Journals / Selçuk Tıp Dergisi / 2006 / Cilt: 22 - Sayı: 2

Evaluation of clinical characteristics of globe lacerations

Göz küresi laserasyonlarının klinik özelliklerinin incelenmesi

Pages
63–68
DOI
—
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Increasing the knowledge of risk groups about eye injuries, taking the necessary preventive measures during risky activities would decrease perforating eye injuries.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:Aim: To analyse the clinical characteristics of globe lacerations known as the main cause of visual loss due to ocular trauma and determine the risk factors.
📊
Key Findings & Data:Result: Of the 215 cases with perforating eye injuries 168 (78.1%) were male and 47 (21.9%) were female.
💡
Conclusion & Impact:Increasing the knowledge of risk groups about eye injuries, taking the necessary preventive measures during risky activities would decrease perforating eye injuries.
🔬Design:Research Article
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Göz yaralanmaları · penetre · Risk faktörleri

Abstract

Aim: To analyse the clinical characteristics of globe lacerations known as the main cause of visual loss due to ocular trauma and determine the risk factors. Material and method: This retrospective study included perforating eye injuries followed at the Ophthalmology Department of Selçuk University. The following parameters of cases are recorded from registrations of our clinic : age, sex, affected eye, activity at the time of injury, causative agent, localization of injury, the length of time from injury to the initial examination in our clinic, initial visual acuity, surgical procedure, best corrected visual acuity measured at the last visit. Result: Of the 215 cases with perforating eye injuries 168 (78.1%) were male and 47 (21.9%) were female. The most common activity at the time of injury was home and work activities in 51.6% of cases caused by cutting and perforating matters in the majority. Analysis of injury localization revealed cornea as the most common affected region in (110 cases 51.2%). The initial visual acuity was equal to or below 0.1 in 157 (77.3%) of cases. This number of cases decreased to 62 (31.5%) when the stabilised final visual acuity was determined. The surgical intervention was corneal or corneoscleral reparation in 149 (69.3%) cases, cataract surgery in addition to reparation in 52 (24.2%) cases, foreign body extraction in 5 (2.3%) cases and evisseration in 9 (4.2%) cases. Conclusion: Despite advances in technology, the high incidence of visual loss after perforating globe injuries pointed out the importance of preventive efforts. Increasing the knowledge of risk groups about eye injuries, taking the necessary preventive measures during risky activities would decrease perforating eye injuries.

Özet

Amaç: Göz travmaları içinde görme kaybına en çok neden olan göz küresi laserasyonlarının klinik özelliklerinin incelenmesi ve risk faktörlerinin saptanması. Gereç ve yöntem: Çalışmamız kapsamında Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda takibi yapılmış göz küresi laserasyonu olguları retrospektif olarak değerlendirildi. Kliniğimiz dosya kayıtlarından olguların yaş, cinsiyet, etkilenen göz, yaralanma esnasında yapılmakta olan aktivite, yaralanmadan sorumlu madde, yaralanma bölgesi, yaralanma sonrası kliniğimize başvurana kadar geçen süre, başlangıç görme keskinliği, yapılan cerrahi prosedür, izlem süresi sonundaki, düzeltilmiş en iyi görme keskinliği ile ilgili bilgiler incelendi. Bulgular: Delici göz yaralanmasına maruz kalan 215 olgunun 168'i (%78.1) erkek, 47'si (%21.9) kadındı. Yaralanma anında yapılmakta olan en sık aktivite iş ve ev faaliyetleri (%51.6), en sık sorumlu madde ise kesici ve delici maddelerdi (% 55.8). Yaralanmaların lokalizasyona göre dağılımı incelendiğinde en sık korneal (110 olgu, %51.2) yaralanma görüldüğü saptandı. Başlangıç görme keskinliği 157 (%77.3) olguda 0.1 ve altındaydı ancak tedavi sonrası stabilleşen görme keskinlikleri değerlendirildiğinde 62 (%31.5) olguya düşmekteydi. Cerrahi prosedür olarak 149 (%69.3) olguya korneal veya korneoskleral tamir, 52 (%24.2) olguya tamirin yanı sıra katarakt ekstraksiyonu, 5 (%2.3) olguya yabancı cisim çıkarılması, 9 (%4.2) olguya ise evisserasyon uygulanmıştır. Sonuç: Teknolojik yeniliklere rağmen göz küresi laserasyonları sonrası görme kaybı oranının oldukça yüksek olması bu kazaların önlenmesinin daha önemli olduğunu göstermektedir. Çalışmamızda saptanan risk gruplarının kazalar konusunda bilgilendirilmesi ve riskli aktiviteler esnasında koruyucu önlemlerin alınması göz küresi laserasyonlarının azalmasını sağlayabilir.

🔖

Cite This Article

KAMIŞ, Ü., PEKEL, H., ÖZTÜRK, T. B., AKYER, K. (2006). Evaluation of clinical characteristics of globe lacerations. Selçuk Tıp Dergisi, Cilt: 22 - Sayı: 2, 63–68. https://ajindex.com/articles/319180

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (16)

  1. Zilelioğlu O. Endüstri ve iş kazaları. Turaçlı E ed. VII. Ulusal Oftalmoloji Kursu Bült., Ankara, Öztek Matbaacılık, 1987; 95
  2. Punnonen E. Epidemiological and social aspects of per- forating eye injuries. Acta Ophthalmologica 1989;67: 492-8
  3. Tielsch JM, Parver LM, Shankar B. Time trends in the inci- dence of hospitalized ocular trauma. Arch Ophthalmol 1989; 107:519-23
  4. Schein OD, Hibberd PL, Shigleton BJ, Kunzweiler T, Frambach DA, Seddon JM, Fontan NL, Vinger PF. The spectrum and burden of ocular injury. Ophthalmology 1988;95:300-5
  5. Niiranen M. Perforating eye injuries: a comparative, epi¬ demiological, prognostic and socioeconomic study of patients treated in 1930-39 and 1950-59. Acta Ophthalmologica Supll 1978; 135:1-87
  6. Kargı ŞH, Hoşal B, Saygı S, Gürsel E. Göz Travmalarının epidemiyolojik değerlendirmesi. MN Oftalmoloji 1998;5:385-9
  7. Yıldırım C, Yaylalı V, Kıldacı B, Özden S. Açık göz yaralan- malarının epidemiyolojik özelliklerinin incelenmesi. MN Oftalmoloji 1998;5: 390-4
  8. Çeliker Ü, Çelebi S, Ataş M, Esmerligil S, Kükner Ş, Akyol N. Elazığ ve yöresinde göz küresi laserasyonları. MN Oftalmoloji 1996;3:86-9
  9. Klopfer J, Tielsch J, Vitale S, See I, Canner JK. Ocular trau- ma in the United States. Eye injuries resulting in hospital- ization, 1984 through 1987. Arch Ohthalmol 1992; 1 10:838-42
  10. Desai P, MacEwen CJ, Baines P, Minassia DC. Incidence of cases of ocular trauma admitted to hospital and inci- dence of blinding outcome. Br J Ophthalmol 1996;80:592-6
  11. Turgut S, Ovalı T, Öngör E, Azizi M. Çocuklarda perforan göz yaralanmalarının etiyolojisi. Özçetin H, Ertürk H, Avcı R. ed. TOD XXVI. Ulusal Kongre Bült. 1992, Bursa, Ön- MatAŞ, 1993:802-5
  12. Altuğ M, Kuğu S, Özgün C; Perente I, Öngör E. Arka seg- menti ilgilendiren göz küresi laserasyonlannın epidemi- yolojik ve sosyal özelliklerinin incelenmesi. T Oft Gaz 1996; 26: 100-6
  13. Canavan YM, O'Eleharty MJ, Archer DB. A 10 year survey of eye injuries in Northern Ireland 1967-1976. Br J Ophthalmol 1980; 64: 618-25
  14. Dürük K, Budak K, Turaçlı E, Işıkçelik Y, Çekiç O. Göz küre- si laserasyonlan (497 olgunun sonuçları). T Oft Gaz 1993; 23:229-33
  15. Esmaali B, EIner SG, Schork MA, Elner VM. Visual out- come and ocular survival after penetrating trauma. A clin- icopathologic study. Ophthalmology 1995; 102:393-400
  16. Yalçın M, Ertan O, Keskinbora K, Saylık M, Selimoglu K, Akdoğan M, Akmut T. Perforan glob travmalarında prog- nostik faktörler. Andaç K, Menteş J, Yağ