Journals / MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2022 / Cilt: 11 - Sayı: 1

The Language of Friday Khutbah in Islamic Law

İslam Hukuku Açısından Hutbenin Dili

Pages
10–26
Publication Date
2022-01-31
DOI
—
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

As a result of our study, we have seen that it is correct to deliver the Khutbah in a language that the local people can understand and this approach is suitable for the Khutbah's purpose.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:The Friday Khutbah, which is done before the prayer, in essence, serves as the general religious education for Muslims.
📊
Key Findings & Data:The purpose of the Friday Khutbah is to provide all strata of the Muslim people with knowledge and understanding on religious issues.
💡
Conclusion & Impact:As a result of our study, we have seen that it is correct to deliver the Khutbah in a language that the local people can understand and this approach is suitable for the Khutbah's purpose.
🔬Design:Research Article
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Cuma · Hutbe · Fıkıh

Abstract

The Friday Khutbah, which is done before the prayer, in essence, serves as the general religious education for Muslims. The purpose of the Friday Khutbah is to provide all strata of the Muslim people with knowledge and understanding on religious issues. There is some dispute among Islamic scholars regarding which language should be used in Friday Khutbah. Some of them argued that the Friday Khutbah must be delivered in Arabic. Others said that the purpose of the Friday Khutbah is to provide the audience with knowledge and guide them to the right destination. They stated that this objective could be achieved only if the Friday Khutbah was delivered in a language understood by the audience. They argued that the Friday Khutbah should be delivered in a language that the local people can understand. This article discusses various views of the Islamic scholars on the subject, including a comparative analysis of their evidence. As a result of our study, we have seen that it is correct to deliver the Khutbah in a language that the local people can understand and this approach is suitable for the Khutbah's purpose.

Özet

Cuma günü, Müslümanlar için kutsal bir gündür. Namaz öncesindeki hutbe, Müslümanlar için yaygın din eğitimi niteliğindedir. İslami bilgi ve düşüncenin geniş kitlelere ulaştırılmasında büyük önem arz etmektedir. Hutbenin amacı, Müslüman halkın tüm kesimlerini dini bilgilerle aydınlatmak, onlara vaaz ve nasihatler vermek suretiyle onların dini duygularını geliştirmek, onları yardımlaşma ve dayanışma gibi iyiliklere yönlendirmek, kötülüklerden sakındırmaktır. Belki de cuma gününün ve namazının önemi, hutbeden kaynaklanmaktadır. Hutbenin hangi dil ile okunması hususunda, İslam alimleri arasında bir takım ihtilaflar vardır. Onlardan bir kısmı, Hz. Muhammed’in hutbelerini Arapça okuduğu, hutbenin Cuma namazının bir parçası olduğu sebebiyle hutbelerin mutlaka Arapça okunması gerektiğini savunmuşlardır. Diğer bazıları ise, hutbenin okunuş amacının halka bilgi vermek, halkı iyi ve güzel olan şeylere yönlendirmek olduğunu söylemişlerdir. Bunun içinde, hutbenin sadece halkın anlayacağı dilde olması durumunda hedefe ulaşılacağını belirterek, hutbelerin yerel halkın anlayacağı dilden olması gerektiğini savunmuşlardırlar. Bu ikinci grup, iddialarını desteklemek için şu delilleri öne sürmüşlerdir. Birincisi: Kur’an ve sünnette hutbenin Arapça olmasını gerektiren bir delil yoktur. İkincisi: Hz. Muhammed, Arap toplumunda yaşadığı için Arapça hutbe sunmuştur. Üçüncüsü: Hz. Ömer ve bazı halifeler, hutbe esnasında halk ile gündelik dil ile bazı konuşmalar yapmıştır. Dördüncüsü: Hutbenin yerel halkın dilinde okunması İslam’ın maksatlarına uygundur. İşte bu makalemizde, konuyla ilgili görüşleri ve onların delil ve bakış açılarını karşılaştırmalı bir şekilde bulacaksınız. Makalenin sonunda doğru olduğuna inandığımız görüşü sunacağız. Cuma günü, Müslümanlar için kutsal bir gündür. Namaz öncesindeki hutbe, Müslümanlar için yaygın din eğitimi niteliğindedir. İslami bilgi ve düşüncenin geniş kitlelere ulaştırılmasında büyük önem arz etmektedir. Hutbenin amacı, Müslüman halkın tüm kesimlerini dini bilgilerle aydınlatmak, onlara vaaz ve nasihatler vermek suretiyle onların dini duygularını geliştirmek, onları yardımlaşma ve dayanışma gibi iyiliklere yönlendirmek, kötülüklerden sakındırmaktır. Belki de cuma gününün ve namazının önemi, hutbeden kaynaklanmaktadır. Hutbenin hangi dil ile okunması hususunda, İslam alimleri arasında bir takım ihtilaflar vardır. Onlardan bir kısmı, Hz. Muhammed’in hutbelerini Arapça okuduğu, hutbenin Cuma namazının bir parçası olduğu sebebiyle hutbelerin mutlaka Arapça okunması gerektiğini savunmuşlardır. Diğer bazıları ise, hutbenin okunuş amacının halka bilgi vermek, halkı iyi ve güzel olan şeylere yönlendirmek olduğunu söylemişlerdir. Bunun içinde, hutbenin sadece halkın anlayacağı dilde olması durumunda hedefe ulaşılacağını belirterek, hutbelerin yerel halkın anlayacağı dilden olması gerektiğini savunmuşlardırlar. Bu ikinci grup, iddialarını desteklemek için şu delilleri öne sürmüşlerdir. Birincisi: Kur’an ve sünnette hutbenin Arapça olmasını gerektiren bir delil yoktur. İkincisi: Hz. Muhammed, Arap toplumunda yaşadığı için Arapça hutbe sunmuştur. Üçüncüsü: Hz. Ömer ve bazı halifeler, hutbe esnasında halk ile gündelik dil ile bazı konuşmalar yapmıştır. Dördüncüsü: Hutbenin yerel halkın dilinde okunması İslam’ın maksatlarına uygundur. İşte bu makalemizde, konuyla ilgili görüşleri ve onların delil ve bakış açılarını karşılaştırmalı bir şekilde bulacaksınız. Makalenin sonunda doğru olduğuna inandığımız görüşü sunacağız.

🔖

Cite This Article

YÜKSEK, A., ZHORAEV, A. (2022). The Language of Friday Khutbah in Islamic Law. MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt: 11 - Sayı: 1, 10–26. https://ajindex.com/articles/381591

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (8)

  1. Âbî, S. (1335). es-Semeru’d-dâni şerhu risaletü ibni Zeyd el-Kayravânî. Beyrut: Mektebetü’s-sekafiyye. Acar, H. İ. (2017). Mehrin İslamhukuku açısından değerlendirilmesi. İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, 17, 367-388. Adevî, E. (1991). Haşiyetü’l-adevî. Yusuf eş-Şeyh Muhammed el-Bekâî (Edt), Beyrut: Daru’l-fikr. Âlûsî, Ş. (t.siz). Ruhu’l-meani. Beyrut: Daru ihyai türası’l-arabi. Apak, A. (2010). Sariye b. Züneym. Diyanet İslam Ansiklopedisi. Ankara. Bağavî, M. (1997). Meâlimü’t-tenzîl. Osman Cuma Damiriyye (Edt), Riyad: Dâru’t-taybe. Baktır, M. (1998). Hutbe. Diyanet İslam Ansiklopedisi. Ankara. Behûtî, M. (t.siz). Keşşâfu’-kına’ an metni’-ikna’. Riyad: Daru’l-kütübü’l-ilmiyye. Beyhaki, A. (1344). es-Sünenü’l-kübra. Haydarabad. Bulut, M. (1997). Diyanet işleri başkanlığının yaygın din eğitimindeki yeri (Doktora Tezi). Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.
  2. Cavit, A. (1325). Hutbelere dair. Sırat-ı müstakim. 64, 327. Cessas, A. (t.siz). Ahkamü'l-Kur'an. Muhammed es-Sadık Kamhavî (Edt), Kahire: Daru'I-mushaf. Cevdet, A. vd. (1986). Mecelletü’l-ahkami’l-adliyye. İstanbul. Cezîrî, A. (1972). el-Fıkhu ala mezahibi’l-erbaa ve mezheb-i ehli’l-ehyt. Beyrut: Daru’l-sakaleyn. Derdîr, A. (t.siz). eş-Şerhu’l-kebîr. Beyrut. Doğan, R. (1998). Cumhuriyet öncesi dönemde yaygın din eğitimi. Dini Araştırmalar Dergisi, 2,5-51.
  3. Doğan, R. (1999). Cumhuriyet öncesi dönemde yaygın din eğitimi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 34,491-533. Ebu’l-Meâli, B. (2004). el-Muhîtü’l-burhanî fi’l-fıkhı’n-nu’mâni. Abdülkerim Sâmi el-Cundî (Edt), Beyrut: Daru’l-kütübi’l-ilmiyye. el-Hâcce K. (1986). Fıkhu’l-ibâdât al-mezhebi’l-malikî. Şam: Matbaatü’l-inşaa. Erdoğan, M. (2005). Fıkıh ve hukuk terimleri sözlüğü. İstanbul: Ensar neşriyat. Esbahî, M. (t.siz). el-Medevvenetü’l-kübra. Zekeriyya Amirat (Edt), Beyrut: Daru’l-kütübü’l-ilmiyye. es-Seyyid, S. (1969).
  4. Fıkhu's-sünne. Beyrut. Görgülü, H. A. (1996). Hazreti Peygamber'in hutbede izlediği metot ve günümüzde hutbe uygulamaları. Isparta: Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 3/171-235.
  5. Gürsoy, İ. H. (1999). Hz. Peygamber’in hükümdarlara gönderdiği davet mektupları ve önemi. Süleyman Demirel Üniversitesi,
  6. İlahiyat Fakültesi, II. Kutlu Doğum Sempozyumu Tebliğ Kitabı, 5,119-138.
  7. Hamd, A. (t.siz). Şerhu zâdi’l-mustekni’. Riyad. Hamevî, Y. (1990). Mu’cemü’l-büldân. Ferîd Abdülazîz el-Cündî (Edt), Beyrut. Hamidullah, M. (2005). Hz. Peygamberin altı orijinal diplomatik mektubu. İstanbul.
  8. Hanbel, A.