AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this review, it is aimed to address atherosclerosis from the perspective of TMAO and to highlight studies examining the relationship between TMAO and atherosclerosis.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Cardiovascular diseases account for a significant proportion of deaths worldwide. The common pathological feature underlying these diseases is atherosclerosis, which is characterized as an inflammatory condition driven by endothelial cell activation and dysfunction in its early stages. While the effects of the microbiota and its metabolites on various systems are being actively investigated, their impact on the cardiovascular system has attracted particular attention. Some of the most compelling data on the role of the intestinal microbiota in cardiovascular diseases have emerged from the identification of novel metabolites and pathways associated with cardiovascular risk, as well as metabolic analyses of plasma samples. However, the role of the microbiota in these diseases is still not fully understood. Through the digestion of certain foods, such as animal proteins, gut microbiota generate metabolites that can contribute to the development of several major diseases. TMAO is one such metabolite and has recently received considerable attention, as it may act as both a risk factor and a link between the gut microbiota and various diseases, including cardiovascular conditions. Recent evidence also suggests that TMAO may promote cardiovascular pathology through the activation of endoplasmic reticulum (ER) stress signaling pathways. ER stress, which occurs when protein folding homeostasis in the endoplasmic reticulum is disrupted, has been associated with endothelial dysfunction, inflammation, and apoptosis, processes that contribute to the development and progression of atherosclerosis. In this review, it is aimed to address atherosclerosis from the perspective of TMAO and to highlight studies examining the relationship between TMAO and atherosclerosis.
Özet
Kardiyovasküler hastalıklar (KVH), dünya genelinde ölümlerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu hastalıkların altında yatan ortak patolojik özellik, erken evrelerinde endotel hücre aktivasyonu ve disfonksiyonu tarafından yönlendirilen inflamatuar bir durum olarak tanımlanan aterosklerozdur. Mikrobiyota ve metabolitlerinin çeşitli sistemler üzerindeki etkileri aktif olarak araştırılırken, bunların kardiyovasküler sistem üzerindeki etkisi özellikle dikkat çekmiştir. Bağırsak mikrobiyotasının kardiyovasküler hastalıklardaki rolüne ilişkin en ikna edici verilerden bazıları, kardiyovasküler riskle ilişkili yeni metabolitlerin ve yolların tanımlanmasının yanı sıra plazma örneklerinin metabolik analizlerinden ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, mikrobiyotanın bu hastalıklardaki rolü hala tam olarak anlaşılamamıştır. Hayvansal proteinler gibi bazı gıdaların sindirimi yoluyla, yaygın bağırsak bakterileri (bağırsak mikrobiyotası), çeşitli önemli hastalıkların gelişimine katkıda bulunabilecek metabolitler üretmektedir. TMAO, bu metabolitlerden biri olup son zamanlarda hem risk faktörü niteliği taşıması hem de bağırsak mikrobiyotası ile kardiyovasküler durumlar da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklar arasında bir bağlantı görevi görebileceği için önemli ölçüde ilgi görmüştür. Son kanıtlar ayrıca Trimetilamin N-Oksit (TMAO)'in endoplazmik retikulum (ER) stres sinyal yollarının aktivasyonu yoluyla kardiyovasküler patolojiyi destekleyebileceğini de göstermektedir. Endoplazmik retikulumda protein katlanma homeostazının bozulmasıyla ortaya çıkan ER stresi, endotel disfonksiyonu, inflamasyon ve apoptoz ile ilişkilendirilmiştir ve bu süreçlerin aterosklerozun gelişmesine ve ilerlemesine katkıda bulunduğu belirtilmiştir. Bu derlemede, TMAO perspektifinden aterosklerozun ele alınması ve TMAO ile ateroskleroz arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaların vurgulanması amaçlanmıştır.