AI Summary & Key Takeaways
AI InsightHowever, in the long term, increasing regional polarization, security risks, and the deepening of great power competition may call into question the sustainability of this role.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study analyses Azerbaijan’s role during the Iran–Israel war within the context of developments that took place in 2026. Positioned delicately among regional powers during the conflict, Azerbaijan pursued a multidimensional and flexible foreign policy that went beyond classical balance-of-power strategies. Throughout the crisis, Azerbaijan emerged not only as an actor maintaining diplomatic equilibrium, but also as a critical “connective node” facilitating humanitarian assistance, air logistics, and evacuation operations. In this regard, activities such as the safe evacuation of foreign nationals, the provision of logistical transit routes, and the delivery of humanitarian aid contributed to Baku’s prominence as a stabilizing actor in the region. Within this framework, the study demonstrates that Azerbaijan’s soft balancing strategy is not limited to diplomatic manoeuvring alone but is also shaped through its humanitarian and logistical capacities. The central research question of this study is how Azerbaijan has positioned itself strategically in this turbulent regional environment and how this positioning can be explained within the framework of soft balancing. The findings suggest that, in the short term, the war has reinforced Azerbaijan’s role as a soft balancer and elevated the country as a functional facilitating actor. However, in the long term, increasing regional polarization, security risks, and the deepening of great power competition may call into question the sustainability of this role.
Özet
Bu çalışma 2026 yılında gerçekleşen olaylar ekseninde Azerbaycan’ın İran-İsrail savaşı sürecindeki rolünü analiz etmektedir. Bahsi geçen savaş sırasında bölgesel güçler arasında hassas bir konumda bulunan Azerbaycan, klasik güç dengesi politikalarının ötesine geçerek çok boyutlu ve esnek bir dış politika izlemiştir. Özellikle kriz sürecinde Azerbaycan’ın yalnızca diplomatik denge gözeten bir aktör değil aynı zamanda insani yardım, hava lojistiği ve tahliye operasyonlarını kolaylaştıran bir “köprü” rolü üstlendiği görülmüştür. Bu kapsamda farklı ülke vatandaşlarının güvenli şekilde tahliye edilmesi lojistik geçişlerin sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması gibi faaliyetler Bakü’nün bölgesel istikrarı destekleyici bir aktör olarak öne çıkmasına katkı sağlamıştır. Bu çerçevede Azerbaycan’ın yumuşak dengeleme stratejisinin yalnızca diplomatik denge politikalarıyla sınırlı olmadığı aynı zamanda insani ve lojistik kapasite üzerinden de şekillendiği ortaya konulmaktadır. Araştırmanın temel sorusu, Azerbaycan’ın bu türbülanslı bölgesel ortamda nasıl bir stratejik konumlanma sergilediği ve bu konumlanmanın yumuşak dengeleme çerçevesinde nasıl açıklanabileceğidir. Çalışmanın bulguları söz konusu savaşın kısa vadede Azerbaycan’ın yumuşak dengeleyici rolünü güçlendirdiğini ve ülkeyi işlevsel bir kolaylaştırıcı aktör olarak öne çıkardığını göstermektedir. Ancak uzun vadede artan bölgesel kutuplaşma, güvenlik riskleri ve büyük güç rekabetinin derinleşmesi nedeniyle bu rolün sürdürülebilirliğinin sorgulanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.