Journals / Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism / 2020 / Cilt: 24 - Sayı: 4

Knosp ve Hardy Sınıflamaları, Prolaktinoması Olan Erkek Hastalarda Prolaktin Normalizasyonunu Takiben Hipogonadizminin Kalıcılığını Öngörmede Yararlıdır

Knosp and Hardy Grading Systems are Useful in Predicting Persistence of Male Hypogonadism in Prolactinomas Following Prolactin Normalization

Pages
284–292
DOI
—
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Prolaktnoması olan hastalarda, prolaktin normalizasyonunu takiben erkek hipogonadizminin kalıcılığını öngörmede Knosp ve Hardy sınıflamalarının yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:Amaç: Prolaktinoması olan erkek hastalarda, dopamin agonistleri ile tedavi sonrası serum prolaktin normalizasyonu ve tümör küçülmesi sağlanmasına rağmen hipogonadizm devam edebilir.
📊
Key Findings & Data:Bu çalışmada, normoprolaktinemik erkek prolaktinoma hastalarında, Knosp ve Hardy sınıflamalarını kullanarak tümörün manyetik rezonans görüntüleme özelliklerinin, kalıcı hipogonadizm gelişimi üzerine etkisini objektif olarak değerlendiridik.
💡
Conclusion & Impact:Prolaktnoması olan hastalarda, prolaktin normalizasyonunu takiben erkek hipogonadizminin kalıcılığını öngörmede Knosp ve Hardy sınıflamalarının yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz.
🔬Design:Research Article
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Domain Parameters

Abstract

Amaç: Prolaktinoması olan erkek hastalarda, dopamin agonistleri ile tedavi sonrası serum prolaktin normalizasyonu ve tümör küçülmesi sağlanmasına rağmen hipogonadizm devam edebilir. Bu çalışmada, normoprolaktinemik erkek prolaktinoma hastalarında, Knosp ve Hardy sınıflamalarını kullanarak tümörün manyetik rezonans görüntüleme özelliklerinin, kalıcı hipogonadizm gelişimi üzerine etkisini objektif olarak değerlendiridik. Gereç ve Yöntemler: Kabergolin tedavisi ile serum prolaktin normalizasyonu sağlanan prolaktinoma hastaları retrospektif olarak değerlendirildi. Hem tanı anında hem de medikal tedavi ile serum prolaktin normalizasyonunun sağlandığı altıncı ayda tümör büyümesinin derecesi Knosp ve Hardy sınıflamaları kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Yirmi sekiz olgu (18 makro ve 10 mikroprolaktinoma) dâhil edildi. Altı aylık kabergolin tedavisi ile başlangıçta hipogonadizmi olan bütün mikroprolaktinoma olgularında (3, %100) hipogonadizm düzeldi. Başlangıçta hipogonadizmi olan 14 makroprolaktinoma olgusunun 9’unda hipogonadizm düzelirken (Grup 1), 5 tanesinde hipogonadizm devem etti (Grup 2). Tanı anındaki Knosp ve Hardy skorları gruplar arasında farklılık göstermedi. Bununla birlikte, altıncı ayda düşük serum testosteronu olanlarda Knosp ve Hardy skorları daha yüksek olarak bulundu (Grup 2) (sırasıyla p=0,01, p=0,02). Bu sınıflamaya göre Grup 2’deki tüm hastaların hem tanı anında hem de altıncı ayda invaziv tümörleri (Hardy III-IV) vardı. Sonuç: Serum prolaktin normalizasyonuna rağmen hipogonadizmi düzelmeyen makroprolaktinoma olgularında, kavernöz sinüs invazyonu ve sellar destrüksiyonun daha sık olduğunu gösterdik. Prolaktnoması olan hastalarda, prolaktin normalizasyonunu takiben erkek hipogonadizminin kalıcılığını öngörmede Knosp ve Hardy sınıflamalarının yardımcı olabileceğini düşünmekteyiz.

Özet

Objective: Despite serum prolactin normalization and tumorshrinkage being obtained using dopamine agonist treatment,hypogonadism may persist in several men with prolactinomas.In this study, we evaluated the effects of tumor magnetic resonance imaging features on the persistence of hypogonadismamong normoprolactinemic men with prolactinomas objectivelyusing Knosp and Hardy grading systems. Material and Methods: The patients with prolactinomas who achieved serum prolactin normalization using cabergoline therapy were evaluated,respectively. The extent of tumor growth was evaluated on thebasis of Knosp and Hardy grading systems both at diagnosis andsix months of medical therapy with serum prolactin normalization. Results: A total of 28 cases (18 macro- and 10 microprolactinomas) were included. After six months of treatment withcabergoline, all microprolactinoma patients with hypogonadismat baseline showed recovery (3, 100%). Moreover, nine of 14macroprolactinoma patients with hypogonadism at inclusion recovered at the end (group 1), and five did not (group 2). Baseline Knosp grades and Hardy numbers did not differ betweengroups. However, higher Knosp grades and Hardy numbers wereobserved in patients who consistently had low serum testosterone in the sixth month (group 2) (p=0.01, p=0.02, respectively). All patients in group 2 had invasive tumors (Hardynumber III-IV) both at inclusion and the sixth month accordingto this classification. Conclusion: We demonstrated that macroprolactinomas with persistent hypogonadism despite serumprolactin normalization more commonly showed cavernous sinusinvasion and sellar destruction. We proposed that Knosp andHardy grading systems are useful in predicting the persistenceof male hypogonadism in prolactinomas following prolactin normalization.

🔖

Cite This Article

BAGIR, G. S., GUNESLİ, A., HAYDARDEDEOĞLU, F. E., BAKİNER, O. S., ALKAN, Ö., ERTORER, M. E. (2020). Knosp ve Hardy Sınıflamaları, Prolaktinoması Olan Erkek Hastalarda Prolaktin Normalizasyonunu Takiben Hipogonadizminin Kalıcılığını Öngörmede Yararlıdır. Turkish Journal of Endocrinology and Metabolism, Cilt: 24 - Sayı: 4, 284–292. https://ajindex.com/articles/370677

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (1)

  1. Fernandez A, Karavitaki N, Wass JA. Prevalence of pituitary adenomas: a community-based, cross-sectional study in Banbury (Oxfordshire, UK). Clin Endocrinol (Oxf). 2010;72:377-382. [Crossref] [PubMed] 2. Melmed S, Kleinberg D. Pituitary masses and tumors. In: Melmed S, Polonsky KS, Larsen PR, Kronenberg HM, eds. Williams Textbook of Endocrinology (13th ed). Philadelphia; Elsevier; 2016;260-266. [Crossref] 3. Gillam MP, Molitch ME. Prolactinoma. In: Melmed S, ed. The Pituitary (3rd ed). San Diego; Elsevier; 2011;475-531. [Crossref] 4. Liu W, Zahr RS, McCartney S, Cetas JS, Dogan A, Fleseriu M. Clinical outcomes in male patients with lactotroph adenomas who required pituitary surgery: a retrospective single center study. Pituitary. 2018;21:454-462. [Crossref] [PubMed] 5. Andereggen L, Frey J, Andres RH, El-Koussy M, Beck J, Seiler RW, Christ E. Long-term follow-up of primary medical versus surgical treatment of prolactinomas in men: effects on hyperprolactinemia, hypogonadism, and bone health. World Neurosurg. 2017;97:595-602. [Crossref] [PubMed] 6. Nishioka H, Inoshita N. New WHO classification of pituitary adenomas (4th edition): assessment of pituitary transcription factors and the prognostic histological factors. Brain Tumor Pathol. 2018;35:57-61. [Crossref] [PubMed] 7. Davies BM, Carr E, Soh C, Gnanalingham KK. Assessing size of pituitary adenomas: a comparison of qualitative and quantitative methods on MR. Acta Neurochir (Wien). 2016;158:677-683. [Crossref] [PubMed] [PMC] 8. Knosp E, Steiner E, Kitz K, Matula C. Pituitary adenomas with invasion of the cavernous sinus space: a magnetic resonance imaging classification compared with surgical findings. Neurosurgery. 1993;33:610-617. [Crossref] [PubMed] 9. Hardy J, Somma M. Surgical treatment by transsphenoidal microsurgical removal of the pituitary adenoma. In: Colins W, Tindall G, eds. Clinical Management of Pituitary Disorders. 1st ed. New York; Raven;1979;209-217. [Crossref] 10. Di Ieva A, Rotondo F, Syro LV, Cusimano MD, Kovacs K. Aggressive pituitary adenomas--diagnosis and emerging treatments. Nat Rev Endocrinol. 2014;10:423-435. [Crossref] [PubMed] 11.Melmed S, Casanueva FF, Hoffman AR, Kleinberg DL, Montori VM, Schlechte JA, Wass JA; Endocrine Society. Diagnosis and treatment of hyperprolactinemia: an Endocrine Society clinical practice guideline. J Clin Endocrinol Metab. 2011;96:273- 288. [Crossref] [PubMed] 12.Beshyah SA, Sherif IH, Chentli F, Hamrahian A, Khalil AB, Raef H, El-Fikki M, Jamba