Journals / Mizanül-Hak: İslami İlimler Dergisi / 2019 / Sayı: 8
Kâtip Çelebi’de Fıkhın İlimler Tasnifindeki Yeri ve Matematik ve Astronomi Bilmeyen Fakihin Eleştirisi
- Issue
- 2019 · Sayı: 8
- Pages
- 13–36
- DOI
- —
Özet
Özet: Osmanlı dönemi ulema tipolojisi bakımından meslekten bir âlim özelliği taşımayan Kâtip Çelebi (ö. 1067/1657), örgün klasik medrese eğitimi almamış olmasını avantaja çevirerek bu eğitim ve uygulamalardan ilk şüphelenen kişi olma özelliğini elde etmiştir. Bu tavır ona, zirvede olan nakli ilimleri tenkit etme imkânı vermiştir. Detayına iyi nüfuz edemediği gerekçesiyle tenkit edilebilecek olan bu şüpheciliği, kendi dönemi ve sonrasında krizin fark edilip Osmanlı düşüncesinin tekrar formüle edilerek yaklaşık bir asır devam edecek olan entelektüel bir faaliyeti tetiklemesi bakımından kayda değerdir. Nitekim Kâtip Çelebi’nin eserleri vefatından bir asır sonra Osmanlı bürokrasisi tarafından yaygın kabul görmüştür. el-İlhâmü’l-mukaddes mine’l-feyzi’l-akdes adlı eserinde dönemi Şeyhülislam’ı Bahâî Mehmed Efendi’nin (ö. 1064/1653) bir fetvâsını akli ilimleri elde etmeden fıkhın yeterli olmayacağı ve bu eksikliğin fakihi gülünç duruma düşüreceği iddiasına delil göstererek eleştirmiştir. Bu ve benzeri durumlar, bu tür tavırlarını diğer İslam ilimleri hakkında da gösteren Kâtip Çelebi’yi tarihten kendi zamanına ilimlerin sınıflandırılması ve varlık merâtibindeki yeri konusunu tespite yöneltmiş olmalıdır. Neticede o, meselenin çözümünün naklî ve aklî ilimler dengesi perspektifine bağlı olduğu düşüncesine varmıştır. Bu dengeyi kurarken kendinden önce yapılan bilim tasniflerini kullanmış ve bu tasnifler içinde fıkhın yerine de işaret etmiştir. Teknik yönü ile çok müdekkik olmamakla tenkit edilse de tarihi kurgusu ve önerisi bakımından bu tasnifi kayda değerdir. Bu çalışmada Kâtip Çelebi’nin muhtelif eserlerinde yer verdiği bilim tarihi çerçevesinde ilimler tasnifi, bu tasnif içerisinde fıkha verilen yer ve kendi dönemindeki fukahâyı eleştirileri incelenecektir.