Journals / Çeviribilim ve Uygulamaları / 2008 / Sayı: 18

Paul Ricœur et Sur la traduction

Paul Ricœur ve çeviri üzerine

Pages
35–48
DOI
—

Abstract

Le present article traite de la conception de l'activite traduisante de la part du philosophe français Paul Ricoeur qui a marque le 20ğme siecle, et il traite egalement du processus de la traduction turque de son livre intitule Sur la traduction. La traduction turque intitu-lee Çeviri Üzerine a paru en 2008 â İstanbul parmi les editions Yapı Kredi. La premiere partie de l'article se concentre sur la person-nalite du philosophe français, sur son oeuvre vaste et sur ses vues et experiences concernant la traduction. Ricoeur s'initie â l'activite traduisante par la traduction d'un livre d'Edmund Husserl. Selon le philosophe français, la traduction est un pari difficile et meme impossible â gagner. Malgre tous ses efforts, le traducteur est insa-tisfait de sa production du fait meme que la traduction est par definition condamnee â etre imparfaite. Alors, le reve de la traduction parfaite n'est qu'une illusion. D'apres l'auteur, le traducteur lutte, lors de son travail, sur deux fronts: l'un, c'est le front du texte â tra-duire; l'autre, c'est celui de la langue de traduction. Pour etre reussi, le traducteur doit mener â bien sa lutte sur ces deux fronts. Dans la deuxieme partie de l'article, sont etudies les problemes de notions, de termes et de discours concernant la traduction de l'ouvrage de Paul Ricceur intitule Sur la traduction. Pour conclure, l'article invite le lecteur â considerer l'activite traduisante du point de vue d'un philosophe traducteur en meme temps qu'il evalue les problemes de la traduction theorique sur le cas specifique de Sur la traduction de Paul Ricoeur.

Özet

Bu makalede, 20. yüzyılı derinden etkilemiş bir Fransız filozofunun çeviri etkinliğine ilişkin görüşleri ve bu görüşlerin yer aldığı Sur la traduction adlı kitabının Türkçeye aktarılması söz konusu edilmektedir. Yapıtın Türkçe çevirisi Çeviri Üzerine başlığıyla 2008 yılında Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkmıştır. Makalenin ilk bölümü Fransız filozofun kimliği, yapıtları ve çeviri konusundaki görüşleri üzerine odaklanmaktadır. Paul Ricoeur Alman filozofu Edmund Husserl'den yaptığı çeviriler aracılığıyla çeviri etkinliğiyle tanışır. Ünlü Fransız filozofuna göre, çeviri çok zor bir iddia, hatta kazanılması olanaksız bir iddiadır. Çevirmen ne kadar çabalarsa çabalasın çevirisinin, çeviri olduğu için, tanım gereği, bir biçimde kötü çeviri olacağı kay-gısındadır. Bu durumda, kusursuz çeviri düşü bir hayal olmaktan öteye gitmez. Çevirmen çeviri edimi süresince iki cephede savaşır: bunlardan biri çevrilecek metnin oluşturduğu cephedir, öteki de çeviri dilinin cephesi. Başarılı olabilmek için çevirmen bu savaşı her iki cephede de kazanmak zorundadır. Makalenin ikinci bölümün-deyse, Paul Ricoeur'ün Sur la traduction adlı kitabının Türkçeye çevrilmesi sürecinde yaşanan dil, anlam, kavram ve terim sorunları ele alınmaktadır. Kuramsal metinlerin temel taşlarını oluşturan terimler çeviri etkinliği içinde çok önemli bir yer tutar; her şeyden önce bu alanın geliştirdiği kavram ve ilkelerin bilinmesini, alana katkıda bulunmuş kuramcıların yaklaşımlarının tanınmasını zorunlu kılar. Ancak kuramsal çeviride terim sorunlarının ötesinde de dil sorunları vardır; kuramsal söylemin yazarın biçem özelliklerinin de korunarak aktarılması bunlardan biridir. Ayrıca Paul Ricoeur'ün metninde olduğu gibi, kimi metinlerde karşımıza çıkabilecek özel çeviri sorunlarının çözülmesi çevirmenin yükümlülükleri arasındadır. Sonuç olarak, makale hem okuru çeviri etkinliğine çevirmen bir düşünürün gözünden bakmaya davet ediyor, hem de Çeviri Üzerine adlı çeviri metnin oluşturulması sırasında karşılaşılan sorunları değerlendiriyor.