AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicated a low-level, negative, and statistically significant relationship between perceived family health and social media addiction.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of this study was to examine the relationship between perceived family health and social media addiction among university students and to determine whether social media addiction levels differed according to selected sociodemographic variables. The study was conducted using a quantitative correlational survey design. The sample consisted of 205 university students studying in Türkiye. Data were collected online using the Sociodemographic Information Form, the Social Media Addiction Scale, and the Family Health Scale-Short Form. Frequency, percentage, mean, standard deviation, Cronbach’s alpha reliability analysis, Pearson correlation analysis, simple linear regression analysis, independent samples t-test, and one-way analysis of variance were used in data analysis. Tukey HSD post-hoc test was applied in cases where significant differences were found. The findings indicated a low-level, negative, and statistically significant relationship between perceived family health and social media addiction. In addition, perceived family health negatively and significantly predicted social media addiction. Social media addiction scores differed significantly according to gender and daily social media use duration; female students had higher social media addiction scores than male students. No significant difference was found according to age and number of siblings. The findings suggest that social media addiction among university students should be evaluated not only in terms of individual usage habits but also in relation to perceived family health and family-related variables.
Özet
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde algılanan aile sağlığı ile sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi ve sosyal medya bağımlılığı düzeylerinin bazı sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Türkiye genelinde öğrenim gören 205 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği ve Sağlıklı Aile Ölçeği-Kısa Form aracılığıyla çevrim içi olarak toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Cronbach alfa güvenirlik analizi, Pearson korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon analizi, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Anlamlı farklılık bulunan durumlarda Tukey HSD post-hoc testi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre algılanan aile sağlığı ile sosyal medya bağımlılığı arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca algılanan aile sağlığının sosyal medya bağımlılığını negatif yönde ve anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Sosyal medya bağımlılığı puanlarının cinsiyet ve günlük sosyal medya kullanım süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği; kadın öğrencilerin sosyal medya bağımlılığı puanlarının erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş ve kardeş sayısına göre ise sosyal medya bağımlılığı puanlarında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bulgular, üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığının yalnızca bireysel kullanım alışkanlıklarıyla değil, aile sağlığı algısı ve ailesel değişkenlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.