AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis study comparatively examines the belonging issues and conflicts experienced by these youths, analyzing Armanuş’s efforts to construct identity through “remembering” and Asya’s through “forgetting”.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Literature is an art form capable of engaging with all demographic layers of society, with youth representing a significant group. The period of youth, encompassing ages 12-25, marks the onset of identity quests characterized by various vacillations and familial-societal conflicts. The struggles experienced by youth during this formative quest, as well as their expectations and emotions, are similarly reflected in humanistic literature. One such text is Elif Şafak’s novel Baba ve Piç (The Bastard of Istanbul) (2006). The novel focuses on the independent identity quests of two young women from different cultures, the Armenian-American Armanuş (Amy) Çakmakçıyan and the Turkish Asya Kazancı, who seek to escape the sense of limbo resulting from their familial and cultural tribulations. This study comparatively examines the belonging issues and conflicts experienced by these youths, analyzing Armanuş’s efforts to construct identity through “remembering” and Asya’s through “forgetting”.
Özet
Edebiyat, toplumun bütün demografik katmanlarıyla ilişki kurabilen bir sanat dalıdır. Bu anlamda edebî metinlerin hitap ettiği önemli toplumsal gruplardan biri de gençlerdir. 12-25 yaş aralığını kapsayan gençlik çağı, bireylerin kimlik arayışlarının başladığı ve bu süreçte çeşitli bocalamalar ile ailevi ve toplumsal çatışmalar yaşadıkları bir dönemdir. Gençlerin bu arayış evresinde yaşadığı sorunlar, onların beklentileri ve duyguları, insanı merkeze alan edebiyat eserlerinde de görülmektedir. Bu metinlerden biri, Elif Şafak tarafından 2006 yılında yayımlanan Baba ve Piç romanıdır. Roman; farklı millet ve kültürden iki genç kız olan Ermeni Armanuş (Amy) Çakmakçıyan ile Türk Asya Kazancı’nın yaşadıkları ailevi ve kültürel sorunlar sonucunda içinde bulundukları arafta kalma duygusunu ve bundan kurtulma niyetiyle bağımsız birer kimlik arayışını merkeze alır. Bu çalışmada, romandaki gençlerin yaşadıkları aidiyet sorunları ve çatışmalar aktarılarak Armanuş’un “hatırlama”, Asya’nın ise “unutma” kavramları üzerinden kimliklerini tesis etme çabaları karşılaştırmalı olarak incelenecektir.