Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2015 / Cilt: 10 - Sayı: 8
GENERAL DETERMINATIONS, EVALUATIONS AND OFFERS ON THE HUMOUR RESEARCHS OF TURKISH FOLKLORE
- Journal
- Turkish Studies (Elektronik)
- Pages
- 987–1024
- DOI
- —
Abstract
In this study, determination of quantity and quality of the humour researches of Turkish folklore and especially the ones related with the anecdotes are purposed. Our research does not claim and purpose giving a complete humour bibliography. It bottoms the evaluation of the studies and publications related with the subject. In our study, what “laughing” is and humour with its functions except “laughing/making laugh” are shortly stressed. Especially the scientific studies and publications about anecdotes embracing the Turkish World are also included. A Turkey-focused systematical evaluation of humour is made. Looking for an answer to the question of how the humour researches stroke into which subjects by which approach almost such a century from the beginning of the 20th century until 2010 is one of the main aims of this study. In this context, the related researches are tried to be evaluated under some headings like bibliographical publications, thesis studies, scientific meetings, books, periodicals, problems, determinations, offers. The material sphere of the study includes mostly the doctorate and master studies in the institutes from the universities of Turkey, published texts of scientific congresses, essays in books and periodicals (preferably the research contented). Analyses of some spesific studies through the critic of bibliographies will be beneficial for understanding the state of play and shape the upcoming studies. The attained materials were discussed through two different approaches. The content and method information about bibliographical studies were given and other studies were included through only their bibliographical information in our study. In the bibliography of our study, all the bibliographical information about the materials used were included. Especially by the usage of the bibliographies of the publications related with research, obtaining a wider sphere will be possible. It has been seen that some researchers major on the studies related with particular types of anecdotes and interdisciplinary studies are bearly poor. We think that identification of the problems in Turkish humour studies will be influental on determining the qualities, issues, methods of the upcoming studies and beneficial on specification of which field and approach to study. In this framework, we find discussing the problem fields substantially beneficial. To give an example, it can be said that the terms like humour, anecdote, fun, story, wit are used underestimating the folkloric equivalents of them and instead of each other. We evaluate that the meanings and spheres of the scientific terms are important issues in both national and international publications. One of the most noteworthy points that can be mentioned as categorization problem is the question whether the anecdote is an independent genre or a genre classified under the fairytale. Some researchers consider the anecdotes depending on the fairytale genre and some of them evaluate it as an independent genre. In almost all researches related with the anecdote, studying the solution of the problem is foreseen instead of mentioning this problem. One of the problem fields related with the anecdote is what an anecdote belongs to which types of anecdotes, distinguishing the anecdotes belonging/not belonging to a type of anecdote, moreover whether this kind of separation is needed or not and if there will be a separation what the objective and measurable criteria are. The reasons why a version or a variant is told depending on more than one type of anecdote, the functional situation of it and social and literary impacts of it can also be evaluated as a field of problem in this context. Evaluating the texts which are not in the nature of anecdote as anecdote categorizing them is another field of problem. Determining the identifying qualities of the genre of anecdote and which criteria to use for considering which texts as anecdotes must be discussed. A monographical study related with a folkloric genre must take the relationship of genres with each other into consideration. The points like a genre’s emerging in another genre partially or completely are main needs of study in terms of inter-genre. Therefore a research restricted with the genre studied will not be sufficient for understanding and explaining the studied genre. Relation among the genres and primarily the studies mentioning the qualities of structure (interior and exterior), content, performance, function and so on must be taken into consideration. When we look at the interaction field of the anecdote genre, it is seen that the anecdote is interacted with most of the genres and fields related with folklore like fairytale, epic, minstrel literature, religious folk literature, proverb, idiom, theatre, opera, TV serials, newspaper writings, sector of advertisement. Among which fields, why and how this interaction occured; the social, cultural and literary factors of the text, the narrative’s development process, the environment of performance, the performer must be thought as the points to consider. The problems related with the person sources are one of the points that must be stressed. The factors like the education, level of knowledge, communication of the person source with the researcher and whether she/he is professional can change the quality of the metarial attended from the field research. According to the results of our study, our suggestions to the researchers concerning the upcoming studies are mentioned below: Most of the Turkish anecdote studies are related with Nasreddin Hodja. There are precious few studies about the other anecdote types evaluated as main types ( İncili Çavuş, Bekri Mustafa and so on). The class types other than Bektashi type ( Abdal, Yörük and so on) were studied less than the personal types. It has seen that there are independent studies about the local types like Tayyip Ağa, Ağınlı İbik Dayı, Çivit Emmi, Şamlının Hacı İbrahim, Kalaycı Koca M
Özet
Bu makalede Türk halkbilimi çalışmaları içinde mizah araştırmalarının, özellikle fıkra ile ilgili olanlarının nicelik ve niteliklerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmamız tam bir mizah bibliyografyası vermek iddia ve amacında değildir. Konu ile ilgili çalışma ve yayınların değerlendirilmesi esasına dayanmaktadır. Çalışmamızda gülmenin ne olduğu, gülme / güldürme dışındaki işlevleriyle mizah üzerinde kısaca durularak özellikle fıkra hakkındaki bilimsel çalışmaların ve yayınların Türk dünyası kapsamı da dâhil edilmekle birlikte Türkiye odaklı olarak sistematik değerlendirmesi yapılmıştır. 20. yüzyılın başlarından itibaren 2010 yılına kadar yaklaşık yüz yıllık sürede Türk mizah araştırmalarının hangi konulara nasıl bir yaklaşımla eğildiği sorusuna cevap aramak bu çalışmanın temel hedeflerindendir. Bu bağlamda ilgili araştırmalar bibliyografik yayınlar, tez çalışmaları, bilimsel toplantılar, kitaplar, süreli yayınlar, problemler, tespitler, teklifler gibi alt başlıklar ile işlenmeye gayret edilmiştir. Çalışmanın malzeme kapsamını Türkiye'deki üniversitelere bağlı enstitülerde gerçekleştirilen büyük ölçüde doktora ve yüksek lisans çalışmaları, bilimsel toplantıların yayımlanan metinleri, araştırma içerikli olanlara öncelik verilerek kitaplar ve süreli yayımlardaki makaleler oluşturmaktadır. Belirli konulara ayrılmış çalışmaların kaynakça ve bibliyografya kritiği niteliğinde araştırmalarla analiz edilmesi, mevcut durumu anlamaya ve yapılacak çalışmalara yön vermeye yarar sağlayacaktır. Elde edilen araştırma malzemeleri iki ayrı yaklaşımla ele alınmıştır. Bibliyografik mahiyetteki çalışmaların içerik bilgileri ve yöntemi hakkında bilgi verilirken diğer çalışmalar büyük ölçüde bibliyografik künyeleri verilmek suretiyle çalışmamıza alınmıştır. Kaynakça kısmında ise yararlanılan malzemelerin tamamının bibliyografik künyeleri bulunmaktadır. Özellikle araştırmaya yönelik yayınların içerdikleri kaynakçalara da ulaşılmasıyla çok daha geniş bir kapsam elde edilmesi mümkün olabilecektir İnceleme ve analizlerimiz sonucunda, araştırmacılar tarafından belirli fıkra tiplerine dair çalışmalarda yoğunlaşıldığı ve disiplinler arası araştırmaların neredeyse yok denilecek kadar az bulunduğu görülmüştür. Türk mizah araştırmalarında karşımıza çıkan problemlerin tespit edilmesinin gelecekte yapılacak çalışmaların niteliklerini, konularını, yöntemlerini tayin etmede etkili olabileceği, hangi alanlarda, hangi yaklaşım biçimlerinde çalışılabileceğini belirlemede fayda sağlayacağı düşüncesindeyiz. Bu çerçevede problem alanlarını ana hatlarıyla ele almakta yarar görüyoruz. Terminonoji problemi için örnek vermek gerekirse mizah, fıkra, latife, hikâye, nükte vb. tabirlerin halkbilimsel terminolojik karşılıkları dikkate alınmadan ve birbirinin yerine kullanıldıkları söylenebilir. Gerek ulusal, gerekse de uluslararası yayınlarda bilimsel terimlerin anlam karşılıklarının ve kapsamlarının üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu değerlendirmekteyiz. Tasnif problemli olarak zikredilecek hususlardan en dikkat çekici olanlarından biri fıkra türünün bağımsız bir tür mü yoksa masal türü içinde yer alan bir tür mü olduğu sorunudur. Bazı araştırmacılar fıkra türünü masal türüne bağlı olarak ele almakta, bazı araştırmacılar ise ayrı bir tür olarak değerlendirmektedirler. Fıkra ile ilgili hemen her araştırmada bu sorundan bahsedilmek yerine sorunun temelden çözümüne dair çalışmaların yapılması öngörülmektedir. Fıkra ile ilgili bir başka problem alanı da bir fıkranın hangi fıkra tipine/tiplerine ait olduğu, bir fıkra tipine ait olan ve olmayan fıkraların ayırt edilmesi, hatta böyle bir ayrımın yapılmasının gerekliliği/lüzumsuzluğu, ayrım yapılacaksa bunun objektif ve ölçülebilir kriterlerinin neler olduğu konusudur. Eş ve / veya benzer metnin birden fazla fıkra tipine bağlanarak anlatılmasının nedenleri, işlev bakımından durumu, sosyal ve edebi etkileri de bu bağlamda problem alanı içinde değerlendirilebilir. Fıkra hüviyeti göstermeyen metinlerin fıkra gibi değerlendirilerek tasnife tâbi tutulması da başka bir problem alanıdır. Fıkra türünün belirleyici özelliklerinin tayin edilmesi, hangi metinlerin hangi kriterlerle fıkra sayılabileceği tartışılmalıdır. Folklorik bir türe dair monografik çalışma mutlaka türler arası ilişkiyi gözetmek durumundadır. Bir türün bütün halinde bir başka tür içinde yer alması, kısmen yer alması vb. hususlar türler arasılık bağlamının temel çalışma ihtiyaçları içindedir. Bu nedenle sadece çalışılan türle sınırlı bir araştırma, ele alınan türü anlamak ve anlatmak konusunda yeterli olmayacaktır. Yapı ( dış ve iç yapı ) içerik, icra ve işlev özellikleri vb. yönlerden incelemeler başta olmak üzere türler arasındaki bağ sürekli göz önünde tutulmalıdır. Fıkra türünün etkileşim alanına baktığımızda fıkranın, fıkra, masal, destan, âşık edebiyatı, tasavvufi halk edebiyatı, atasözü, deyim, tiyatro, opera, televizyon dizileri, gazete yazıları, reklam sektörü gibi halkbilimiyle ilgili pek çok tür ve alanla karşılıklı etkileşim içinde olduğu görülmektedir. Bu karşılıklı etkileşimin hangi alanlar arasında neden, nasıl gerçekleştiği, etkileşimde metnin, anlatının oluşum sürecinin, icra ortamının, icracının, kaynak kişinin, sosyal, kültürel ve edebi etkenlerin neler olduğu ele alınabilecek konular arasında düşünülmelidir. Kaynak kişilere bağlı problemler de üzerinde durulması gereken konulardandır. Kaynak kişinin eğitim durumu, bilgi seviyesi, profesyonel olup olmadığı, araştırmacı ile iletişimi gibi faktörler alan araştırması sonucunda elde edilen malzemenin niteliğini değiştirebilmektedir. Araştırmamız sonucunda elde ettiğimiz tespitlere göre gelecekte yapılacak çalışmalara dair araştırmacı ve uygulamacılara tekliflerimiz şunlardır: Türk fıkra araştırmalarının büyük çoğunluğu Nasreddin Hoca ile ilgilidir. Ana tip olarak değerlendirilen fıkra tiplerinin diğerleri hakkında ( İncili Çavuş, Bekri Mustafa vb.) çok az çalışma yapılmıştır. Zümre tiplerinden Bektaşi tipi dışında kalanlar ( Abdal, Yörük vb. )