Journals / Beslenme ve Diyet Dergisi / 2019 / Cilt: 47 - Sayı: 2
Low Glycemic Index Treatment in Refractory Epilepsy: A case report
- Journal
- Beslenme ve Diyet Dergisi
- Pages
- 108–113
- DOI
- —
Abstract
The ketogenic diet (KD) is a well-established treatment choice in refractory epilepsy with a high fat, moderate protein and low carbohydrate content, which leads the body to provide energy primarily from fats instead of glucose. Initially, a traditional diet also known as ‘classical ketogenic diet’ was implemented at the beginning of 1920s. This was followed by more recent and less restrictive alternative KD treatments at the beginning of 2000s, after discovery of new mechanisms of action. Although alternative KDs have been commonly used during adolescence (between 12 to 18 years of age) when the compliance to therapy usually decreases, these diets should also be considered in younger children with severe behavioral problems or lower compliance if the child is responsive to dietary treatment. Low glycemic index treatment (LGIT), one of these alternative KDs, aims to control seizures by keeping blood glucose levels at a minimal and constant range. LGIT allows a liberalized carbohydrate (approximately 10% of energy, equals to 40-60 g/day low glycemic index carbohydrates), protein (approximately 25% of energy) and food intake compared to classical KD. In this case report, the challenges during implementation of a classical KD in a preadolescent child with mild symptoms of seizures, severe abnormal electroencephalogram (EEG) and behavioral problems, and the effects of switching from the classical KD to LGIT on treatment efficacy were discussed.
Özet
Yüksek oranda yağ, yeterli miktarda protein ve düşük karbonhidrat içeren ve açlıkta olduğu gibi vücudu glukoz yerine başlıca yağlardan enerji sağlayacak şekilde yönlendiren ketojenik diyet, geçmişten günümüze ilaca dirençli epilepsi hastalarının tedavisinde ilk akla gelen tedavi seçeneğidir. İlk olarak 1920’li yılların başında ‘klasik ketojenik diyet’ ile başlayan geleneksel KD tedavisini, diyetin yeni etki mekanizmalarının keşfedilmesi ile birlikte 2000’li yılların başından itibaren ortaya çıkan ve daha az kısıtlama yapılan alternatif KD’ler izlemiştir. Alternatif diyetler çoğunlukla diyete uyumun azaldığı adölesan (12-18 yaş) dönemde tercih edilse de, ciddi davranış sorunları olan ve diyetten fayda görmesine rağmen diyete uyumun azalması nedeniyle nöbet kontrolü sağlanamayan daha küçük yaştaki çocuklarda da göz önünde bulundurulması gerekebilir. Bu alternatif KD’lerden birisi olan düşük glisemik indeks tedavisi (LGIT) kan glukoz düzeylerini minimal ve stabil düzeyde tutmayı amaçlar ve bu şekilde epileptik nöbetler kontrol altına alınır. LGIT, klasik KD’e oranla daha fazla karbonhidrat (enerjinin yaklaşık %10’u, günde 40-60 g/gün düşük glisemik indeksli karbonhidratlar) ve protein (enerjinin %25’i) alımına, dolayısı ile daha fazla besin tüketimine olanak sağlar. Bu olgu sunumunda, preadölesan dönemde olan ve hafif nöbet bulguları, şiddetli elektroansefalogram (EEG) bozukluğu ve davranış bozuklukları ile izlenen bir vakada, klasik KD uygulamasındaki zorluklar ve LGIT diyetine geçişin tedavinin etkinliği üzerindeki etkileri tartışılmıştır.