AI Summary & Key Takeaways
AI InsightStrengthening undergraduate and continuing professional education may support the effective use of TDM in clinical pharmacy practice.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aimed to evaluate the knowledge, attitudes, and practices of hospital pharmacists regarding therapeutic drug monitoring (TDM) in Adana, Türkiye. This cross-sectional descriptive study was conducted using a structured questionnaire developed based on the literature. A total of 84 hospital pharmacists working in public hospitals participated in the study. Data on demographic characteristics, attitudes toward TDM, previous practice experience, and knowledge level were collected. Descriptive statistics, Pearson’s chi-square test, and Fisher’s exact test were used for data analysis. Although 97.6% of participants stated that TDM is necessary for treatment effectiveness and safety, only 11.9% reported previous TDM practice. The most commonly reported barriers were insufficient hospital or laboratory resources (50.0%) and lack of knowledge (36.5%). Vancomycin was the most frequently monitored drug. Correct response rates for knowledge questions related to vancomycin were low, including pharmacokinetic/pharmacodynamic target index (28.6%), target trough concentration (7.1%), and sampling time (7.1%). The correct response rate for the phenytoin-related question was 19.0% and was significantly higher among pharmacists with previous TDM experience (p<0.05). Hospital pharmacists showed high awareness of the importance of TDM; however, practical experience and knowledge levels were limited. Educational gaps and infrastructure limitations appear to be the main barriers to implementation. Strengthening undergraduate and continuing professional education may support the effective use of TDM in clinical pharmacy practice.
Özet
Bu çalışma, Adana ilinde görev yapan hastane eczacılarının terapötik ilaç izlemine (Tİİ) yönelik bilgi, tutum ve uygulamalarını değerlendirmeyi amaçlamıştır. Literatüre dayalı olarak geliştirilen yapılandırılmış anket formu kullanılarak kesitsel ve tanımlayıcı bir araştırma yürütülmüştür. Çalışmaya kamu hastanelerinde görev yapan toplam 84 hastane eczacısı dahil edilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri, Tİİ’ye yönelik yaklaşımları, önceki uygulama deneyimleri ve bilgi düzeyleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson ki-kare testi ve Fisher exact testi kullanılmıştır. Katılımcıların %97,6’sı Tİİ’nin tedavi etkinliği ve güvenliği açısından gerekli olduğunu belirtirken, yalnızca %11,9’u daha önce Tİİ uyguladığını bildirmiştir. Tİİ uygulanmamasının en sık nedenleri hastane veya laboratuvar kaynaklarının yetersizliği (%50,0) ve bilgi eksikliği (%36,5) olarak saptanmıştır. En sık izlenen ilaç vankomisin olmuştur. Vankomisin ile ilişkili bilgi sorularında doğru yanıt oranları düşük bulunmuştur. Bunlar arasında farmakokinetik/farmakodinamik hedef indeks (%28,6), hedef vadi düzeyi (%7,1) ve örneklem zamanı (%7,1) yer almaktadır. Fenitoin ile ilgili soruda doğru yanıt oranı %19,0 olup, daha önce Tİİ uygulayanlarda anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Hastane eczacılarında Tİİ’nin önemine yönelik farkındalık yüksek olmakla birlikte, uygulama deneyimi ve bilgi düzeyi sınırlıdır. Lisans ve meslek içi eğitimlerin güçlendirilmesi, Tİİ’nin klinik uygulamalarda etkin kullanımını destekleyebilir.