Journals / EKEV Akademi Dergisi / 2015 / Sayı: 61

TENKİT TERİMİ OLARAK HÂTIBU LEYL

Pages
337–364
DOI
—
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Hicrî üçüncü asırdan itibaren cerh lafzı olarak lügat anlamına benzer bir manada kullanılmaya başlanan “hammâletü’l-hatab” deyimi de muhaddisler tarafından “hâtıbu leyl” ifadesine benzer bir anlamda zayıf râvîler hakkında kullanılmıştır.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:“Hâtıbu leyl” tabiri hicrî ikinci asırdan itibaren muhaddisler tarafından dilcilerin kullanımına benzer bir anlamda, doğru yanlış demeden her önüne gelen rivâyeti alan râviler hakkında, cerh lafzı olarak kullanılmıştır.
📊
Key Findings & Data:Ayrıca bu tabir, ilgili yüzyılın ilk yarısında nadiren de olsa sadece sika râvilerden hadis rivâyet etmeyen hadis imâmları hakkında da kullanılmıştır.Tespitimize göre bu ifadeyi ilk defa kullanan muhaddis Şa’bî’dir (ö.104/722).
💡
Conclusion & Impact:Hicrî üçüncü asırdan itibaren cerh lafzı olarak lügat anlamına benzer bir manada kullanılmaya başlanan “hammâletü’l-hatab” deyimi de muhaddisler tarafından “hâtıbu leyl” ifadesine benzer bir anlamda zayıf râvîler hakkında kullanılmıştır.
🔬Design:Research Article
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Hâtıbu Leyl · Hammâletü’l-Hatab · Cerh Lafzı

Özet

“Hâtıbu leyl” tabiri hicrî ikinci asırdan itibaren muhaddisler tarafından dilcilerin kullanımına benzer bir anlamda, doğru yanlış demeden her önüne gelen rivâyeti alan râviler hakkında, cerh lafzı olarak kullanılmıştır. Ayrıca bu tabir, ilgili yüzyılın ilk yarısında nadiren de olsa sadece sika râvilerden hadis rivâyet etmeyen hadis imâmları hakkında da kullanılmıştır.Tespitimize göre bu ifadeyi ilk defa kullanan muhaddis Şa’bî’dir (ö.104/722). Şa’bî bu lafzı, Katâde b. Diâme el-Basrî (ö.118/736) hakkında kullanmıştır. Yine aynı asırda bu tabiri Saîd b. Abdülazîz ed-Dımaşkî (ö.167 veya 168/784 veya 785), İmâm Mâlik (ö.179/795) ve daha sonraki dönemde Dârekutnî (ö.385/995) râvileri cerh etmek için kullanmışlardır. Ayrıca Süleymân b. Musâ ed-Dımaşkî (ö.115 veya 119/733 veya 737), Abdülkerîm b. Mâlik el-Cezerî (ö.127/745), İmâm Mâlik, İmâm Şâfiî (ö.204/819) gibi muhaddisler bu tabiri ilim talebeleri özelinde hadis ıstılahından daha çok lügat anlamında, genel mâhiyetli bir söz olarak kullanmışlardır. Hicrî üçüncü asırdan itibaren cerh lafzı olarak lügat anlamına benzer bir manada kullanılmaya başlanan “hammâletü’l-hatab” deyimi de muhaddisler tarafından “hâtıbu leyl” ifadesine benzer bir anlamda zayıf râvîler hakkında kullanılmıştır.

🔖

Cite This Article

SARI, N. (2015). TENKİT TERİMİ OLARAK HÂTIBU LEYL. EKEV Akademi Dergisi, Sayı: 61, 337–364. https://ajindex.com/articles/154132

References (4)

  1. Abdurrahmân b. İbrâhîm el-Humeysî, Mu’cemu ‘ulûmi’l-hadîsi’n-nebevî, Cidde: Dâru’l- Endelüs el-Hadrâ’, 1421/2000. Abdurrahmân b. Yahyâ el-Mu‘allimî, et-Tenkîl bi mâ fî te’nîbi’l-Kevserî mine’l-ebâtîl, nşr. Muhammed Nâsıruddîn el-Elbânî, I-II, Riyâd: Mektebetü’l-Me‘ârif, 1386/1406. Abdülazîz b. Muhammed b. İbrâhîm el-Abdullatîf, Zavâbıtu’l-cerh ve’t-ta’dîl, Medine: el-Câmiatü’l-İslâmiyye, 1412/1991.
  2. Ahmed b. Hanbel, Ebû Abdillah Ahmed b. Muhammed eş-Şeybânî, el-ʻİlel ve ma’rifetü’rricâl, nşr. Vasıyyullah b. Muhammed Abbâs, I-III, Riyâd: Dâru’l-Hânî, 1422/2001. Âşıkkutlu, Emin, “Cerh ve Taʻdîl”, DİA, İstanbul 1993, VII, 394-401. ––––––– Hadiste Ricâl Tenkîdi Cerh ve Ta’dîl İlmi, İstanbul: İFAV, 1997. Avvâd Hüseyin Halef, Rivâyâtü’l-müdellisîn fî Sahîhi Müslim, Beyrut: Dâru’l-Beşâiri’lİslâmiyye, 1421/2000.
  3. Aydınlı, Abdullah, Hadis Istılahları Sözlüğü, İstanbul: Hadisevi, 2006. Begavî, Ebü’l-Kâsım Abdullah b. Muhammed el-Begavî, el-Ca‘diyyât (Müsnedü’bni’l- Ca‘d), nşr. Âmir Ahmed Haydar, Beyrut: Müessesetü Nâdir, 1410/1990. Beyhakî, Ebû Bekr Ahmed b. el-Hüseyn, el-Medhal ile’s-Süneni’l-kübrâ, nşr. Muhammed Ziyâurrahmân el-‘A’zamî, Kuveyt: Dâru’l-Hulefâ’ li’l-Kitâbi’l-İslâmî, tsz. ––––––– Menâkıbu’ş-Şâfi‘î, nşr. es-Seyyid Ahmed Sakr, I-II, Kâhire: Mektebetü Dâri’t- Türâs, 1390/1970. Buhârî, Ebû Abdillah Muhammed b. İsmâil, et-Târîhu’l-kebîr, nşr. Abdurrahmân el-Muallimî el-Yemânî, I-IX, Hindistan: Dâru’l-Meârifi’l-Osmâniyye, 1362-1380/1943- 1960.
  4. Cerrahoğlu, İsmail, “İbn Cüreyc”, DİA, İstanbul 1999, XIX, 404-406. Cevherî, Ebû Nasr İsmâîl b. Hammâd el-Cevherî, es-Sıhâh tâcü’l-luga ve sıhâhi’l-Arabiyye, nşr. Emyel Bedî’ Ya’kûb ve Muhammed Nebîl Turayfî, I-VII, Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-‘İlmiyye, 1420/1999. Dârekutnî, Ebu’l-Hasen Alî b. Ömer ed-Dârekutnî, es-Sünen, nşr. Mecdî b. Mansûr b. Seyyid eş-Şûrî, I-IV, Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-‘İlmiyye, 1417/1996. Ebû Bekr el-Berkânî, Ebû Bekr Ahmed b. Muhammed el-Berkanî, Suâlâtü Ebî Bekr el- Berkânî li’d-Dârekutnî, nşr. Abdürrahîm Muhammed Ahmed el-Kaşkarî, Lahor (Pakistan): Kütübhâne Cemîlî, 1404/1984. Ebû Nu‘aym, Ahmed b. Abdullah el-Isfahânî, Hilyetü’l-evliyâ ve tabakâtü’l-asfıyâ’, nşr. Mustafa Abdülkâdir Atâ’, I-XII, Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-‘İlmiyye, 1423/2002. Ebû Ya’lâ el-Kazvînî, Ebû Ya’lâ el-Halîl b. Abdullah el-Kazvînî, el-İrşâd fî ma’rifeti ‘ulemâi’l-hadîs, nşr. Muhammed Saîd b. Amr İdrîs, Riyâd: Mektebetü’r-Rüşd, 1409/1989. Ebû Zür‘a ed-Dımaşkî, Abdurrahmân b. Amr ed-Dımaşkî, Târîhu Ebî Zür‘a, nşr. Şükrüllah b. N