Journals / Business and Management Studies: An International Journal / 2018 / Cilt: 6 - Sayı: 3
DAĞITIMSAL ADALET VE İŞE ADANMA İLİŞKİSİNDE BİREYSEL DEĞİŞİM İDEOLOJİSİNİN ARACILIK ETKİSİNİN KOLLEKTİVİST BİR TOPLUMDA TEST EDİLMESİ
- Pages
- 379–392
- DOI
- —
Abstract
Bu çalışma, Sosyal Mübadele Teorisi’ni kollektivist bir toplumda test etmekte ve dağıtımsal adalet ile işe adanma arasındaki ilişkiyi inceleyerek teoriye katkı sunmaktadır. Bu ilişkiye bireysel mübadele ideolojisi değişkeni eklenerek, aracılık etkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışma 10 farklı endüstride faaliyet gösteren 15 işletmeden beyaz ve mavi yakalı toplam 499 çalışanı kapsayan geniş bir örneklem üzerinde test edilmiş ve veriler Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları ilk olarak dağıtımsal adalet ile işe adanma arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir ve bu yönüyle litaratürdeki çalışmalarla uyumludur. Bulgular ikinci olarak, dağıtımsal adalet ile işe adanma ilişkisinde bireysel mübadele ideolojisi değişkeninin aracılık etkisi yaptığını (% 24) göstermiştir. Sonuçlar çalışanların dağıtımsal adaletin uygulanması karşısında örgütsel amaçları gerçekleştirmek üzere işe daha fazla adandıklarını ve bunu artıran değişkenin bireysel mübadele ideolojisi değişkeni olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda, Sosyal Mübadele Teorisinin kollektivist bir ülke olan Türkiye’deki bir örneklem üzerinde geçerli olduğu ispatlanmıştır.
Özet
This study aims to test the Social Exchange Theory in a collectivist society and extends it by examining the link between distributive justice (DJ) and work engagement (WE). Specifically, individual exchange ideology (IEI) is integrated into the relationship, and it establishes if exchange ideology mediates between the relationships. The study was conducted on a large sample (499) of Turkish blue and white-collar employees from business units of 15 independent companies; 10 different industry types and data was analysed with Structural Equation Modelling. The findings of this research supported the previous findings about DJ’s positive relationship with WE. Secondly, findings showed that IEI acted as a mediator between DJ and WE, and it mediated 24% of the effect of DJ’s on WE. Results revealed that employees reciprocated perceived justice (DJ in our case) by engaging themselves more in their work, to meet organisational goals, but this increases with the effect of individual exchange ideology; and therefore, supported the applicability of Social Exchange Theory in a collectivist society, namely in a Turkish context.