmektedirler. Tanımın yapılabilmesi için çocuğun bebeklik döneminden itibaren izlenmesi ve ailesi ile iyi bir iletişim içinde olunması gerekir. İştahsız çocukta temel sorun büyüme ve gelişme için gerekli besinlerin yeterince alınamaması, buna bağlı olarak da büyüme ve gelişmenin geri kalmasıdır. İştahsız çocuklarda ilk yapılması gereken, fizyolojik bir sorun olup olmadığının belirlenmesi olmalıdır. Ancak, günümüz dünyasında annelerin ve çocuğun bakımından sorumlu kişilerin tutumuna bağlı olarak da iştahsızlık gelişebildiği bunun için de mutlaka bir psikolog ya da psikiyatristten yardım alınması da gerekebilmektedir. En önemli konu, çok hassas olan ve pek çok etmenle ilgili olan iştahsızlık sorunu için başvurulacak kişilerin (diyetisyen, psikolog, çocuk hekimi, gastroenterolog vb.) doğru seçilmesidir. Anne (ya da çocuk bakımından sorumlu kişi ile) ve çocuk ile
Özet
İştahsızlık, genel olarak açlık sinyallerinin alınamaması olarak tanımlanmaktadır. Yaşamın en temel gereksinmelerinden olan beslenme için besin almak, daha doğrusu yemek yeme için iştah gerekir. İştah, bir yemeğin zevkle ve arzu edilerek yenmesidir. İştahsız çocuklar, saatlerce hatta bazen günlerce yemek için bir arzu duymaksızın yaşayabilirler. Bir, hatta birkaç öğün atlamak onlar için rahatsız edici bir durum olmamaktadır. İştahsızlık, çoğunlukla doğumda kendini gösterir. Besin için ağlamayan, beslenmeleri için uyandırılmaları gereken, gece boyu uyuyan bebekler, açlık sinyali düşük bebekler olarak tanımlanırlar. Bazılarında besine talep vardır fakat küçük miktarlarda bile doygunluk işareti gösterirler. Ağzına aldığı lokmayı ağzında evirip çeviren, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen, yemek için nazlanan çocuklar iştahsız çocuklardır. İştahsız çocuklar, yemek seçiciler, çiğneme ve yutma sorunu olanlar, yavaş çiğneyenler, biyolojik sağlık sorununa bağlı iştahsız olanlar diye alt gruplara ayrılabilmektedirler. Tanımın yapılabilmesi için çocuğun bebeklik döneminden itibaren izlenmesi ve ailesi ile iyi bir iletişim içinde olunması gerekir. İştahsız çocukta temel sorun büyüme ve gelişme için gerekli besinlerin yeterince alınamaması, buna bağlı olarak da büyüme ve gelişmenin geri kalmasıdır. İştahsız çocuklarda ilk yapılması gereken, fizyolojik bir sorun olup olmadığının belirlenmesi olmalıdır. Ancak, günümüz dünyasında annelerin ve çocuğun bakımından sorumlu kişilerin tutumuna bağlı olarak da iştahsızlık gelişebildiği bunun için de mutlaka bir psikolog ya da psikiyatristten yardım alınması da gerekebilmektedir. En önemli konu, çok hassas olan ve pek çok etmenle ilgili olan iştahsızlık sorunu için başvurulacak kişilerin (diyetisyen, psikolog, çocuk hekimi, gastroenterolog vb.) doğru seçilmesidir. Anne (ya da çocuk bakımından sorumlu kişi ile) ve çocuk ile