Journals / Beslenme ve Diyet Dergisi / 2017 / Cilt: 45 - Sayı: 2

Determination of Cardiovascular Risk Factors and Nutritional Assessment in Patients Undergoing Coronary Angiography

Koroner Anjiyografi Uygulanacak Hastalarda Beslenme Durumu ile Kardiyovasküler Risk Etmenleri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi

Pages
128–136
DOI
—

Abstract

Aim: This study was conducted to determine the relationship between cardiovascular risk factors and nutritional status of individuals undergoing coronary angiography. Subjects and Methods: The study has been carried out on 100 patients in total, composed of 58 females and 42 males, at the age of 30 and over, undergoing coronary angiography operation in Başkent University Ankara Hospital between November 2014 and February 2015. Patients’ demographic and individual characteristics have been examined by a survey form. Individuals’ anthropometric measurements have been recorded, some biochemical parameters have been analyzed. After coronary angiography the participants were divided into two groups with and without diagnosis (evaluated for cardiovascular risk factors associated with diet. Results: The average age of the individuals in CAD and NCA group was found as 59.9±9.11 years and 57.0±6.76 years, respectively. Statistically significant difference was found between two groups in terms of age(p 0.05) were found. Out of total, 72.7% of females and 85.7% of males in NCA group, and 77.8% of females and 85.7% of males in CAD group carry age-related cardiovascular disease risk. In females in CAD group, it was found that waist circumference (97.2%) was the highest and smoking was the lowest (8.3%) risk factors. On males in CAD group, it was determined that the risk concerning waist-hip ratio (91.4%) was the most common. On females in NCA group, it has been determined that waist circumference and waist-hip ratio are risky. On males in NCA group, it has been determined that the risk concerning waist-hip ratio (100.0%) and diabetic is rare (14.3%). According to gender, it was found that there were statistically difference between NCA and CAD groups (p<0.05). Metabolic syndrome (MetS) has been observed in 76% of all individuals and MetS existence has not been detected 24% of all individuals. MetS has been observed in 76.3% of CAD group individuals and 23.7% of NCA group individuals. The difference between groups is determined as statistically significant (p<0.05). Conclusion: Enhancing the level of public consciousness and awareness with respect to CVDs risk factors is the most important step to fight effectively against the risk factors that lead to these diseases, to reduce the threats to wards public health, and to promote the public health

Özet

Amaç: Bu çalışma, koroner anjiyografi işlemi uygulanacak yetişkin bireylerin beslenme durumu ile kardiyovasküler risk etmenleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bireyler ve Yöntem: Kasım 2014- Şubat 2015 tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'nde koroner anjiyografi işlemi uygulanan 30 yaş ve üzeri 58 kadın 42 erkek toplam 100 hasta üzerinde yürütülmüştür. Bireylerin kişisel ve demografik özellikleri anket formu ile sorgulanmış, antropometrik ölçümleri alınmış, bazı biyokimyasal parametreleri analiz edilmiştir. Koroner anjiyografi işlemi sonrası koroner arter hastalığı (KAH) tanısı alan ve almayan (normal koroner arter) (NKA) olmak üzere katılımcılar iki gruba ayrılmış ve beslenme durumu ile ilişkili kardiyovasküler risk etmenleri açısından değerlendirilmiştir. Bulgular: Yaş ortalaması KAH grubundaki bireylerin 59.9±9.11 yıl, NKA grubundaki bireylerde ise 57.0±6.76 yıldır. Bel/kalça oranı (BKO) KAH grubundaki erkekler için 1.01±0.04, kadınlar için 0.96±0.08, NKA grubundaki erkekler için ise 1.02±0.01, kadınlar için 0.99±0.06 olarak saptanmıştır. NKA grubundaki kadınların %72.7'si, erkeklerin %85.7'si, KAH grubundaki kadınların %77.8'i, erkeklerin %85.7'si yaşla ilgili kardiyovasküler hastalık riski taşımaktadır. Risk KAH grubundaki kadınlarda en yüksek bel çevresi (% 97.2), en düşük ise sigara içmeyle (%8.3), KAH grubundaki erkeklerde ise en yüksek bel /kalça oranı (%91.4) ile ilgili bulunmuştur. NKA grubunda tüm kadınlarda bel çevresi ve bel kalça oranı riskli saptanmıştır. NKA grubundaki erkeklerde bel/kalça oranı %100.0 riskli iken diyabetle ilgili risk ise %14.3 saptanmıştır. Tüm bireylerin %76'sında Metabolik sendrom (MetS) var iken, %24'ünde MetS bulunmamıştır. KAH grubundaki bireylerin %76.3'ü NKA grubundaki bireylerin %23.7'sinde MetS gözlenmiştir. Gruplar arası bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Kardiyovasküler hastalıklara ilişkin risk etmenlerine dair halkın bilinç ve farkındalık düzeyinin yükseltilmesi, bu hastalıklara neden olan risk etmenleriyle etkin mücadele bu hastalıktan korunmada uygun medikal tedavinin yanında uygulanacak beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri sağlığın geliştirilmesi için en önemli basamaktır