AI Summary & Key Takeaways
AI InsightAdopting a multidisciplinary assessment approach is essential for accurate diagnosis and effective treatment planning.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Night Eating Syndrome (NES) and Sleep-Related Eating Disorder (SRED) involve eating behaviors that emerge during similar time periods; however, they are classified as two distinct clinical entities in different diagnostic systems. While NES is categorized as an eating disorder in the Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition (DSM-5), SRED is considered a sleep disorder in the International Classification of Sleep Disorders, Third Edition (ICSD-3). This review provides a comparative analysis of the diagnostic criteria, epidemiological features, pathophysiology, and treatment approaches of both conditions. Despite their classification differences, both disorders exhibit overlapping clinical characteristics, such as reduced sleep duration, poor sleep quality, obesity, and psychiatric comorbidities associated with nighttime eating behaviors. However, the two conditions diverge in terms of diagnostic systems, level of consciousness during episodes, memory recall, type of food consumed, and motivational factors underlying the eating behavior. These symptomatic similarities may lead to diagnostic challenges in clinical practice. Addressing this complexity requires careful consideration of differential diagnostic criteria. Adopting a multidisciplinary assessment approach is essential for accurate diagnosis and effective treatment planning.
Özet
Gece yeme sendromu (GYS) ve uyku ile ilişkili yeme bozukluğu (UİYB), benzer zaman dilimlerinde ortaya çıkan yeme davranışlarını içermekle birlikte, farklı tanı sistemlerinde yer alan iki ayrı klinik tablodur. GYS, Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı 5’te (DSM-5) bir yeme bozukluğu olarak sınıflandırılırken; UİYB, Uluslararası Uyku Bozuklukları Sınıflandırmasında (ICSD-3) bir uyku bozukluğu olarak değerlendirilmektedir. Bu derlemede, her iki klinik tablonun tanı ölçütleri, epidemiyolojik özellikleri, patofizyolojisi ve tedavi yaklaşımları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Her iki bozukluk da uyku süresinin kısalması, uyku kalitesinin düşmesi, obezite ve psikiyatrik eş tanılarla birlikte seyreden gece yeme davranışlarıyla benzer klinik özellikler göstermektedir. Ancak bu klinik benzerliğe rağmen, tanı sistemleri, bireyin bilinç durumu, epizodları hatırlama düzeyi, tüketilen besin türü ve yeme davranışının motivasyonel temelleri gibi ölçütler açısından ayrışmaktadır. Klinik pratikte, bu semptomatik benzerlikler tanısal karmaşıklıklara neden olabilmektedir. Bu karmaşıklığın giderilmesi için ayırıcı tanı kriterlerinin dikkatle değerlendirilmesi gereklidir. Multidisipliner bir değerlendirme yaklaşımının benimsenmesi hem doğru tanı hem de etkili tedavi planlaması için kritik öneme sahiptir.