AI Summary & Key Takeaways
AI InsightDetailed study of the villa type and the mosaics will be presented separately.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This article presents a first assessment of recent excavations at Adramytteion (Ören), where an atrium-centered Roman residential complex and an adjacent multi-phase complex were uncovered. The Roman complex is organized around a central atrium, with mosaic-paved reception rooms and service and water-related spaces connected within the same plan. Pipes, channels, drains, and floor treatments show that water management was an important part of the building. Stratigraphic evidence suggests at least two main phases: an earlier phase in which the atrium functioned as an open or semi-open court, and a later phase in which parts of the complex were repaired and reorganized after a destruction event. The adjacent complex preserves a longer sequence, from Hellenistic foundations to Roman modifications and a late phase marked by storage and workshop activity, including pithos installations. These remains can be compared with other elite domestic complexes in western Asia Minor, especially in the combination of central court planning, reception spaces, and water-related installations. Focusing on plan, function, and architectural change, this article offers a preliminary framework for future work. Detailed study of the villa type and the mosaics will be presented separately.
Özet
Bu makale, Adramytteion’da (Ören) yakın dönem kazılarıyla ortaya çıkarılan çok evreli bir konut alanına ilişkin ilk değerlendirmeyi sunmaktadır. İnceleme alanında, atrium merkezli bir Roma dönemi konut kompleksi ile ona bitişik, uzun süreli yeniden kullanım izleri taşıyan çok evreli bir mekânsal çekirdek birlikte değerlendirilmiştir. Roma dönemi konutunda atrium, mekânları organize eden ana unsur olarak okunmakta; çevresinde mozaik tabanlı temsil mekânları ile servis ve ıslak kullanıma yönelik teknik birimler bütüncül bir plan kurgusu oluşturmaktadır. Stratigrafik veriler, atriumun erken evrede su yönetimiyle ilişkili açık/yarı açık bir alan olarak tasarlandığını, sonraki evrede ise yeniden düzenlenerek kısmen iç mekân niteliği kazandığını göstermektedir. Bitişik çekirdekte Hellenistik temellerden Roma dönemi teknik dönüşümlerine ve geç dönem depolama/işlik kullanımına uzanan bir süreklilik izlenmektedir. Çalışma, plan okunabilirliği, mekânsal işlev dağılımı ve mimari dönüşüm süreçlerine odaklanmakta; mimari tipoloji ile mozaik ikonografisine ilişkin ayrıntılı çözümlemeler ileri yayınlara bırakılmaktadır.