AI Summary & Key Takeaways
AI InsightRoutine HL screening in primary care, plain-language communication standards, and the wider dissemination of structured institutional care practices inspired by the Darülaceze model are recommended as evidence-based policy priorities.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background: With a population of adults aged 65 years and over exceeding 1.2 million, Istanbul remains a primary focus of geriatric research due to both its demographic weight and the health system pressures generated by rapid urban transformation. Despite this, the relationships among health literacy (HL), perceived healthcare access, and health-related quality of life (HRQoL) in this population have not been adequately examined. This study aimed to determine HL levels among older adults residing in diverse living environments in Istanbul, to characterise their associations with the age-specific subscales of the WHOQOL-OLD-TR module, and to test HL's independent contribution to HRQoL. Methods: A quantitative, observational, cross-sectional study was conducted between June and December 2025 among 421 older adults living under varying residential arrangements in Istanbul (community-dwelling independently, with family, or under institutional care). Data were collected via Computer-Assisted Personal Interviewing (CAPI). Health literacy was assessed using the Turkish Health Literacy Scale-32 (TSOY-32), quality of life was measured with the WHOQOL-OLD-TR module, and a researcher-developed perceived healthcare access questionnaire was additionally administered. Descriptive statistics, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Pearson correlation, and multiple linear regression analyses were performed using IBM SPSS Statistics (version 26.0). Results: Among participants, 46.1% had inadequate and 42.2% had limited HL, yielding a combined deficit rate of 88.3%. The mean TSOY-32 score was 24.99 ± 8.78, corresponding to the upper boundary of the "inadequate" HL category (0–25). The mean HRQoL score was 48.58 ± 13.41, with the Sensory Abilities domain recording the lowest subscale score (44.11 ± 16.13). A statistically significant association was found between HL category and total WHOQOL-OLD-TR score (H = 55.96, p < 0.001, η² = 0.285). A moderate positive correlation was identified between HL and HRQoL (Pearson r = 0.469, p < 0.001). In the multiple regression model, HL emerged as the strongest independent predictor of HRQoL (β = 0.458, R² = 0.222, F(6, 414) = 23.84, p < 0.001). Domain-level patterns showed marked variation: The Autonomy subscale exhibited a strong dose-response relationship (η² = 0.240, r_s = 0.37), whereas the Sensory Abilities and Intimacy subscales demonstrated smaller effect sizes consistent with a threshold-type relationship (η² ≈ 0.05). General satisfaction with healthcare access remained above 80%; however, digital health platform utilisation was notably low (21.4%). Residents of Darülaceze — a structured long-term care institution — scored significantly higher on HL than older adults in other care settings (31.47 ± 7.89 vs. 22.16 ± 7.31; p < 0.001), a difference that cannot be attributed to socioeconomic selection bias. Conclusion: Health literacy is the principal modifiable determinant of HRQoL among older adults in Istanbul, independent of educational attainment, age, and chronic disease burden. Domain-level asymmetries highlight the limitations of uniform intervention approaches; in particular, the strong dose-response relationship observed for the Autonomy subscale suggests that HL-enhancing interventions may yield measurable gains in independent decision-making capacity. Routine HL screening in primary care, plain-language communication standards, and the wider dissemination of structured institutional care practices inspired by the Darülaceze model are recommended as evidence-based policy priorities.
Özet
Arka Plan: Türkiye'nin en kalabalık şehirlerin başında gelen İstanbul'da yaşayan 65 yaş ve üzeri nüfus 1,2 milyonu geçmiş durumdadır. Bu nüfus büyüklüğüne karşın, bu kitle için sağlık okuryazarlığı (SOY), algılanan sağlık hizmetlerine erişim ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi (SIYK) arasındaki etkileşim düzeyi yeterince incelenmemiştir. Bu çalışma ile İstanbul'da yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerde sağlık okuryazarlığı (SOY) düzeylerinin, yaşam kalitesinin (YK) yaşlılığa özgü alt boyutları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu çalışma için Haziran–Aralık 2025 tarihleri arasında nicel, gözlemsel, kesitsel bir araştırma yürütülmüştür. İstanbul ilinde farklı barınma koşullarında yaşayan (yalnız, ailesiyle yaşayan, kurumda kalan) 421 yaşlı bireyle “Bilgisayar Destekli Yüz Yüze Görüşme (BDYG)” yöntemiyle görüşme yapılmıştır. Sağlık okuryazarlığı Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (TSOY-32) ile, yaşam kalitesi WHOQOL-OLD-TR modülü ve algılanan sağlık hizmeti erişimi anketi uygulanmış; SPSS ile tanımlayıcı istatistikler, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %47,7'si yetersiz, %40,6'sı sınırlı düzeyde SOY'a sahiptir (toplam %88,3). Ortalama TSOY-32 puanı 24,99 ± 8,78 olarak ölçülmüş olup katılımcılar "sınırlı" SOY eşiğinin altında kalmıştır. Ortalama WHOQOL-OLD-TR puanı 48,58 ± 13,41 olarak tespit edilmiş; en düşük alan puanı “Duyusal Yetkinlikler”e ait olmuştur. WHOQOL-OLD-TR toplam puanı tüm alt boyutlar için SOY kategorisiyle anlamlı biçimde ilişkili bulunmuştur (H=55,955, p<0,001, η²=0,285). SOY ile WHOQOL-OLD-TR arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon saptanmıştır (r = 0,469, p < 0,001). Çoklu regresyon analizinde SOY, yaşam kalitesinin en güçlü bağımsız yordayıcısı olarak belirlenmiştir (β = 0,458, R² = 0,222, p < 0,001). Alt boyutlara özgü örüntüler gözlemlendi: Özerklik boyutunda güçlü doz-yanıt ilişkisi (η²=0,240, rs=0,555); Duyusal İşlevler ve Yakınlık boyutlarında ise küçük etki büyüklüğü ile eşik örüntüsü (η²≈0,05) gözlemlendi. Genel sağlık hizmetlerine erişim memnuniyeti yüksek (>%80) olmakla birlikte dijital sağlık platformlarından yararlanma oranı belirgin biçimde düşük kalmıştır (%21,4). Yapılandırılmış uzun süreli bakım kurumu olan Darülaceze sakinleri, diğer bakım ortamlarındaki yaşlılara kıyasla anlamlı derecede yüksek SOY puanları sergilemiştir. Sonuç: Sağlık okuryazarlığı, yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin - özellikle özerklik ve sosyal katılım boyutlarının - anlamlı ve bağımsız bir belirleyicisidir. Düşük SOY, İstanbul'daki yaşlı yetişkinlerin yaşam kalitesini belirleyen birincil ve değiştirilebilir etkendir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde rutin SOY taraması, açık dilli iletişim standartları ve Darülaceze deneyiminden ilham alan kurumsal bakım modelleri, kanıta dayalı politika öncelikleri olarak önerilmektedir