Journals / Beslenme ve Diyet Dergisi / 2019 / Cilt: 47 - Sayı: 2

Assessment of Appetite Control and Food Craving Status of Individuals after Bariatric Surgery

Bariatrik Cerrahi Sonrası Bireylerin İştah Kontrolü ve Yeme Bağımlılıklarının Değerlendirilmesi

Pages
30–39
DOI
—

Abstract

Aim: This study was planned to assess appetite control and food craving status of individuals who had bariatric surgery. Subjects and Method: This study enrolled 400 individuals who had bariatric surgery. Socio-demographic characteristics, dietary habits, bariatric surgery knowledge and experiences of individuals were examined. Food Craving Questionnaire (FCQ) and Emotional Appetite Questionnaire (EMAQ) were used. Results: 334 females (83.5%) and 66 males (16.5%) with a mean age of 37.6 ± 8.6 years participated in the study. The mean body mass index (BMI) of female and male participants was 28.6±5.9 kg/m2 and 29.6±6.1 kg/m2, respectively. Primary goal of weight loss was being healthy in 63.2% of participants. Sleeve Gastrectomy was the choice of bariatric surgery in 87.8% of the participants and mean post-operative duration was 20.0±17.3 months. According to gender, the frequency of using slimming teas/powders/medications before surgery, disease status and the aim of weight loss were significantly different between males and females (p<0.05). EMAQ negative total score was positively associated with body weight (r=0.131, p=0.009) and frequency of meal consumption (r=0.160, p=0.001), however, it was negatively associated with physical activity performing days (r=0.264, p=0.000). In addition, there was a positive correlation between total FCQ scores and EMAQ negative total scores (r=0.448, p=0.000). Conclusion: The understanding of the relationship between bariatric surgery and appetite control is important for these patients for the achievement of their appetite control and prevention of weight gain in the following years.

Özet

Amaç: Bu çalışma, bariatrik cerrahi geçirmiş bireylerin iştah kontrolü ve yeme bağımlılıklarının değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Bireyler ve Yöntem: Çalışmaya bariatrik cerrahi geçirmiş 400 birey dahil edilmiştir. Bireylerin sosyo-demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, bariatrik cerrahi hakkındaki bilgi ve deneyimleri incelenmiştir. Bireylere ‘Aşırı Besin İsteği Ölçeği’ (ABİS) ve ‘Duygusal İştah Anketi’ (DİA) uygulanarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Bulgular: Yaş ortalaması 37.6±8.6 yıl olan 334 kadın (%83.5) ve 66 erkek (%16.5) birey çalışmaya katılmıştır. Kadın ve erkek katılımcıların beden kütle indeksi (BKİ) ortalamaları sırasıyla 28.6±5.9 kg/m2 ve 29.6±6.1 kg/m2’dir. Katılımcıların %63.2’sinin daha sağlıklı olmak amacıyla vücut ağırlığı kaybettikleri belirlenmiştir. Katılımcıların %87.8’inin Sleeve Gastrektomi yöntemi ile bariatrik cerrahi geçirdiği ve geçirilen bariatrik cerrahi ameliyatı üzerinden geçen sürenin ortalama 20.0±17.3 ay olduğu belirlenmiştir. Cinsiyete göre bariatrik cerrahi öncesi zayıflama çayları/tozları/ilaçları kullanımı, hastalık durumları ve zayıflama isteğindeki amaçlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar saptanmıştır (p<0.05). Katılımcıların vücut ağırlığı değerleri (r=0.131, p=0.009) ve ana öğün sayıları (r=0.160, p=0.001) arttıkça DİA olumsuz toplam puan değerlerinin arttığı, fiziksel aktivite yaptıkları gün sayısı arttıkça DİA olumsuz toplam puan değerlerinin azaldığı saptanmıştır (r=0.264, p=0.000). Ayrıca katılımcıların ABİS toplam puan değerleri arttıkça DİA olumsuz toplam puan değerlerinin de arttığı belirlenmiştir (r=0.448, p=0.000). Sonuç: Bariatrik cerrahi ve iştah kontrolü arasındaki ilişkinin belirlenebilmesi, bu hastaların iştah kontrollerini sağlayabilmeleri ve ileriki dönemde geri ağırlık kazanımının engellenmesi için oldukça önemlidir.