AI Summary & Key Takeaways
AI InsightHowever, survival outcomes did not significantly differ between EAOC and non-EAOC groups.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: The aim of this study is to investigate the clinicopathological characteristics and prognostic value of endometriosis in patients with ovarian cancer. Materials and Methods: A retrospective analysis was performed on 273 patients with ovarian carcinoma between January 2013 and December 2023. Patients were stratified into endometriosis-associated ovarian carcinoma (EAOC) and non-endometriosis-associated ovarian carcinoma (non-EAOC). Clinicopathological variables, including age, menopausal status, tumor size and volume, FIGO stage, histological subtype, serum tumor markers, and survival outcomes, were evaluated. Results: EAOC patients were significantly younger than non-EAOC patients (respectively 51 ± 11.4 years, 59 ± 11.2 years; p = 0.002). EAOC cases were more frequently diagnosed at FIGO stage I than non-EAOC cases (p = 0.001), whereas FIGO stage (III) disease was more prevalent in the non-EAOC group (p = 0.007). No significant differences were observed in CA-125 levels between groups. CA 19-9 levels were elevated in the EAOC group (p = 0.012). Recurrence rates and survival outcomes did not differ significantly between the groups. Conclusion: EAOC cases were diagnosed at a younger age and presented at an earlier FIGO stage and had elevated CA 19-9 levels. However, survival outcomes did not significantly differ between EAOC and non-EAOC groups.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, over kanseri olan hastalarda endometriozisin klinikopatolojik özelliklerini ve prognostik değerini araştırmaktır. Gereçler ve Yöntemler: Ocak 2013 ile Aralık 2023 tarihleri arasında over karsinomu tanısı alan 273 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Hastalar, endometriozisle ilişkili over karsinomu (EAOC) ve endometriozisle ilişkili olmayan over karsinomu (non-EAOC) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Yaş, menopoz durumu, tümör boyutu ve hacmi, FIGO evresi, histolojik alt tip, serum tümör belirteçleri ve sağkalım sonuçları gibi klinikopatolojik değişkenler değerlendirildi. Bulgular: EAOC hastaları, non-EAOC hastalarına göre anlamlı düzeyde daha gençti (sırasıyla 51 ± 11,4 yıl, 59 ± 11,2 yıl; p = 0,002). EAOC grubunda FIGO evre I’de tanı alma oranı daha yüksekti (p = 0,001), buna karşılık non-EAOC grubunda evre III hastalık daha yaygındı (p = 0,007). Gruplar arasında CA-125 düzeylerinde anlamlı fark saptanmazken, CA 19-9 düzeyleri EAOC grubunda daha yüksekti (p = 0,012). Nüks oranları ve sağkalım sonuçları gruplar arasında anlamlı fark göstermedi. Sonuç: EAOC hastaları daha genç yaşta ve daha erken FIGO evresinde tanı almakta ve CA 19-9 düzeyleri daha yüksek bulunmaktaydı. Ancak, EAOC ve non-EAOC grupları arasında sağkalım sonuçları açısından anlamlı fark gözlenmedi.